Hazineye ait ham topraklardaki su depoları ve terfi binalarının kadastro tespitine itirazen davacı idare adına muhdesat şerhi talebi yargılaması.
Özet: Bir idarenin, hazine adına tespit edilen kadastral parseller üzerindeki su deposu ve terfi binası gibi muhdesatların belirli yasal tarihlerden önce inşa edildiği iddiasıyla kendi adına tapuya şerh verilmesi talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesince muhdesatların bir kısmının davacı idareye ait olduğu yönünde kısmen kabul kararı verilmiş, bu karar istinaf yoluyla Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da esastan reddedilerek onanmış ve dava konusu taşınmazların beyanlar hanesine ilgili şerhin yazılması yönündeki hüküm temyiz aşamasındadır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1065 E., 2024/107 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro MahkemesiSAYISI : 2023/1 E., 2023/51 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itirazen muhdesat şerhi verilmesi talebine ilişkin yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Kararın davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan kadastro sırasında, dava konusu 3 53... ve 3 53... parsel sayılı sırasıyla 58.398,54 m² ve 195.303,99 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesinde, "bu parselin tamamı 3. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır. Parsel üzerinde dört yapı vardır." şerhleri yazılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 3 53... parsel üzerinde bulunan 2 adet su deposu ve 2 adet terfi binası ile yine 3 53... parsel taşınmaz üzerinde 1 adet su deposu bulunduğunu, bu yapıların 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihinden önce yapıldığını, yerleşim yerlerinde su ihtiyacının karşılandığı bu yapıların her türlü bakım onarımının da davacı İdare tarafından yapıldığını belirterek, kadastro tespitine itirazlarının kabulü ile, 3 53... parsel üzerinde bulunan 2 adet su deposu ve 2 adet terfi binasının, 3 53... parsel üzerinde bulunan 1 adet su deposunun, müvekkili ... İdaresine ait olduğu yönünde kadastro tutanağının ve tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında 12.08.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava konusu 3 53... parsel numaralı taşınmaz yönünden davalarını ıslah ettiklerini belirterek, anılan taşınmaz üzerinde bulunan 2 su deposu, 2 vana binası, 2 terfi binası ve 1 su toplama binasının, davacıya ait olduğu yönünde kadastro tutanağının ve tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "(F) harfi ile gösterilen su deposu ile (G) harfi ile gösterilen terfi binasının davacı tarafından kullanıldığı, bu nedenle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi kapsamında taşınmazın beyanlar hanesine şerh konulabileceği, davada davacı tarafın hukuki yararının bulunduğu, 4916 sayılı Çeşitli Kanunlarda ve Maliye Bakanlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (4916 sayılı Kanunu) 4. maddesinin son fıkrası ile değişik, 4706 sayılı Hazineye ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanunun'da Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un, (4706 sayılı Kanun) Resmi Gazete'de yayımlanarak 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5/son maddesinin yürürlük tarihi öncesinde anılan muhtasatların dava konusu taşınmazlarda mevcut olduğu; 3 53... parsel üzerinde (A) harfi ile gösterilen su deposu, (B) harfi ile gösterilen su toplama ünitesi, (C) ve (D) harfi ile gösterilen vana odası, (E) harfi ile gösterilen terfi binasının ise anılan kanunun yürürlük tarihi olan 19.07.2003 tarihinden sonra yapıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 3 53... parsel numaralı taşınmazın beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan ve 08.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli haritalarda gösterilen bir adet su deposu binası ...'ne aittir" şerhinin yazılması suretiyle tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Muğla İli Bodrum İlçesi ... Mahallesi 3 53... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerinde bulunan ve 08/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli haritalarda (F) harfi ile gösterilen su deposu ve (G) harfi ile gösterilen terfi binası ... İdaresi Genel Müdürlüğüne aittir" şerhinin yazılması suretiyle tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " dava konusu 3 53... parsel sayılı taşınmazdaki su deposunun davacı kurum tarafından kullanıldığının, 2020 yılında açılan dava tarihinden yaklaşık 20-22 yıl önce yapıldığının; yine dava konusu 3 53... parsel sayılı taşınmazda (F) harfi ile gösterilen su deposunun dava tarihinden 38-44 yıl önce yapıldığının; (G) harfi ile gösterilen terfi binasının ise 1992 yılı hava fotoğrafında görüntü vermekle 1992 yılından önce yapıldığının ve kadastro tespit günü ve öncesinde davacı kurum tarafından kullanıldığının, anılan yapıların 4706 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 19.07.2003 tarihinden önce dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunduğunun; diğer yapıların ise 19.07.2003 tarihinden sonra yapıldığının tespit edilmesine göre verilen kararın doğru olduğu" belirtilerek, davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. Şöyle ki; dava konusu 3 53... parsel sayılı taşınmaz ilk tesis kadastro paftasında "boşluk" olarak, 3 53... parsel sayılı taşınmaz ise "kayalık" olarak tescil harici bırakılmıştır.Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 05.11.2020 tarihinde askı ilana çıkarılan 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi kapsamında yapılan çalışmalarda, 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesinde düzenlenen "taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir." hükmü uyarınca kadastro tespitinden önce taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların beyanlar hanesinde gösterileceği düzenlenmiştir. 1. Davalı Hazine vekilinin 3 53... ve 3 53... parsel sayılı taşınmalara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin 3 53... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu 3 53... parsel üzerinde (A) harfi ile gösterilen su deposu, (B) harfi ile gösterilen su toplama ünitesi, (C) ve (D) harfi ile gösterilen vana odası, (E) harfi ile gösterilen terfi binası; (F) harfi ile gösterilen su deposu; (G) harfi ile gösterilen terfi binası bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince keşif sonucu aldırılan 30.07.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, 3 53... parsel üzerinde (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazların dava tarihi olan 04.12.2022 tarihinden 11-13 yıl evvel, (E) harfi ile gösterilen taşınmazın ise dava tarihinden 6-7 yıl önce yapılmış olduğu belirtilmiştir. (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen taşınmazların 4706 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 19.07.2003 tarihinden sonra yapıldığı, ancak dava konusu taşınmazın 19.07.2003 tarihinde Hazineye ait tapulu arazi olmayıp, tespit harici bırakılmış yerlerden olduğu, bu nedenle 4916 sayılı Kanun'un 4. maddesinin son fıkrası ile değişik, 4706 sayılı Hazineye ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanarak 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5/son maddesindeki düzenlemenin uygulanmasının mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozması gerektirmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.