Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, maluliyet oranının kaza tarihi itibarıyla yürürlükteki yönetmeliğe uygun Adli Tıp Kurumu raporuyla yeniden tespiti gerekliliği üzerine verilen bozma kararı.
Özet: Bir trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle açılan davada, uyuşmazlık hakem heyetince belirlenen tazminatın ve %20 oranındaki kask takmama kaynaklı müterafik kusur indiriminin, davacının %28 sürekli maluliyetini tespit eden raporun Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından alınmamış olması ve dayanağı yönetmeliğin belirsizliği gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulması üzerine, itiraz hakem heyeti bozma kararına uygun olarak davacının maluliyet oranını kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre belirleyecek yeni bir rapor alması için kesin süre tanımıştır.

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2025/2 E.- 2025/8 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI: 2024/KIT-2022-973-2SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI: 2018/11472İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.08.2015 tarihinde davalıca trafik sigortası bulunan araç ile müvekkilinin sürücüsü olduğu motosikletin kavşak noktasında çarpıştığını, bu kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 45.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiz ile beraber davalı ... şirketinden tahsilini talep etmiş; bedel artırım dilekçesi ile talebini 163.606,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tedavi olmayı reddettiğini, bu nedenle maluliyetinin gerçeği yansıtmadığını, davacının kalıcı bir maluliyetinin bulunmadığını, davacının sunduğu maluliyet raporunun hatalı olduğunu, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan alınması gerektiğini, kusur durumlarının tespiti gerektiğini, davacının kaskının olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacıya rücuya esas bir gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin 19.02.2018 tarihli, K-2018/11472 sayılı kararı ile davacının sunduğu 13.07.2016 tarihli raporun usule uygun olduğu, davacıda %28 oranında sürekli maluliyet bulunduğu, davacının boyun ve omuz kısmından yaralanmış olması nedeniyle kaskının takılı olmadığının kabulü gerektiği, bu nedenle tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 94.885,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin 19.06.2018 tarih ve 2018/İHK-4957 sayılı kararı ile tarafların itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararıİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.12.2021 tarihli 2021/5900 esas ve 2021/9802 karar sayılı kararı ile davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve hakem heyetince hükme esas alınan davacı tarafça sunulan ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 13.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu’nda davacının engelli durumuna göre özür oranının %28 olduğu, 03.08.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup hükme esas alınan 13.07.2016 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu, üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınmadığı gibi hangi yönetmelik esas alınarak düzenlendiğinin de belli olmadığı, bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak, usuli kazanılmış haklar gözetilerek, davacının maluliyet oranının tespiti için, davacının yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi belgeler dosyaya getirtilerek, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının maluliyet durumuna ilişkin kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulduğu yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin kusur ve faiz, davalı vekilinin kusur ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetinin 11.10.2022 tarihli, 2022/KIT-973 sayılı kararı ile davacıda davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen sürekli maluliyet oranının tespiti için bozma ilamına uygun biçimde yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinden yeni bir rapor alınarak sunması için bir aylık kesin süre tanındığı, süreye ilişkin ara kararın taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin yetkili sağlık kuruluşuna müracaatta bulunduğu ancak raporun henüz temin edilemediği şeklindeki beyanı üzerine hakemce iki aylık ek süre verildiği, ek süreye her iki tarafın da muvafakat verdiği, ancak davacının ek süreye rağmen usule uygun maluliyet raporunu ibraz etmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.01.2024 tarihli ve 2023/13042 esas, 2024/143 karar sayılı ilamıyla dosyanın incelenmesinde, İtiraz Hakem Heyetince Daire'nin bozma ilamına uyulduğu, 14.07.2022 tarihli ara karar ile davacının yaralanmasına ilişkin olarak davacının yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinden yeni bir rapor alarak İtiraz Hakem Heyetine sunması için 1 aylık kesin süre tanınmasına, aksi halde dosya kapsamında karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, davacı vekilinin 12.08.2022 tarihli e-posta mesajında; “Davaya konu dosyada ara karar gereği adli tıp raporu alınabilmesi için öncelikle tedavi evrakı temin edilmiş ve ilgili kuruma başvuruda bulunulmuş ancak ara kararda verilen sürede rapor temin edilememiştir. Bu sebeple ara kararın yerine getirilebilmesi için tarafımıza 3 hafta ek süre verilmesini talep ederiz.” demek suretiyle ek süre talebinde bulunduğu, İtiraz Hakem Heyetince, davacı tarafa 3 haftalık ek süre verilmesine karar verildiği, davalı tarafın ek süreye muvafakat ettiği, ancak verilen kesin süreye rağmen davacı tarafından raporun ibraz edilemediği, İtiraz Hakem Heyetince de bu nedenle davanın usulden reddine karar verildiği, şu halde, İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyulmasına rağmen gereğinin yerine getirilmediği, davacı tarafından raporun ibrazı için başvuru yapıldığı ancak raporun hazırlanması için gereken sürenin davacıya verilen kesin süreye yetmediği, raporun bu nedenle ibraz edilemediği anlaşılmakla, söz konusu rapor temin edilerek dosyaya kazandırılması ve rapora göre sonuca gidilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden usulden red kararı verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafa yerleşim yerine en yakın üniversite hastanesinden yeni bir rapor alarak İtiraz Hakem Heyetimize sunması için 1 aylık kesin süre tanınmasına, raporun bu süre içinde dosyanın koordinatör hakeminin e-posta adresine gönderilmesine, aksi halde dosya kapsamında karar verileceğinin ihtarına karar verildiği, davacının kendisine tanınan 1 aylık kesin süre içerisinde maluliyet raporunu İtiraz Hakem Heyetimize ibraz etmediği, herhangi bir beyanda da bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, ara kararın davacı tarafa tebliğ edilmediğini, kesin sürenin kaçırılması halinde o delilden vazgeçmiş sayılamayacağını, kararın davacı yönünden hak kaybına neden olacağını belirterek bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile olay tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.