Hırsızlık suçunda istinaf tarafından reddedilen kararın temyizi üzerine, sanığın maske takıp takmadığı hususunun kamera kayıtlarının bilirkişi incelemesiyle tespiti eksikliği nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan hakkında hüküm kurulan sanığın doğrudan yaptığı temyiz başvurusu, temyiz gerekçesi belirtilmediği için reddedilmiş; ancak sanık müdafiinin temyiz talebi kabul edilerek, dosyadaki güvenlik kamerası görüntülerinde sanığın maskeli olup olmadığının uzman bilirkişi marifetiyle büyütme ve netleştirme teknikleri kullanılarak belirlenmeden ve sanığa bu husus sorulmadan, ayrıca etkin pişmanlık hükümleri gibi sanık lehine olabilecek durumlar yeterince değerlendirilmeden hüküm kurulmasının eksik kovuşturma oluşturması nedeniyle ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuş, dava dosyası yeniden incelenmek üzere alt mahkemeye gönderilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/23001 E.  ,  2025/21918 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1619 E. 2022/3873 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
I)Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 26.12.20 22... /1619 Esas. 2022/3873 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE,
II)Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin somut olayda suça konu kilitlenmemiş olan motorun, kilit sistemi bertaraf edilmeden götürülmesinin mümkün olduğu, sanığın lehine olan hükümlerin uygulanması noktasında mahkemenin gerekli tetkiki yapmadığı, etkin pişmanlık hükümlerini uygulamadığı, sanığın katılana ait motosikleti teslim ettiği ve yine varsa başkaca maddi zararını karşılamak istediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya içerisinde mevcut 27.03.2021 tarihli güvenlik kamerası kayıtlarını izleme tutanağından sanığın maskeli olduğu belirtilmişse de, görüntülerden sanığın maske takıp takmadığının anlaşılamadığı, suçu kabul eden sanığa aşamalarda maske takıp takmadığı hususunun da sorulmaması karşısında görüntülerin uzman bilirkişiye tevdi edilerek olay anını gösteren kamera kayıtlarının büyütme ve netleştirme teknikleri de kullanılmak suretiyle, sanığın olay anında maske takıp takmadığı hususu belirlendikten sonra hukuki durumunun taktir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.