İcra ve İflas Kanununun 338. maddesindeki hakikate aykırı beyan suçunda cezalandırma ve tazminat taleplerinin birlikte görülmeyerek ayrı mahkemelerde yargılanması usul hatası nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, İcra ve İflas Kanunu uyarınca haciz ihbarnamesine gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçundan verilen mahkumiyet kararını incelerken, sanık hakkında hem cezalandırma hem de tazminat istemlerinin, cezanın kişiselliği ilkesi gözetilerek İİKnın 89/4 maddesi gereğince icra ceza mahkemesinde birlikte görülüp karara bağlanması gerektiği halde, bu taleplerin ayrı icra hukuk ve ceza mahkemelerinde bağımsız olarak yargılanması ve önceki bozma kararına rağmen birleştirme yapılmaması nedeniyle hukuka aykırılık tespit ederek hükmü bozmuş ve dosyaların birleştirilerek tek mahkemede yeniden yargılanmasına karar vermiştir.
12. Hukuk Dairesi         2025/7852 E.  ,  2025/7023 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Hakikate Muhalif Beyanda Bulunmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366 ıncı maddesi hükmü ile CMK'nın 299 uncu maddesi gereğince uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi:
Ceza muhakemesinin amacının hukuken geçerli kanıtlarla hiç bir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olması ve temyiz kanun yolundaki hukuki denetimin maddi gerçeğin tespitinde muhakeme ve mantık kurallarına, bilimsel gerçeklik ve bulgulara uyulup uyulmadığını da kapsadığı gözetilerek yapılan incelemede,
Sanığın üzerine atılı bulunan hakikate muhalif beyanda bulunmak suçunun düzenlendiği 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 338 inci maddesi gereğince, bu Kanuna göre istenen beyanı, hakikate aykırı surette yapan kimse, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Yine aynı kanunun 89/4. maddesindeki "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338'inci maddenin 1'inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder." şeklindeki düzenleme karşısında, haciz ihbarnamesine verilen cevabın gerçeğe aykırı olduğu iddiası nedeniyle üçüncü kişinin cezalandırılması isteği, cezanın kişiselliği prensibi de dikkate alınmak suretiyle ayrı bir yargılama usulüne göre, tazminat istemi yönünden davanın genel hükümlere göre çözümlenmesi gerekmekte olup, tazminat ve cezalandırılma istemiyle birlikte açılan davalara ceza mahkemesi sıfatıyla bakılacağı gözetilerek, dosyanın İcra Ceza Mahkemesinde ve tazminat ile cezalandırma istemlerinin birlikte görülmesi gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, müşteki alacaklı tarafından, takip dışı üçüncü kişi davalı/sanık ...'un haciz ihbarnamesine itiraz niteliğindeki cevabının gerçeğe aykırı olması nedeniyle üçüncü kişinin İİK'nın 89/4. maddesi uyarınca tazminata mahkum edilmesi amacıyla ayrıca icra hukuk mahkemesine başvurulduğu ve Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/1274 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın yürütüldüğü, yine üçüncü kişi sanık hakkında İİK'nın 338. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle, Ankara 16. İcra Ceza Mahkemesine başvuruda bulunulduğu, Ankara 16. İcra Ceza Mahkemesinin 2020/508 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında İİK'nın 338/1. maddesi uyarınca yargılama yapıldığı ve bu haliyle İİK'nın 338. maddesinde düzenlenen suç ile tazminat davasına yönelik yargılamaların icra ceza mahkemesi ve icra hukuk mahkemesi olmak üzere ayrı mahkemelerde yürütüldüğü anlaşılmış olup, cezalandırma ve tazminat istemli davaların birlikte görülmesi gerektiğinden ve üçüncü kişi davalı hakkında tazminata ilişkin icra hukuk mahkemesinde görülen dosyanın Dairemizin 2024/5393 Esas ve 2025/680 Karar sayılı bozma ilamı ile; "...Ankara 16. İcra Ceza Mahkemesinin 2020/508 Esas ve 2021/294 Karar sayılı dosyasının sonucunun beklenilerek ve dosyanın incelenmesi suretiyle birlikte değerlendirilerek tazminata yönelik karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulduğu anlaşıldığından, Dairemizin 04.02.2025 tarihli, 2024/5393 Esas ve 2025/680 Karar sayılı bozma ilamına konu edilen Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 14.12.2023 tarih ve 2022/1274 Esas, 2023/1407 Karar sayılı tazminat istemli dava dosyası ile iş bu dosyanın birleştirilerek dosyanın İcra Ceza Mahkemesinde ve tazminat ile cezalandırma istemlerinin birlikte görülerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 08.05.2025 tarihli ve 2024/221 Esas, 2025/1398 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2 ve 28.02.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Yasa ile değişik CMK'nın 304. maddeleri gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.