Aynı alacak için kurulan toplu ipoteklerde TMK 873/3 maddesi uyarınca birden fazla ayrı takip açılmasının hukuka aykırı olduğu ve icra takibinin iptali gerektiği yönünde temyiz kararı.
Özet: Bu karar, aynı alacak için birden fazla taşınmaz üzerinde tesis edilmiş toplu ipotek bulunmasına rağmen, alacaklı bankanın borçlu ve ipotekli taşınmaz maliki hakkında Türk Medeni Kanununun 873/3. maddesi gereği tüm taşınmazların aynı anda takibe konu edilmesi zorunluluğuna ve borcun sadece bir kez tahsil edilebileceği ilkesine aykırı olarak ayrı ayrı birden fazla icra takibi başlatmasının hukuka aykırı olduğuna hükmederek, Bölge Adliye Mahkemesinin şikayetlerin reddi yönündeki kararını bozmuştur.
12. Hukuk Dairesi         2025/4285 E.  ,  2025/7239 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ASIL DAVADA
İLK DERECEMAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin asıl dosyada şikayetçi-borçlu, birleşen dosyada şikayetçi-ipotekli taşınmaz maliki tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl dosyada şikayetçi borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, örnek 6 icra takibinde hesap kat ihtarına süresinde itiraz ettiğini, bu nedenle ilamlı takip yapılamayacağını, icra emri ekinde dayanak belge gönderilmediğini, teminat amaçlı olarak ipotek verildiğinden ilamlı takip yapılamayacağını ve yine borca, faize, faiz tür ve oranı ile BSMV'ye itiraz ettiklerini ileri sürerek takibin iptalini istediği, birleşen dosyada şikayetçi ipotekli taşınmaz malikinin ise aynı sebepler yanında kat ihtarı gönderilmediğinden bahisle iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, asıl ve birleşen dosyada ayrı ayrı şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline ve davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verildiği, istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılarak asıl ve birleşen dosyada ayrı ayrı şikayetin reddine, asıl dosyada şikayetçi borçlunun istinaf başvurusu konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
TMK’nın 873/3. maddesi uyarınca toplu ipoteğe konu taşınmazlar hakkında aynı anda takibe girişilip taşınmazların satışının birlikte istenilmesi zorunlu olmakla, aynı borç için ayrı ayrı takip başlatılması doğru değildir. Toplu rehinde, tek bir alacağın tamamı, birden fazla taşınmaz ile teminata alınmış olup, birden fazla taşınmaz üzerinde kurulu rehinler arasında hukuki bağlılık vardır ve bu bağ içerisinde alacaklının alacağını tahsil etmesi asıldır. Rehin alacaklısının, teminat ne denli fazla olursa olsun, temelde alacağını, ancak bir kere elde edebileceğinin de unutulmaması gerekir. Böylece rehinli taşınmazlardan birisinin paraya çevrilmesi halinde, rehin alacaklısı alacağını tahsil etmişse, artık diğer taşınmaz üzerindeki rehnin konusu kalmayacak ve sona erecektir. Kısacası, alacaklı alacak tutarını bir kez isteyebilir. Alacağı tümüyle karşılandığında, bütün taşınmazlar hakkındaki rehin hakkının sona ermesi gerekir.
4721 Sayılı TMK'nın 873/3. maddesinde; "Aynı alacak için birden fazla gayrimenkul üzerinde rehin tesis edilmiş ise, alacaklı bunların aynı zamanda satılmasını talep etmeye mecburdur. Bununla beraber, icra memuru ancak gerektiği kadarını satar" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, toplu rehin durumunda, ipotek alacaklısı, alacağı gününde ödenmemişse, açıklanan yasa hükmü gereği, üzerinde toplu (birlikte) rehin kurulmuş olan taşınmazların her birinin aynı zamanda satılmasını talep etmek zorundadır. Bu zorunluluk, alacaklının, istediği taşınmazı sattırarak keyfi davranmasını önlemeye yöneliktir.
Somut olayda, genel kredi sözleşmeleri ve ipotek senetleri ile tapu kayıtlarının tetkikinden; asıl dosyada şikayetçi, asıl borçlu ve müşterek müteselsil kefil, birleşen dosyada şikayetçi, ipotekli taşınmazı ipotek yükü ile satın alan malik olup, davalı alacaklı bankanın şikayete konu; İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün 2020/10659 Esas sayılı dosyası ve ayrıca dava dışı aynı icra müdürlüğünün 5 adet takip dosyasında (2020/..., ..., ..., ...... Esas sayılı dosyalar) şikayetçi ... Sanayi A.Ş. ile davadışı müşterek borçlu müteselsil kefillerin kullandığı kredilerden kaynaklı aynı alacak için toplam 6 adet ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takibe giriştiği, ipotek verenin müşterek müteselsil kefil davadışı ...Ltd.Şti. olduğu, bu nedenle aynı borç nedeni ile aynı müşterek müteselsil kefil tarafından üzerlerinde ipotek kurulmuş taşınmazlar için ipotek limiti ile sınırlı olarak şikayetçi asıl borçlu ile ipotekli taşınmazı ipotek yükü ile devralan malikler hakkında ayrı ayrı takip yapılmasının yerinde olmadığı ve şikayet ve itiraza konu takip dosyasının ilk takip dosyası da olmadığı ve bu husus, takibin iptalini gerektirdiğinden Bölge Adliye Mahkemesince bu husus re'sen gözetilerek asıl ve birleşen dosyada şikayetçiler yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir(Dairemizin emsal 27.03.2025 T. ve 2025/905 E., 2025/2779 K., 02.05.2024 T. ve 2023/9063 E., 2024/4177 K. sayılı onama ilamları).
SONUÇ:
Asıl ve birleşen dosyada şikayetçilerin temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 22.01.2025 T. ve 2024/2257 E., 2025/98 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.