Hizmet tespiti davasında sigortasız çalıştırılan işçinin işe başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesi, prim ödeme yükümlülüğü ve SGKnın müdahillik sıfatı kapsamında Yargıtayın değerlendirmesi.
Özet: Bir çalışanın, bir şirkette 2011-2012 yılları arasında şoför olarak sigortasız çalıştırıldığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, ilk derece mahkemesi davacının kısmen haklı olduğuna karar vererek belirli bir dönemi tespit etmiş, bu karar bölge adliye mahkemesince de onanmıştır; davalı şirket ve feri müdahil SGK, işçi-işveren ilişkisinin olmadığı ve SGK işlemlerinin yasalara uygun olduğu gerekçeleriyle bu kararı temyiz etmişlerdir.
10. Hukuk Dairesi         2025/6735 E.  ,  2025/11839 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2435 E., 2025/242 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/357 E., 2023/283 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalı şirket nezdinde 02.01.2011 tarihinde işe başladığını ve 30.12.2012 tarihine kadar 2 yıl süreyle şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin bu çalışmasının davalı şirket tarafından SGK'ya bildirilmediğini, müvekkilinin primlerinin yatırılmadığını belirterek, müvekkili davacının 02.01.2011 tarihinde davalı şirkette sigortalı olarak çalışmaya başladığının, 2 yıl süreyle bu işyerinde sigortalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 02.01.2011 olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne, davacının 02.01.2011-15.08.2012 tarihleri arasında davalı ... . Tur. Ltd. Şti.'ye ait ....sicil no.lu işyerinde Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirkette belirtilen tarihlerde çalıştığını beyan eden bordro tanığının bulunmadığını, davacının müvekkili şirkette çalıştığını ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu, Kurumun fer'i müdahil sıfatı ile dava ve duruşmalara katılımı yönünde karar verilerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasındaki "Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir." hükmü doğrultusunda, fer'i müdahil olan Kurum aleyhinde hüküm kurulmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Anayasa'nın 60. maddesi şöyledir:
"Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar."
31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
"(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar."
5510 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar."
5510 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:
"Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık;
a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer.
"
5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin ilgili 9. fıkrası şöyledir:
"Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır."
5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca (506 sayılı Kanun'un 2 ve 6) çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer.
Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu dosyada; davacının 02.01.2011-30.12.2012 tarihleri arasında kesintisiz ve aralıksız çalıştığını ve sigorta başlangıç tarihinin 02.01.2011 olduğunun tespitini talep ettiği, davacının uyuşmazlık konusu dönemde adına bildirilen hizmet bulunmadığı, 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davacının davalı nezdinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitini talep ettiği eldeki davada, her ne kadar Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Davacının hizmet başlangıç ve bitiş tarihlerinin belirlenmesi hususunda yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir zira Mahkemece dinlenen tanıklar da bu hususta net bir beyanda bulunmadıkları gibi davacının iş kazası geçirdiği yönünde de beyanda bulundukları görüldüğünden öncelikle Mahkemece tanıkların bu hususta ayrıntılı beyanları alınmalı, tanıklardan fiilen hangi tarihte çalışmaya başladıkları ve ne kadar süre çalıştıkları sorulduktan sonra davacının fiilen hangi tarihte çalışmaya başladığı, davacının çalışmalarının ne şekilde başladığı ve devam ettiği sorulmalıdır. Ayrıca bordro tanığı ...'nın davacının tırın üstüne branda çekerken düşmesi sonucu kolunun kırıldığı beyanı karşısında buna ilişkin muayene ve tedavi kayıtları getirtilip bu durum tespit edilmeli, davacının davalı şirket nezdinde çalıştığını iddia ettiği araçların plakaları davacıdan sorularak dava konusu dönemde bu araçlara ve davacının sürücü belgesine uygulanan trafik ceza kayıtları ilgili trafik tescil şube müdürlüğünden istenmeli, söz konusu araçların takograf kayıtları ve sevk irsaliyeleri celbedilerek dosyaya kazandırılmalı, davacının hizmet tespiti talebine ilişkin toplanan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.