Trafik kazası sonrası maluliyet artışı iddiasıyla sigorta tahkim komisyonuna yapılan başvurunun yetersiz rapor nedeniyle usulden reddi ve 4. Hukuk Dairesince kararın onanması.
Özet: Trafik kazası sonrası maluliyetinde artış olduğunu iddia eden davacının, zorunlu trafik sigortasından sürekli iş göremezlik tazminatı talebi, Sigorta Tahkim Komisyonuna taşınmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti, davacının sunduğu maluliyet raporunun artışın başlangıcını ve nedenlerini yeterince açıklamadığı gerekçesiyle başvuruyu usulden reddetmiş, İtiraz Hakem Heyeti bu kararı onamıştır. Davacı vekilinin temyiz başvurusu üzerine, yüksek mahkeme, davacının artan maluliyetini usulüne uygun bir raporla ispatlayamaması nedeniyle itiraz hakem heyeti kararını onayarak temyiz talebini reddetmiştir. Karşı oyda ise, eksikliklerin giderilmesi için kapsamlı bir sağlık kurulu raporu alınarak esas hakkında inceleme yapılması gerektiği vurgulanmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/541 E., 2023/585 K.SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2023/İHK-39480 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2023/203715 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın, davacının sürücüsü olduğu araç ile karıştığı 09.08.2019 tarihli trafik kazası sonucunda davacının malul kaldığını, davacının maluliyetinde artış olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 108.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya 09.05.2022 tarihinde 188.101,96 TL ödeme yapıldığını başkaca sorumluluklarının kalmadığını, yeni bir maluliyet raporu alınması gerektiğini, kusur durumunun uzman bilirkişiler tarafından belirlenmesi gerektiğini, avans faiz talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, maluliyeti nedeni ile yaptığı ilk başvurusunun kabul edildiği, mevcut başvuruda ise artan maluliyet iddiasında bulunduğu, ancak 28.06.2022 tarihli maluliyet raporunda maluliyet artışı ile bu artışın ne zaman başladığına ilişkin hiçbir açıklama bulunmadığı gerekçesi ile usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığından başvuru şartının gerçekleşmemesi nedeni ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyeti ile ilgili düzenlenen ilk raporda tat ve koku kaybı ile hipertrofik skar arızalarının değerlendirilmediğini, davalının artan maluliyet oranında sorumlu olduğunu, davacıda meydana gelen arazların kaza ile illiyetinin olduğunu, raporun tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olması nedeni ile usulden ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacının maluliyetinde artış olduğunu usulüne uygun maluliyet raporu ile ispat edememiş olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,07.04.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYDosya kapsamından, Uyuşmazlık Hakem Heyetince "davacının maluliyetinde artış olduğu iddiası bulunsa da sunulan raporun usulüne uygun olmadığı, artışın ne zaman başladığının ve nedenlerinin belirtilmediği, usulüne uygun bir raporla başvuru bulunmadığı" gerekçesiyle başvurunun usulden reddine, İtiraz Hakem Heyetince "davacı tarafça ibraz edilen maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağı ve usulden red kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı "gerekçesiyle itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince, raporun usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş ise de; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının artan maluliyeti olup olmadığına dair açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.