Kat Mülkiyeti Kanununa aykırı olarak ortak alanlara yetkisiz müdahale, eski hale getirme ve ecrimisil talepli davada, riskli yapı yıkımı nedeniyle konusuz kalan davanın temyiz incelemesi.
Özet: Davalı tarafından ortak alanlara yapılan müdahale, projesiz yapılaşma ve ecrimisil talepleriyle açılan müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermişken; davalı vekilinin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, dava konusu ana taşınmazın yargılama sırasında riskli yapı nedeniyle yıkılması sebebiyle davanın konusuz kaldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/7264 E.  ,  2025/14519 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2697 Esas, 2025/758 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/1859 Esas, 2022/116 Karar
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusu ana taşınmazın dosya Dairedeyken riskli yapı olması nedeniyle yıkıldığı anlaşıldığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tüm kat maliklerinin ortak kullanım alanı olarak belirlendiği sığınak alanlarında davalı tarafından kanuna ve yönetim planına aykırı olarak değişiklikler yapıldığını, davalı tarafından bu alanların işyerine dahil edilmek suretiyle ticari gelir getiren alan olarak kullanıldığını, davalının aynı zamanda bina dışına da herhangi bir inşaat izni veya muvafakat olmadan baraka şeklinde tuvaletler yaptığını, davalının dava konusu taşınmazda özellikle sığınak olarak ayrılmış olan alanlar ile merdiven boşluklarını kapatmış olması nedeni ile güvenlik riski oluştuğunu davalının mevcut bölümleri kullanmasının tedbiren durdurulmasını, davalının yapmış olduğu plana ait değişikliklerin eski hale iadesini, davalının hukuka aykırı haksız davranışları ile gerek müvekkilinin gerekse de diğer kat maliklerinin ortak kullanım alanlarını tek başına, gelir getirici biçimde haksız ve hukuka aykırı olarak işyerinin eklentisi biçiminde kullandığını belirterek, ilk kullanım anından itibaren ödenmesi gerekli olan belirsiz ecrimisil alacağından şimdilik 100 TL'yi faizi ile ödemesine, tüm alacağın tespitine, davalı tarafından bina dışına inşa edilmiş olan plana aykırı barakaların yıkımasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) göre usulüne uygun bu konuda yönetim defterinde bir karar alınıp alınmadığının, bu hususta avukatı yetkilendirdiklerine yönelik bir karar olup olmadığının belli olmadığını, bu nedenle usule aykırı olarak açılmış olan davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının taraf sıfatına haiz olmadığını ve taraf yokluğu sebebiyle husumet itirazı bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazı mevcut hali ile barakalı bir şekilde satın aldığını ve kiraya verdiğini, dükkanın müvekkil tarafından kullanılmasında, kat maliklerinin rahatsız olduğuna ilişkin bir ihtar çekilmediğini, müvekkilin mecurda sonradan yapılan hiçbir değişiklikten de sorumlu tutulamayacağını belirtilerek davacı tarafça usulü şartların yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazı mevcut hali ile barakalı bir şekilde satın aldığını, bu hususta tanık dinletmek istediklerini beyan etmiş olmalarına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu hususun dikkate alınmadığını, Mahkemece, dava konusu plana aykırılığın kim tarafından, ne zaman yapıldığı tespit edilmeksizin davanın kabulüne karar verdiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek şartıyla şayet mevcut durumda yaşanan bir aksaklık veya ortak kullanım alanlarında devir alma şeklinden hariç müdahale var ise kiracının ve müvekkilin herhangi bir şekilde uyarılmadan dava yoluna başvurulduğunu, bu durumun hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf aşamasında dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ışığında ve UYAP sistem üzerinden yapılan incelemede dava konusu ana taşınmazın riskli yapı olması nedeniyle yıkıldığı ve davanın konusuz kaldığı tespit edilmiş olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucu davalı tarafın ortak alana, projeye aykırı olarak müdahalesinin söz konusu olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmekle, bu aykırılığın kimin tarafından yapıldığından ziyade bu aykırılıkları gidermeyerek davanın açılmasına sebep olan davalı bağımsız bölüm malikinin sorumluluğu söz konusu olduğundan, davalıların yargılama giderinden ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle dava konusu ana taşınmazın riskli yapı olması nedeniyle yıkıldığı anlaşıldığından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca Daire tarafından verilen kararın hukuka uygun olmakla birlikte yargılama giderleri ve vekâlet ücreti noktasında hatalı olduğunu, dava konusu aykırılığın müvekkiller tarafından yapılmadığının tüm aşamalarda izah edildiğini, ancak Mahkemece bu itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.