İşyerinde ağır ve zorlayıcı çalışma koşulları sebebiyle meslek hastalığına yakalanan işçinin maddi ve manevi tazminat talebinin Yargıtay önüne taşınan temyiz incelemesi.
Özet: Yıllarca ağır işlerde çalışan bir işçinin, çalışma koşulları nedeniyle kollarında ve ellerinde ileri derecede sinir ve güç kaybı yaşayarak meslek hastalığına yakalanması sonucu, işveren konumundaki bakanlığa karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tespit edilen maluliyet oranı dikkate alınarak, ilk derece mahkemesince yüksek miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş, davalı bakanlığın istinaf başvurusu ise esastan reddedilerek karar onanmıştır.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1347 E., 2024/1906 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. İş MahkemesiSAYISI : 2022/205 E., 2024/69 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının, 15.12.1992 tarihinde davalı Bakanlığın işveren olduğu ... Tersanesi Komutanlığında işe başladığını, işyerinde ... Sendikası ile akdolunmuş ... bulunduğunu, davacının işe girdiği tarih itibariyle ... Fabrikasında işe başladığını, daha sonra davacının ... Fabrikasında görevlendirildiğini, bu fabrikada ise ağır makineler ile beden gücü ile demir taşlama, kaynak puntalama, oksijenli kesim, kaynak çapak temizliği ile sıfırlama ve balyozla manivela işleriyle çalıştırıldığını, daha sonra ... Fabrikasında görevlendirildiğini, en sonunda da işyeri yemekhanesinde yemek dağıtım, ağır yemek kazanlarının taşınması damacanalarla su taşınması ve yemek dağıtımı gibi işlerde çalıştırıldığını, zorlayıcı performans sonucunda davacının kollarında ve ellerinde ileri derecede sinir ve güç kaybı gibi bedensel rahatsızlıklar ortaya çıktığını, akabinde davacının İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesine 19.12.2011 tarihinde başvurarak 03.02.2012 tarihinde çıkış yaptığını, davacının bedensel rahatsızlıkları sebebiyle 2014 yılında operasyon geçirmek zorunda kaldığını ve nihayet 2015 Temmuz ayında işten ayrılmak zorunda kaldığını, davacının başvurusu sonucu SGK Yüksek Sağlık Kurulunun 30.03.2016 tarih ve 25/4960 sayılı kararı ile %17 oranında meslekte kazanma kayıp oranı tespiti yapıldığını, davacının psikolojik sorunlar da yaşadığını, davacının maluliyetinin gündelik işlerini yapmakta iken bile davacıyı zorlamakta olup yaşam boyu sürecek olması, yapacağı her işte maluliyetinden dolayı kaybettiği beden gücü oranında fazla güç sarf ederek çalışacağını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000 TL maddi tazminat, 10.000 TL manevi tazminatın meslek hastalığının başlangıç tarihi olan 19.12.2011 tarihinden itibaren yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; öncelikle süresinde açılmayan davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının ilk olarak 15.12.1992 tarihinde Tersane Komutanlığında borucu meslek kolunda işe başlayarak 16.09.2005 tarihine kadar aynı meslek kolunda çalışmaya devam ettiğini, davacının 16.09.2005-17.07.2008 tarihleri arasında ise "..." meslek kolunda çalıştığını, 15.08.2008-14.08.2009 tarih aralığında ise "... Mamulleri İmalatçısı" olarak görevlendirildiğini, 07.05.2009 tarihinde ... Mamulleri İmalatçısı meslek koluna geçmek için meslek kolu değişiklik talebine ilişkin dilekçe verdiğini, 08.09.2009 tarihinde de ... Mamulleri İmalatçısı meslek kolunda görevlendirildiğini, 29.09.2011-14.08.2015 tarihleri arasında ise "..." meslek kolunda çalıştığını, 14.08.2015 tarihinde de kendi isteğiyle 1475 sayılı İş Kanunu 14/5'e göre kıdem tazminatı ödenerek işten ayrıldığını, davalı kurumun alınan sağlık raporları doğrultusunda gerekli tedbirleri aldığını, davacının özlük dosyasında yer alan 08.12.2016 tarihli Özel Teftiş Raporunda "Karpal Türel Sendromu hastalığının; Gölcük Tersanesi Komutanlığında yaptığı işle hastalık arasında neden- sonuç ilişkisi kurulmasına imkan verecek deliller bulunmadığından, Meslek Hastalığı tanımına uymadığı..." tespitinde bulunulduğunu, söz konusu hastalığın meslek hastalığı olup olmadığının tespiti gerektiğini, davacı tarafın maddi- manevi tazminat talebinin yersiz ve haksız olduğunu belirterek açılan davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile1-Davacının meslek hastalığı sonucu %18 maluliyeti nedeniyle hesaplanan ve talep edilen 1.184.256,74 TL maddi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 03.01.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Davacının meslek hastalığı sonucu %18 maluliyeti nedeniyle manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığı tespit tarihi olan 03.01.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; dava sürecinde sunmuş olduğu yazılı ve sözlü beyanlarında belirttiği üzere husumet ve zamanaşımı itirazlarını tekrarla davacının bütün alacakları ödenmiş olup müvekkil idare aleyhine açılan davanın haksız olduğunu, müvekkil İdarece bünyesinde görevli personele her yıl düzenli olarak “İş sağlığı ve Güvenliği ile İlkyardım” konulu eğitimlerin düzenli olarak verildiğini, bununla birlikte davalının çalıştığı birimin bulunduğu iş kolu dikkate alınarak işçilerin maruz kalabileceği her türlü meslek hastalığına karşı korumalarını en üst düzeyde sağlayabilmek adına “Koruyucu Melbusat” temin edilerek periyodik olarak işçilere teslim edildiğini, işçilerin periyodik muayenesi düzenli olarak yapılmış olup İdarece mevzuatın yüklediği tüm sorumluluklar yerine getirilmiş olup, kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, Davacı işçi ..., 15.12.1992 tarihinde ... Tersanesi Komutanlığında "Borucu" meslek kolunda işe başladığını ve 16.09.2005 tarihine kadar aynı meslek kolunda çalışmaya devam ettiğini, söz konusu işçi 16.09.2005-17.07.2008 tarih aralığında "Tekneci" meslek kolunda çalıştığını, 15.08.2008-14.08.2009 tarih aralığında "... Mamulleri İmalatçısı" olarak görevlendirildiğini, 07.05.2009 tarihinde ... Mamulleri İmalatçısı meslek koluna geçmek için meslek kolu değişiklik talebine ilişkin dilekçe verdiğini ve 08.09.2009 tarihinde ... Mamulleri İmalatçısı meslek kolunda görevlendirildiğini, 29.09.2011-14.08.2015 tarih aralığında ise "Bulaşıkçı/Sofracı" meslek kolunda çalıştığını, 14.08.2015 tarihinde kendi isteği ile 1475 sayılı İş Kanunu 14/5'e göre kıdem tazminatı ödenmek suretiyle işten ayrıldığını, Davacı işçinin çalıştığı meslek kollarının kendine özgü bir ağırlığı olsa dahi, dava dilekçesinde belirtilen ağırlıkta olsa idi aynı meslek kolunda çalışan diğer işçilere de söz konusu meslek hastalığına ilişkin teşhis konulması gerektiğini, dolayısıyla davacı işçinin ağır bir işte çalıştırılmamasına yönelik raporu almasından önce geçirildiği hafif meslek kolu (Bulaşıkçı/Sofracı) göz önüne alındığında davalı kurumun alınan sağlık raporları doğrultusunda gerekli tedbirleri aldığının açıkça görülmekte olduğunu, işçinin hastalığı ile işverenin fiili arasında neden sonuç ilişkisi bulunmadığından işverenin kusuru söz konusu olmadığını, Davacı işçinin daha hafif bir meslek koluna değil de ... Mamulleri İmalatçısı meslek koluna geçme şeklindeki meslek kolu değişikliği talebi sonucu... Mamulleri İmalatçısı meslek kolundaki işçilere verilen tehlikeli ortam primi ve 7,5 saat çalışma haklarından yararlandığının anlaşılmakta olduğunu, bahse konu haklardan yaralandığına ilişkin belgelerin özlük dosyasında yer aldığını, iş yerinde mevzuata uygun olarak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmış olup, iş yerindeki çalışma ortamı nedeniyle işçinin meslek hastalığına yakalanmasının mümkün olmadığını, mevzuata uygun olarak tüm koruyucu ve önleyici işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasına rağmen işçinin kişisel kusurundan dolayı meslek hastalığına yakalandığını, Davacı ... 1999 depreminde sol kolunu çarptığı, kendisine sol ulnar sinir zedelenmesi teşhisi konulduğu, hastanın ameliyat yerine ilaçla tedaviyi kabul ettiği, 14 yaşında iken sol dirsek kırığı geçirdiği, bu durumun davacıyı karpal tünel sendromu hastalığına yatkın hale getirdiği, yine davacının bu durumu işe girişte yapılan muayenede bildirmediğinin tespit edildiğini, ayrıca işçinin işyerinde çalıştığı dönem içerisinde bu yönde bir şikayeti de olmaması, işyerindeki sorumlulara veya periyodik muayeneler esnasında sağlık personeline bu yönde bir yakınma bildirmemesi ve işçinin hastalığının bu işyerinden ayrılışından 6 yıl sonra ortaya çıkmasına rastlaması da zararla işverenin fiili arasında illiyet bağını ortadan kaldırmakta olduğunu, davacının çalıştığı işyerinde belirtilen meslek hastalığının oluşmasına neden olabilecek herhangi bir etken söz konusu olmadığını, bahsedilen bu durumların davacıyı karpal tünel sendromu hastalığına yatkın hale getirdiğini davacı bilmese dahi yine de davacının bu özel durumunu işe girişte yapılan muayenede bildirmesi gerektiğini, davacının özel durumunu, işe giriş muayenesinde bildirmediği gibi işyerinde çalıştığı dönemde yapılan muayenelerde de bildirmemesi nedeniyle davacı, yaptığı işe özen göstermediğini, dikkatsiz ve özensiz çalışarak meslek hastası olduğunu, bu nedenle İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü madde 2 " .... İşçiler de bu yoldaki usuller ve şartlara uymak zorundadırlar." hükmünü yerine getirmediğinden dolayı davacı ...'nın kusurlu olduğunu, davacı işçi ...'nın yakalanmış olduğu meslek hastalığı ile ... Tersanesi Komutanlığında yaptığı iş arasında illiyet bağı kurulamayacağını, dolayısıyla müvekkil idare aleyhine tespit edilen %70 kusur oranını kabul etmediklerini, olayda müvekkil idareye izafe edilebilecek bir kusur bulunmadığını, bilirkişi raporlarındaki aksi yönde yapılan tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini,Kabul anlamına gelmemekle ıslah dilekçesi ile artırılan miktara süre yönünden itirazı bulunduğunu, ıslah edilen miktarlar için zamanaşımı süresi ıslah tarihinden itibaren başlamakta olduğunu, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, ıslah edilen miktarlar için zamanaşımı süresi dolduğunu, ıslah dilekçesinde talep edilen tazminatlara faiz işletilmesi talep edilen tarihe de itirazı bulunduğunu, yasal düzenlemeler gereği ıslah ile müddeabih miktarı arttırıldığında dava dilekçesinde talep edilen miktar için dava tarihinden itibaren, ıslah ile arttırılan miktar için ise ıslah tarihinden itibaren faiz talep edilebilmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer faiz işletilecekse yasal faiz işletilmesi gerektiğini, müvekkil İdare bünyesinde icra edilen çalışmaların iş hukukuna ve iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olarak ifa edilmesi sebebiyle aleyhe yapılan tespit ve değerlendirmeleri kabul etmediklerini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.1.İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin iş yerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu olay tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğudur. İşveren, çalışanlarının işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede işçisinin yasal sınırları aşar süratte araç kullanmasını önlemek için gerekli tedbirleri alması, risklerden kaçınması, kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmesi, risk değerlendirmesi yapması ve/veya yaptırması, teknik gelişmelere uyum göstermesi, tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmesi, mesleki riskleri önlemesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbiri alması, gerekli araç ve gereçleri sağlaması, sağlık ve güvenlik tedbirlerini değişen şartlara uygun hale getirmesi ve mevcut iş yerinin iyileştirilmesi için çalışmalar yapması gerekmektedir. 2. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; "... Muhtelif semtlerde yağmur suyu ve kanalizasyon hatları yapım işini davalı DESKİ'nin ... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti. ortak girişimine ihale ile 27.03.2014 tarihli sözleşme ile işi üstlendiği, iş ortaklığının aynı kapsamlı iş ile ilgili olarak dava dışı ... Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladıkları, davacılar murisinin davalı iş ortaklığından sigorta bildiriminin yapıldığı, kapsamda davacılar murisi işçinin 03.02.2015 tarihinde Denizli ... Mahallesi, ... Caddesi -... Caddesi kavşağındaki çalışırken 2 metre çapında 2 metre uzunluğundaki beton boruların yerleştirilmesi sırasında toprak kayması meydana gelmesi sonucu yaşamını yitirmiş olduğu, Mahkemece aldırılan 30.11.20116 tarihli tek kişilik kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde kazalının kusursuz, davalı DESKİ yetkililerinin %10, ... ve ... iş ortaklığının %90 oranında, kusurlu olduğunun belirtildiği, yine Mahkemece aldırılan 18.12.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda ... Müh. Ltd. Şti.'nin %30, ... Ltd. Şti.'nin %30, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin %30, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığının %10, kazalının kusursuz olduğunun belirlendiği, aynı Mahkemece aldırılan 3. kusur raporu olan 17.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda, kusur oranları Mahkemeye bırakılarak Denizli Büyükşehir Belediyesinin sözleşme tarafı olmadığından sorumlu olmayacağı, DESKİ, ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti.'nin ve dava dışı ... Ltd. Şti.'nin sorumlu olması gerekeceği, kazalının ise kusursuz olduğundan sorumlu olamayacağının belirlendiği, aynı olaya ilişkin Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan taksirle bir kişinin ölümüne neden olma davasının E. 2015/1 77... ... no. ile hükme bağlandığı, hüküm gereği sanıklar ... (... Ltd. Şti.'de iş makinesi operatörü), ... (... şirketinde şantiye şefi), ... (... şirketi yetkilisi), ... (Denizli Büy. Bel. Bşk. Su İşleri D. Bşk'da İnş. Müh.) ... (Su İşleri Dar. Bşk.), ... (... şirketi yetkilisi) olduğu, anılan dosya kapsamında alınan kusur raporunda, ... (... şirketinde şantiye şefi), ... (... şirketi yetkilisi) asli kusurlu olduklarının belirlendiği,diğer sanıklar ile kazalının kusursuz bulunduğu, buna göre ... (... şirketinde şantiye şefi), ... (... şirketi yetkilisi) hakkında verilen hapis cezasının daha sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer sanıklar hakkında ise beraat kararı verildiği verilen kararların kesinleştiği anlaşılmaktadır.Mahkemece, hükme esas alınan kusur raporunun aynı zamanda A sınıfı iş güvenliği uzmanı olan 2 makina mühendisi ile 1 inşaat mühendisinde oluşan 18.12.2018 tarihli bilirkişi heyetince düzenlenen ve ... Müh. Ltd. Şti.'nin %30, ... Ltd. Şti.'nin %30, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin %30, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığının %10, kazalının kusursuz olduğunun belirlendiği rapor olup anılan rapor, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı gereği iş kazasının niteliğine uygun bilirkişi heyetinden alınmaması nedeniyle yerinde görülmemesi üzerine İlk Derece Mahkemesince sonrasında 17.01.2021 tarihli kusur raporu alınmış olmasına karşın, tekrar 18.12.2018 tarihli raporda belirlenen oran ve sebeplere göre hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.Mahkemece meydana gelen iş kazasının niteliği ve iş kolu gözetilerek belirlenecek bilirkişi heyetinden kusur oran ve aidiyetlerin tespitine yönelik rapor alınarak sonucuna göre hükme dayanak hesap raporundaki miktarlara davacıların itiraz etmemesi , davalı asıl işveren DESKİ ile davalılar alt işverenler olan ... ..Ltd. Şti. ile ... Müh. İnş. Ltd. Şti.'nin de bu hususta bir temyizlerinin bulunmadığı dikkate alınarak kusur oran ve aidiyetlerinin muhtemel farklılıkları karşısında bir hesap raporu alınması gereği doğduğu takdirde ise açıklanan karşılıklı usuli kazanılmış haklar gözetilerek hesap raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.10. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı Bakanlık vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma kapsam ve nedenlerine göre sair temyiz itirazları incelenmeksizi bozulmalıdır.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.