Bismilde kadastro tespitine itiraz davasında, eski tapu kayıtları ve çok sayıda mirasçının dahil olduğu 310 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetine ilişkin Yargıtay temyiz incelemesi.
Özet: Taraflar arasındaki geniş bir taşınmazın kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi kararlarının temyizi üzerine, Yargıtay, bazı davacıların süresinde istinaf başvurusunda bulunmadıkları gerekçesiyle temyiz taleplerini reddederken, diğer tarafların temyizini kabul ederek, kadim tapu kayıtları, vergi kayıtları ve komisyon kararları gibi çok sayıda eski belgeye dayalı olarak ortaya çıkan, mülkiyetin tespiti ve tescili yönündeki karmaşık tarihi uyuşmazlığı esasen incelemeye devam etmiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/746 E., 2021/1334 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bismil Kadastro MahkemesiSAYISI : 2017/2 E., 2019/81 K.Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.Kararın davacı ... vekili, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile davalılar ... ve arkadaşları vekili ve davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hükme karşı davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı olmayıp, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı usulüne uygun istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını süresinde usulüne uygun istinaf etmeyen davacılar ... ve arkadaşları vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ... vekili, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RDavacı ... oğlu ... tarafından ... oğlu ... aleyhine Kanun-i Sani 335 tarihli ve 18 sıra numaralı tapu kaydına dayanılarak Bismil Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan el atmanın önlenmesi talepli davada kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle 18.06.1956 tarihli ve 1956/3 Esas, 1956/40 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.Kadastro Mahkemesi dava dosyasını tapulama ihtilafının mahiyetinde görüp, dosyayı karara bağlanmak üzere 28.10.1964 tarihinde Diyarbakır Tapulama Komisyonuna göndermiştir. Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 310 parsel sayılı 2.311.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 2 tahrir numaralı vergi kaydı ve K.evvel 1322 tarihli 1, 3 ve 5 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle davalılar ..., ..., ..., ... ve ... ile ... ve ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. ... , ..., Hazine vekili ve müdahil ... tarafından tespite itiraz edilmiştir. Diyarbakır Tapulama Komisyonunun 25.01.1972 tarihli kararı ile ilk yapılan tespitin iptaline, krokide (A) harfi ile gösterilen 635.500 m²lik bölümün K. sani 334 tarihli ve 84, K. sani 335 tarihli ve 18, Eylül 1950 tarihli ve 4, 27.03.1970 tarihli ve 212 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamından kaldığından bahisle hisseleri oranında ... oğlu ... ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ... mirasçıları, ... oğlu ... mirasçıları, ... oğlu ... mirasçıları, ... oğlu ölü ... ... mirasçıları, ... oğlu ... mirasçıları, ... oğlu ... mirasçıları ve ... ve arkadaşları adına, krokisinde görülen 1.676.000 m²lik bölümün aynı parsel numarasıyla tutanağın malik hanesinde yazılı ... ve müşterekleri adına aynı hisselerle tespitine karar verilmiştir.Davacılar ... ..., ... ve ... 08.03.1972 tarihli dava dilekçelerinde; K.sani 334 tarihli ve 84, K.sani 335 tarihli ve 18, Eylül 1950 tarihli ve 4, 27.03.1970 tarihli ve 212 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanarak, komisyon kararının iptali ile taşınmazın tamamının adlarına tescilini talep etmişlerdir.Davacılar ... , ..., ... ve ... 13.03.1972 tarihli dava dilekçelerinde; K.sani 1322 tarihli 1, 2 ve 3 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanarak, komisyon kararının iptali ile taşınmazın tamamının adlarına tescilini talep etmişlerdir.Müdahil ... ... 06.11.1972 tarihli müdahale dilekçesinde; dava dışı 301 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kayının miktarının eksik tespit edildiğini, eksikliğin dava konusu 310 parsel sayılı taşınmazda kaldığını öne sürmüştür.Müdahiller ... ve ... 12.03.1974 tarihli müdahale dilekçelerinde; Eylül 1950 tarihli ve 4 sıra numaralı tapu kaydında babaları ... oğlu ...'in payının bulunduğunu ileri sürerek, payları oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir.Müdahil ... 12.12.1974 tarihli müdahale dilekçesinde; ... ...'ün kardeşi olduğunu, hissesi nispetinde adına tescile karar verilmesini talep etmiştir.Müdahil ... ve ... 23.01.1984 tarihli müdahale dilekçesinde; Temmuz 314 tarihli ve 27 sıra, Ağustos 290 tarihli ve 36 sıra numaralı tapu kayıtları ile Batman Sulh Hukuk Mahkemesinin 1983/104 Esas ve 1983/150 Karar sayılı kararına, 1314 tarihli ve 34 sıra, K.evvel 1298 tarihli 36... sıra numaralı tapu kayıtlarına dayanarak, taşınmazın tamamının ... adına olan tapu kayıtları kapsamında kaldığını ve kendilerinin ... mirasçısı olduklarını öne sürmüşlerdir.Müdahil ..., ... ... ... ve ... 23.01.1984 tarihli müdahale dilekçelerinde; K.evvel 298 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak, hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir.Müdahil ... ve arkadaşları 22.09.2014 tarihli müdahale dilekçelerinde; 27.03.1970 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydında 22/96 payın ... ... adına kaydedilmiş ise de bu payın 5,5/96 hissesinin murisleri ...'e ait olduğunu ileri sürerek, bu payın adlarına tescilini talep etmişlerdir.Müdahil Hazine vekili 16.10.2018 tarihli müdahale dilekçesinde; tapu kayıt miktar fazlasının Hazine adına tescilini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, müdahil davacı Hazinenin miktar fazlasına yönelik davasının kabulüne, müdahil davacı ... ve arkadaşlarının davalarının reddine, davacı ... ve müştereklerinin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacı ... ... ve arkadaşlarının davalarının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu 310 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak Diyarbakır Bölge Tapulama Müdürlüğünün 25.01.1972 tarihli tapulama komisyon kararının iptaline karar verilmiş; hüküm, müdahil ... vekili, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dayanılan tapu kayıtlarının mükerrer olduğu iddiasıyla açılan; taraflar arasında kesin hüküm oluşturmadığı gibi devam eden kadastro davasında öne sürülebileceği ve esasen Kadastro Mahkemesi önünde çözülmesi gereken bir uyuşmazlık olduğu halde ayrıca açılan ve bağlayıcılığı bulunmayan Bismil Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/502 Esas ve 2018/164 Karar sayılı kararına itibar olunmamasında, taraflarca dayanılan gayri sabit sınırlı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza usulünce uygulanarak kapsamlarının miktar itibariyle belirlenmiş olmasına, kayıt kapsamı ile belgesiz zilyetlikten kazanılabilecek miktarın üzerinde kalan bölümün, Hazine adına tescilinde isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edenler ... ve müşterekleri, kayıt malikinden haricen satın almaya dayanmış iseler de, dosya kapsamından iddialarını ispat edemedikleri gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile davalılar ... ve arkadaşları vekili ve davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.1. Davacı ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı ... vekili ve davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Asli müdahillerin, taleplerini kadastro tespit tarihi olan 1953 yılından sonra satış nedeniyle oluşan 27.03.1970 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydına dayandırmış olduklarının anlaşılması karşısında, asli müdahillerin iddialarının kadastro sonrası satın almaya ilişkin olması, buna göre davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunması nedeniyle, talepleri hakkında görevsizlik kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından asli müdahillerin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE,(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacı ... vekili ve davalılar ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; asli müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile asli müdahillerin talebi yönünden, temyiz olunan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılar ... ve arkadaşlarına iadesine,Peşin harcın istek halinde temyiz eden ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a iadesine,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL nin temyiz eden ...'ndan alınmasına,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.