4. Ceza Dairesi, avukata yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmünün onanması kararında, sanığın haksız tahrik ve eylemin suç vasfı iddialarının somut olayda gerçekleşmediğini kesinleştirdi.
Özet: Yargıtay, ilk derece mahkemesince avukata yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince onanması üzerine sanığın, eylemin kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret niteliğinde olmadığını ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirten temyiz itirazlarını, somut olayda haksız tahrik koşullarının oluşmadığı ve suç vasfının doğru nitelendirildiği gerekçesiyle yerinde görmeyerek, hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetmiş ve tebliğname görüşüne aykırı olarak temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/699 E., 2023/100 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi özetle; eylemin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret sayılamayacağına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇESanığın, avukat olan katılanın duruşma esnasında savunma yaparken kullanmış olduğu ifadelerin kendisini tahrik etmesinden dolayı suça konu sözleri yazdığına yönelik savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde suç vasfına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği belirlenmiştir.Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gölbaşı (Ankara) 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.10.2025 tarihinde karar verildi.