Cumhurbaşkanına Hakaret suçunda Yargıtay, sosyal medya sohbet grubunun aleniyetinin belirlenememesi üzerine 5237 sayılı Kanunun 299/2. maddesinin uygulanmasını kaldırarak hapis cezasını 10 aya düşürdü.
Özet: Cumhurbaşkanına hakaret suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf incelemesinde esastan reddedilmesi üzerine, Yargıtay yaptığı temyiz incelemesinde, sanığın sosyal medya sohbet grubundaki eyleminin aleniyet şartını taşımadığının kesin olarak belirlenemediğini tespit etmiştir. Bu nedenle, 5237 sayılı Kanunun 299/2. maddesinin hatalı uygulandığına hükmederek, istinaf kararını bozmuş; yeniden yargılamaya gerek olmaksızın, ilgili maddeye dayalı kısmı karardan çıkarıp, sanığa verilen hapis cezasını 10 aya indirerek hükmü düzelterek onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/826 E., 2022/931 K.SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi özetle; .. grubunda sohbet edilirken başka bir kişiye karşılık verdiğine, katılana yönelik hakarette bulunmadığına ilişkindir. III. GEREKÇESanığa yükletilen Cumhurbaşkanına hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.Ancak, kararda Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; 5237 sayılı Kanun'un 299/2. maddesinde öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. Dosya içerisindeki ihbar dilekçesi ekinde yer alan evraktan sanığın eylemini .. isimli sosyal paylaşım sitesindeki bir sohbet grubunda yorum yazmak suretiyle gerçekleştirdiğinin anlaşılması, ancak sohbet grubunun herkese açık olup olmadığının belirlenememesi ve dosya içerisindeki 24.06.2019 tarihli araştırma raporunda sanığın hesabı açık kaynak yöntemleri kullanılarak incelendiğinde suç içerikli herhangi bir paylaşıma rastlanılmadığının bildirilmesi karşısında, sanığın eyleminin aleni olmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 299/2. maddesinin uygulanması,Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği "5237 sayılı Kanun'un 299/2. maddesinin tatbikine dair kısım karardan çıkartılarak, verilen sonuç hapis cezasının 10 ay'a indirilmesi" suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.11.2025 tarihinde karar verildi.