Haczedilmezlik şikayetinde, satış talebi süresinde yapıldığı için haczin düşmediğine hükmedilerek, bölge adliye mahkemesinin konusuz kalan şikayet kararı Yargıtayca bozulmuştur.
Özet: Yargıtay, borçlunun haline münasip evinin haczedilmezliği şikayetinde, bölge adliye mahkemesinin haczin satış isteme süresi dolduğu için düştüğüne ve şikayetin konusuz kaldığına dair kararını bozmuş; alacaklının yasal süresi içinde satış talebinde bulunarak haczi ayakta tuttuğunu tespit ederek, bölge adliye mahkemesinin haciz düştüğü yönündeki hatalı değerlendirme ile şikayetin esasını incelemeden karar vermesini isabetsiz bulup, dosyayı şikayetin esastan incelenmesi için geri göndermiştir.
12. Hukuk Dairesi         2025/4671 E.  ,  2025/7255 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Genel haciz yoluyla örnek 7 ilamsız icra takibinde, şikayetçi borçlunun, İİK'nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi kapsamında haline münasip evi olduğunu ileri sürerek taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması için icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin kısmen kabulü ile şikayete konu taşınmazın satılarak, borçlunun haline münasip bir ev alabilmesi için gerekli olan 2.281.758,00-TL’nın borçluya, artanının hak sahiplerine verilmesine, satışın 2.281.758,00-TL’den az olmamak kaydıyla yapılmasına karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, " dava konusu taşınmaz üzerine 14.12.2023 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihi itibariyle İİK'nın 106. maddesinin yürürlükte olan hükmü uyarınca satış isteme süresinin 1 yıl olduğu, şikayet tarihi olan 19.12.2023 ve karar tarihi olan 10.09.2024 tarihi itibarı ile haczin ayakta ve geçerli olduğu, ancak istinaf inceleme tarihi itibarı ile alacaklının bir yıllık sürede dava konusu taşınmaza ilişkin satış talep etmediği, bu nedenle taşınmaz üzerindeki iş bu haczin İİK.'nın 110/1. maddesi uyarınca düştüğü görülmüştür. O halde, Dairemizce istinaf incelemesi aşamasında haciz düştüğünden konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir." şeklinde karar verildiği, kararın davalı/alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir.
Somut olayda, icra dosyasının incelenmesinde, dava konusu taşınmaz üzerine 06.12.2023 tarihinde haciz konulmuş olup, alacaklılar vekilince 02.12.2024 tarihinde gerekli avans yatırılarak satış talebinde bulunulmuş, İcra Müdürlüğünce satış talebinin kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, İİK’nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düştüğünden bahsedilemez.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince taraflarca istinaf edilen kararın esasının incelenmesi gerekirken haczin düştüğüne yönelik hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Davalı/alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 14.05.2025 tarih ve 2025/115 E. - 2025/1068 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.