Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, arsa vasfındaki değerleme, düzenleme ortaklık payı ve vekalet ücreti itirazlarına ilişkin bölge adliye mahkemesi istinaf ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ve bedel tespiti ile tescile ilişkin kararı, hem kamulaştırmayı yapan idare hem de taşınmaz sahipleri tarafından istinaf edilmiş; bölge adliye mahkemesi, taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi, emsal karşılaştırması, belirlenen %45 düzenleme ortaklık payı indirimi ve idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi hususlarını yerinde bularak her iki tarafın istinaf başvurularını esastan reddetmiş, şimdi ise bu istinaf red kararı davacı idare ve davalılar tarafından temyiz aşamasına taşınmıştır.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/6610 Esas, 2025/176 KararKARAR : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/600 Esas, 2024/580 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Manisa ili, ..., Mahallesi 115 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı taraf adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline işleyecek faiz konusunda hatalı karar verildiğini, ilk karar sonrası faizin tarafa ödendiğini, ilk kararda hükmedilen miktar düşülerek faize hükmedilmesi gerektiğini, değerleme oranının, zemin değerinin hatalı belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından hatalı şekilde müvekkil kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.2.Davalı ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin kamulaştırma bedeli olarak belirlediği bedelin çok düşük olduğunu, emsalin uygun emsal olmadığı, dava konusu taşınmazın emsal gösterilen yerden daha değerli olduğunu, değer tespitinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmaması gerektiğini, emsal taşınmazın imar durumu ile dava konusu parselin durumu farklı olduğundan dava konusu taşınmaza uygulanan farazi düzenleme ortaklık payı kesintisinin oldukça yüksek kaldığını, zirai muhdesat bedeli belirlenirken ağaçların üretim ilaçlama ve gübreleme masraflarının eklenmediğini, yargılama aşamasında bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar göz ardı edilerek ve ek rapor alınmadan eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın arsa niteliğinde değerlendirilmesinin yerinde bulunduğu, arsa niteliğinde kabul edilen taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak yerinde olduğu gibi, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu, emsal taşınmazın imar parseli olduğu belirlendiği, dava tarihi itibarıyla %45 oranında düzenleme ortaklık payı indirimi yapılmasının uygun olduğu, ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare ve davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda faize hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı Kanun'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince tespit edilen bedel 245.802, 88... .12.2021 tarihinden ilk karar tarihi olan 23.12.2021 tarihine kadar yasal faizi işletilmesine, 302 TL'ye ise 12.12.2021 tarihinden son karar tarihi olan 17.09.2024 tarihine kadar yasal faizi işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde tüm bedele son karar tarihi olan 17.09.2024 tarihine kadar faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendindeki “Hüküm altına alınan 246.134,88 TL kamulaştırma bedeline dava tarihi olan 11.08.2021 tarihinden 4 ay sonraki tarih olan 12.12.2021 tarihinden karar tarihi olan 17.09.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilerek davacı idareden alınarak davalılara hisseleri oranında verilmesine” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “Dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından ilk karar ile tespit edilen bedel 245.802,88 TL'ye 12.12.2021 tarihinden ilk karar tarihi olan 23.12.2021 tarihine kadar, fark bedel olan 302 TL ye ise 12.12.2021 tarihinden son karar tarihi olan 17.09.2024 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.