Kamulaştırmasız el atılan ve imar planında eğitim alanı olarak ayrılan taşınmazın bedelinin tahsili davasında Yargıtayın Bölge Adliye Mahkemesi kararını onaması.
Özet: İmar planında eğitim alanı olarak ayrılan taşınmazına kamulaştırmasız el atıldığı gerekçesiyle taşınmaz bedelinin tahsili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, davalı idarenin istinaf başvurusu bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiş olup; davalı idarenin temyiz talebi üzerine, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırmasıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak vekalet ücreti itirazının istinafta ileri sürülmemesi nedeniyle temyizde incelenmediği belirtilerek, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle tüm temyiz itirazlarının reddedilerek kararın onanmasına hükmedilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/44 E.  ,  2025/12995 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/3100 Esas, 2024/2855 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/963 Esas, 2024/629 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Samsun ili, ..., ... Mahallesi 116 72... parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı halde imar planında eğitim alanı olarak ayrıldığını, bu nedenle mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaza hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet yönünden davanın reddedilmesi gerektiğini, davaya konu taşınmazın bedelinin yüksek belirlendiğini, faiz başlangıç tarihinin ve faiz oranının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmesinde ve taşınmazın davacı hissesine isabet eden tapu kayıtlarının iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu olması gerektiği husususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Vekâlet ücreti kamu düzeni gereğince resen gözetilecek hususlardan olmayıp, davalı idare vekili istinaf dilekçesinde, vekâlet ücretine ilişkin olarak istinaf başvurusu bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından davalı idare vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz sebepleri ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.