İmar planında okul alanı olarak tahsis edilen taşınmaza kamulaştırmasız hukuki el atma bedelinin tahsili davasında temyiz incelemesi.
Özet: Dava, davacının hissedarı olduğu taşınmazın imar planında "ilkokul alanı" olarak tahsis edilip süresinde kamulaştırılmaması nedeniyle hukuken el atıldığı iddiasıyla taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebini içermektedir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, bu karara karşı hem davacı vekilinin tazminatın düşük olduğu yönündeki hem de davalı idarenin davanın reddi gerektiğini belirten istinaf başvuruları bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek, imar planıyla yapılan tahsisin kamulaştırmasız hukuki el atma niteliğinde olduğu ve taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu onanmıştır.
5. Hukuk Dairesi         2025/41 E.  ,  2025/12993 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/3117 Esas, 2024/2929 Karar
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/672 Esas, 2024/526 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ..., Mahallesi 4 33... parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmazın davalı idare tarafından imar planında " ilkokul alanı" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen tazminat bedelinin düşük olduğunu, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, davacı lehine nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, davalı idarenin kamulaştırma yapmaya zorlanamayacağını, dava konusu taşınmaza fiili el atma söz konusu olmadığı gibi davacının kullanım hakkını etkileyecek hukuki el atmadan da söz edilemeyeceğini, bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazları karşılanmadan karar verildiğini, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının, dava konusu taşınmaza uzak mesafede bulunduğu gibi dava konusu taşınmaza oranla çok küçük boyutta olduğunu, emsal alınamayacağını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, faiz başlangıç tarihinin ve faiz oranının kabul edilemeyeceğini, ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri dikkate alınarak dava tarihi itibarıyla değerinin tespiti gerekirken keşif tarihindeki değeri üzerinden hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğunu, davalı idare aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın imar planında "eğitim tesis alanı" olarak tahsis edildiği, ancak taşınmaza fiilen el atılmadığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi amir hükmü uyarınca, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde tahsis edilme amacına uygun olarak kamulaştırılmaması hâlinde, malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanacağından taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği, buna göre davaya konu taşınmaza hukuken el atılmış olmakla, davalı idareye husumet yöneltilerek işin esasına girilip emsal karşılaştırması yapılması suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na ( 2942 sayılı Kanun ) eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası gereğince davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, taşınmazın 18.12.1992 onay tarihli imar planında "... eğitim okulu" olarak ayrıldığı ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip 2942 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek alınan rapora göre taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğrudur.
3. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza değerlendirme tarihi olan 12.06.2023 tarihi itibarıyla 6.250,00 TL/m² değer biçildiği; dava konusu taşınmazın diğer paydaşları tarafından açılan ve Dairemizin 27.05.2025 tarihli ve 2024/11997 Esas, 2025/8467 Karar sayılı kararı ile onanan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2024/3155 Esas, 2024/2469 Karar sayılı dava dosyasında taşınmaza 02.02.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 10.766,10 TL/m² değer biçildiği gözetildiğinde paydaş dosyasında belirlenen taşınmazın birim metrekare değeri nazara alındığında rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak yukarıdaki bendeki hususu da açıklayıcı şekilde alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1.Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.