Haksız gözaltı ve tutukluluk sonrası açılan tazminat davasında istinaf mahkemesinin kesinlik sınırı değerlendirme hatası nedeniyle kararın bozulması.
Özet: Haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı sonrası bölge adliye mahkemesinin maddi tazminatı azaltıp manevi tazminatı artırarak istinaf başvurularını düzeltilerek reddetmesi üzerine, Yargıtay, hükmedilen toplam tazminat miktarının kesinlik sınırı açısından tek bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekirken maddi ve manevi tazminatların ayrı ayrı incelenmesi sonucunda maddi tazminat yönünden kararın kesin nitelikte verilmesini hukuka aykırı bularak bölge adliye mahkemesinin kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3436 E., 2021/415 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatDAVA TARİHİ : 27.09.2018HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 26.600,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, 3.407,25 TL maddi tazminatın ve 6.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasındaki maddi tazminat miktarının "2.601,60 TL" ye indirilmesi, manevi tazminat miktarının "12.000,00 TL" ye yükseltilmesi ve vekalet ücretinin "1.752,19 TL"ye indirilmesi suretiyle davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/19043 Esas, 2016/7899 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı, 24.07.2016 - 14.11.2016 tarihleri arasında 113 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda davacının beraatine karar verildiği, kararın 10.07.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın davacıya tebliğ edilmediği, kesinleşme tarihinden itibaren gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının, 20.07.2016 tarihinde kamu görevinden uzaklaştırıldığı, 01.09.2016 tarihli ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı KHK'nın 2/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarıldığı, davacıya en son ağustos 2016 maaşının ödendiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Davanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu halde kesinlik sınırının hükmedilen tazminat miktarının tamamına göre değerlendirilerek hükmün tamamı hakkında inceleme yapılması gerekirken, istinaf incelemesi sırasında maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi ile maddi tazminat yönünden kararın kesin nitelikte verilmesi, kesinleşme şerhi düzenlenmesi ve kararın yalnızca manevi tazminat talebi yönünden temyizi kabil kabul edilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.