İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen, Çinli Şirketin Alüminyum Satış Sözleşmesinden Doğan Mal Teslim Etmeme ve Tazminat Talepli Ticari Alacak Davası
Özet: Bu ticari alacak davası, davacı şirketin davalıdan satın aldığı alüminyum malzemenin satış sözleşmesi ve müteakip revize sözleşmelerde kararlaştırılan tonajda teslim edilmemesi üzerine, sözleşmelerle belirlenen ton başına 1.820 USD cezai şart ve diğer zararlar dahil toplam 6.417.320 USD tutarında tazminat talebiyle açılmış olup; davalı taraf ise, şirketin Çin menşeli olması nedeniyle davanın kendi ülkesinde görülmesi gerektiğini ileri sürerek yetkisizlik itirazında bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/611 Esas
KARAR NO : 2026/29
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/10/2023
KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...AŞ. Grup şirketi ve iştiraki müvekkili ... alüminyum şirketi ile ... Ltd. (...) Şirketi arasında 16/10/2015 tarihli çerçeve sözleşme akdedildiğini, müvekkili ile ... arasında toplamda 26.739 ton malın müvekkiline satımına ve teslimine ilişkin 07/01/2020 tarihli satın alma sözleşmesi imzalandığını, ... tarafından hazırlanan proforma faturaların müvekkili tarafından imzalanarak ...'ya iletildiğini, ...'nın sözleşme kapsamıda yükümlülüklerini çeşitli nedenler ile tam ifa edememesi nedeniyle ilerleyen süreçte sözleşmede revizeler yapıldığını, 24/04/2020 tarihli 1 nolu revize ile 5.887 tonu ... tarafından yüklenen 26.739 tonluk siparişin 7.829 tonluk kısmının indirilerek 13.023 tonluk kısmının teslim tarihinin ötelenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, ... nın 14/12/2020 tarihli mesajı ile başlayan ve devam eden süreçte ...' nın navlun bedellerinin yükselmesi, malların limanlara taşınmasında karşılaştıkları zorluklar, üretim maliyetlerinin artması ve bunlar gibi çeşitli bahanelerle zarar ettiklerini, bildirerek müvekkilinden satımı ve teslimi üstlenilen malların birim fiyatlarının arttırılmasını talep ettiklerini, ...' dan kaynaklanan ve kabul edilemez sebeplerle yükümlülüklerinin ifa edilmemeye devam edilmesi halinde müvekkilinin anılan tarih itibariyle en az 2.713.260 USD zararının doğacağını ...'ya bildirildiğini, yapılan görüşmeler sunucunda doğan zararı ...'nın kabul etmediğini, önceki revizelere ek olarak 4 nolu revizenin imzalandığını, ...' nın kusuru nedeniyle müvekkilinin zararının Nisan 2021- Temmuz 2021 tarihleri arasında tazmin etmesi, daha önce kararlaştırılan kalite standartlarına uygun olarak Haziran 2021- Aralık 2021 arasında en az 7.750 ton mal satışı gerçekleştirmesi, ...' nın yükümlülüklerine uymaması halinde kararlaştırılan müvekkilinin cezai şart, kar kaybı, gelecek iş kaybı, üretim kaybı, yapmış olduğu sözleşmelerden kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere doğrudan veya dolaylı tüm zararını tazmin etmesi, ...'nın yükümlülüklerine uymaması halinde müvekkilinin tüm zararlarının tazminine ilaveten harhangi bir hükme gerek olmaksızın ilk taleple zamanında teslim edilmeyen her bir ton mal başına 1.820 USD ödemesi olmak üzere revize hükümlerini kararlaştırdıklarını, ilerleyen süreçte yükümlülüklerini yerine getirmeyen ... ile 5 nolu revize imzalandığını, ... tarafından satımı ve teslimi üstlenilen 11.500 tonluk malın yalnızca 7.974 tonluk kısmının teslim edilmiş olduğunu ve imzalanan sözleşmelere ve revizelere aykırı olarak 3.256 ton malın hazırda olmasına rağmen müvekkiline teslim edilmediğini, teslim edilmeyen malları için ... ' ya yazı gönderdiklerini, yazı ile malların teslim edilmemesi halinde sözleşmenin ifasından kısmi olarak vazgeçeceklerini bildirdiklerini, ...'nın ödemeyi taahhüt ettiği tazminat miktarının ve müvekkilinin düçar olduğu zararının tazmininin de dahil olduğunu ancak bunlarla sınırlı olmaksızın fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla huzurdaki davanın ikame edildiğini, sözleşmede uyuşmazlıklar bakımından İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılınarak yetki sözleşmesi yapıldığını, bu nedenlerle öncelikle ...'nın taahhüt edip ifa etmediği mal teslim borcu karışısında, ödemesi gereken ton başına 1.820 USD, toplamda 6.417.320 USD tazminat alacakları olduğunu beyanla, bu alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesini, nihayetinde davanın kabulü ile müvekkilinin zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Çin Menşeli olup Çin Halk Cumhuriyeti yasalarına uygun olarak kurulmuş ve faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, Bu sebeple somut olaya konu davanın Çin'de, müvekkili şirketin adresinin bağlı bulunduğu mahkemede açılması gerekir iken İstanbul Ticaret Mahkemesi'nde açılması yerinde olmadığını, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, Öte yandan her ne kadar taraflar arasında 16/10/2015 tarihli çerçeve sözleşmenin 20.maddesinde bir yetki anlaşması yapılmış ise de uyuşmazlık konusu çerçeve sözleşme kapsamına girmediğini, Taraflar arasında imzalanan çerçeve sözleşmenin 1.maddesinde bu sözleşmenin genel yükümlülükleri ve hakları düzenlendiğini, ayrıca her bir hizmet için kapsam, fiyatlandırma, şartlar ve diğer koşulların ayrı sözleşmelerle düzenleneceğini, işbu ek sözleşmelerinin çerçeve sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olacağı belirlendiğini, 16/10/2015 tarihli çerçeve sözleşmeye ek taraflar arasında 07/01/2020 tarihli satın alma sözleşmesi imzalandığını, Bu sözleşmeden sonra bir çok revize sözleşmeler imzalanmış, en son beş nolu revize sözleşme kapsamında toplam 11.500 Metrik tonluk ürün üzerinde anlaşıldığını, Müvekkilinin verilen siparişlere istinaden 7750 metrik ton ürünü başarıyla teslim ettiğini, kalan 3750 Metrik ton ürünü kapsadığını, Uyuşmazlık konusu 3750 MT ürün için davacı müvekkili şirkete Ocak 2022 için 125 MT luk satın alma siparişi verdiğini, bu ürünlerin teslimatının müvekkilince başarıyla yapıldığını, fakat davacı kalan 3625 MT ürün için satın alma siparişi vermediğini, Geriye kalan 3625 MT ürün için ancak ...'ın ...'ya kesin bir satın alma siparişi vermesi durumunda taraflar arasında bir ticari ilişki kurulacak ve uyuşmazlık konusu mal çerçeve sözleşme kapsamına gireceğini, Bu haliyle uyuşmazlık konusu ürün için taraflar arasında bir ticari ilişki kurulmamış olup işbu ilişkinin kurulması davacının alım siparişi vermesine bağlı olduğunu, Bu sebeple çerçeve sözleşme kapsamına girmeyen somut uyuşmazlık konusunun yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı uyuşmazlık konusu 3750 metrik ton üründen yalnızca 125 metrik tonluk kısım için sipariş verdiğini, siparişini vermediği kısım için cezai şart talep etmesi haksız olduğunu, cezai şart batıl olduğunu, davacı bu talebiyle sözleşmenin ifasından bile karlı duruma geleceğini, cezai şart bir zenginleşme aracı olayacağını, 6.5 milyon dolarlık talebin müvekkili şirketin mahvına sebep olacağını, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkilinin alacaklarını Türkiye dışına çıkarmaya başladığını, aynı zamanda borcu ödememek için girişimlerde bulunduğu iddia edilse de bu ifade tamamıyla gerçek dışı olduğunu, Zira müvekkili şirketin Türkiye'de herhangi bir şubesi veya bir mal varlığı bulunmadığını, dolayısıyla bir mal kaçırma durumu da söz konusu olmadığını, Bilindiği üzere müvekkilinin ürünleri teslim etmemesinin sebebi davacının sipariş vermemiş olmasını, Bu sebeple İİK m. 257 deki şartlar oluşmamıştır, talebin reddinin gerektiğini, davacı tarafından ikame edilmiş haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizin 11/10/2023 tarihli ara kararı ile; "Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, Davaya konu alacak 6.417.320,00 USD (178.080.630,00 TL) ' nin %20'si oranında hesaplanan 35.616.126‬,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu olarak teminat yatırılması şartıyla, davalı .... Şirketinin menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, teminat yatırıldığının teyidi halinde kararın infazına," karar verilmiştir.
Deliller sunulduktan sonra mahkememizce bilirkişiden rapor alınmıştır.
Bilirkişi olarak mahkememizce resen atanan mali müşavir raporunda özetle: " Davacı tarafin Yasal Defterlerinde Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, belgelerin kaydedildiği, Davacı tarafın Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı, Davacı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu kararın Sayın Mahkemeye ait olacağını, Taraflar arasında revize 5 sözleşme kapsamında açılan dava kapsamında Davalının ürettiği ürünleri Davacı tarafından verilen siparişe göre + 50 gün üzerinde teslim ettiği ve üstteki paylaşımlar ışığında genel ortalamada sipariş tarihinden sonra + 60 gün üzeri olduğu, Kararı Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Revize 5 nolu sözleşme kapsamındaki maddelere göre değerlendi e yapılması en doğru sonuca ulaşılmasını sağlayacağını, madde 6' ya göre "alıcının 3750 mt ürünü alma hakkına sahip olduğunu, herhangi bir zorunluluğunun bulunmadığını, satıcı 2022 Haziran ayına kadar davacının alması gereken 3750 mt ürünü aylık üretime başlamadan önce alıcının donuk süreden önce almak zorunluluğu yüklendiğini, mevcut durumda alıcının kalan ürünü almama gibi bir opsiyonu olduğunu, davalının da davacı taraf adına sözleşme kapsamında ürün üretmeden önce alcı onay alınması şartına bağlandığını, davalı tarafın en son ürün teslimine ait ithalatın muhasebe kayıtları 01/03/2022 tarihinde olduğunu, 889.874,99 USD olarak davacı kanuni defterlerinde kayda alındığını, davacı tarafın Haziran 2022 ayına kadar ürünleri alması gerektiğini, 01/02/2022 ile 30/05/2022 tarih aralığında toplam 6 adet siporiş ile davalıdan protokol kapsamındaki ürünleri alacağına dair mail ortamında SAS bilgileri davalı tarafla paylaşıldığını, davalı tarafından yazılı herhangi bir geri bildirim olmadığını, sözleşme gereğince kalan 3625 mt ürünü davacının ürünü almama hakkı olduğunu, davacının sözleşme gereğince ürünü talep ettiğini, kararı mahkemeye ait olmak üzere davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı edinimlerini süresinde yerine getirdiğini, davalının ürün tesliminden kaçındığının kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının protokol gereğince 3.526 mt x 1.820 USD = 6.417.320,00 USD davalı taraftan cezai şart talep etme hakkının olduğunu, davalı tarafın mali verileri dava dosyasında yer olmadığından, davacının paylaşımları ışığında ekonomik durum değerlemesi yapılmadığından cezai şartın davalının ekonomik mahfına sebep olup olmayacağı konusunda hesaplama yapılamadığını " bildirmiştir.
Taraflara dosyaya sunduğu itiraz dilekçelerini değerlendirmek üzere ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişiden alınan ek raporda özetle; "davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı edimlerini süresinde yerine getirdiği, davalının ürün tesliminden kaçındığının kuvvetle muhtemel olduğunu, davacının protokol gereğince 3.526 mt x 1.820 USD = 6.417.320,00 USD davalı taraftan cezai şart talep etme hakkı olduğunu, davalı tarafın mali verileri dikkate alındığında cezai şartın davalının ekonomik mahvına sebep olmayacağını, mahkemenin davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceği kanaatinde ise indirim yapılmasına karar verilebileceğini" bildirmiştir.
Mahkememizin 27/05/2025 tarihli ara kararı ile, taraflarca sunulan beyanlar dikkate alınarak, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talebinin kabulüne karar verilmiştir ve bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınmıştır.
1 mali müşavir, 1 nitelikli hesaplama uzmanı, 1 gümrük bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; " Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi farklı zamanlarda tadil edil edilmiştir. Son olarak 5 nolu revize gerçekleşmiştir. Buna göre;
İşbu Revize Protokol'ün amacı, Taraflar arasında yapılan görüşmeler sonucunda tespit edilen ve Satıcının Anlaşmalara uygun şekilde ürünleri teslim etmemesindenkaynaklanan ve Taraflar tarafından kabul edilen Alıcının zararının tazmini konusundaki revize edilmiş ticari koşulları yansıtmaktır. Karşılıklı anlaşma ve Alıcı tarafından gösterilen tavizler ışığında, aşağıda yer verilen hükümlere ve Sözleşmelerde belirtilen teknik standartlara tam olarak uyulması beklentisi ile, taraflar aşağıdaki hükümlerde anlaşmışlardır. Satın Alma Sözleşmesi'nde ve revizelerde yer alan "Miktar” maddesi 11.500 mt şekilde revize edilmiştir.
5 nolu revize protokolün 8. Maddesine göre, “işbu Revize Protokol'ün, Satın Alma Sözleşmesi'nin, Revizelerin ve Çerçeve Sözleşme'nin herhangi bir hükmüne riayet etmez,
teslimler zamanında yapılmaz ise, Satıcı, söz konusu riayetsizliğin sonucu olarak meydana gelebilecek diğer tüm kayıplara ilaveten herhangi bir mahkeme kararına ihtiyaç
olmaksızın ilk taleple teslim edilmeyen ton başına 1.820 USD/mt ceza ödeyecektir. Eğer Alıcı işbu Revize Protokol'e riayet etmez ve ödeme ve teslim alma yükümlülüklerini ifa etmeyi reddederse Satıcı anlaşmayı sona erdirmeye yetkili olup Alıcı, satıcıyı gelecek pozisyonlarından kaynaklı kar kaybı da dahil ekonomik kayıpları bakımından sorumluluktan kurtaracaktır”.
Gümrük Mevzuatı bakımından yapılan değerlendirmede 11.500 ton üründen 7.974 tonluk kısmının tesliminin gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda 11.500-7.974=3.526 ton
eksik teslim söz konusudur.
Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine göre eksik teslim edilen kısım için ton başına 1.820 USD
cezai şart hesaplanmalıdır. Buna göre, takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere
3.526x1.820=6.417.320 USD cezai şart talep edilebileceği düşünülmektedir.
davalının davacıya 3.526 ton eksik teslimde bulunduğunu, 5 nolu revize sözleşmenin 8. maddesi hükmü gereği ton başına 1.820 USD cezai şart uygulanabileceğini, bu durumda teslim edilmeyen 3.526 ton için 6.417.320 USD cezai şart talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını" bildirmişlerdir.
Bilirkişi heyetinden, itirazların değerlendirilmesi, eski ve son sipariş yöntemleri arasındaki farkılıkların tespiti istenmiş ve ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti ek raporunda: "
Bilirkişi Heyet Kök Raporunda yer alan görüş ve tespitlerimizde değişiklik olmadığı,
Davalı’nın teslimini gerçekleştirdiği siparişlerde, aynı e-posta adresi üzerinden
gerçekleştirdiği teatileri, teslimini gerçekleştirmediği siparişlere ilişkin olarak
gerçekleştirmediği, sürecin ilerleyemediği ve nihayetinde, Bilirkişi Heyet
Raporumuzda belirtildiği üzere, 3.526 m ton malın Davacı’ya teslim edilmediği,
tarafına aynı yöntemle yani e-posta ile gönderilen bir kısım siparişlerde Davalı teatileri
sürdürmüş ve teslimatı gerçekleştirmişken, taraflar arasındaki teamüle ve önceki
teslimlerine karşın, yerine getirmediği bu dava konusu siparişlerde, sipariş e-
postalarına yanıt vermediği,
Davalı’nın finansal durumuna ilişkin dosyaya sunmuş olduğu bir kısım bilgi ve
belgenin Türk muhasebe prensipleri ve muhasebesel uygulamalar çerçevesinde bir
anlam ifade etmediği, Davalı’nın finansal yapısına ilişkin durumunu tam ve doğru
yansıtıp yansıtmadığının bu bilgi ve belgeler üzerinden tam olarak tespit
edilemeyeceği, yine de sunulan finansal veriler üzerinden ve bu bilgilerle sınırlı olarak
yapılan inceleme neticesinde Davalı’nın ticaret ve üretim hacmi, özkaynakları ve
duran varlıkları ile kar/zarar durumu göz önüne alındında talep edilen ceza bedelinin
davalı’nın ekonomik olarak mahvına sebebiyet verecek düzeyde yüksek olmadığı, " bildirilmiştir.
Sunulan bilirkişi raporları yeterli görülmüş ve itirazlar mahkememizce red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında yapılan çerçeve sözleşmesi uyarınca alıcı davacı tarafından satıcı davalıdan Çin'den Türkiye'ye gönderilmek üzere ürün siparişlerine ilişkin sözleşmeye aykırı şekilde eksik ürün gönderildiğinden bahisle cezai şart tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşme, revize sözleşmeler ve sipariş belgelerinden, davacının 11.500 ton ürün almasının kararlaştırıldığı, 5 nolu revize sözleşme ile bakiye kısmın 3.750 ton olarak belirlendiği, eksik ürün gönderimi halinde ton başına 1.820USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 5 nolu revizeden sonra 125 ton teslim edildiği ve eksik 3625 ton olduğu, tüm sözleşmelere göre teslim edilenin ise 7.974 ton olduğu, eksik miktarın 11.500-7.974=3.526 ton olduğu ve davacının bunun üzerinden cezai şart talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf savunmalarında, cezai şart bedelinin, sözleşmenin ifasından daha fazla avantaj sağlayacağı, davalının ekonomik mahvına sebebiyet vereceğini ileri sürmüş ise de, sözleşmedeki birim fiyatın ton başına 2720 USD iken 5 nolu revize ile uyuşmazlık konusu olan 3750 ton için ton başına 3670 USD bedel kararlaştırıldığı, cezai şartın da buna göre makul olduğu, taraflar tacir olup basiretli davranmakla yükümlü olduğu, cezai şartın yüksekliğinin tacirler tarafından ileri sürülemeyeceğinin yasal hüküm olduğu, davalının bu savunmalarının yersiz olduğu anlaşılmış ve itibar edilmemiştir.
Davalı taraf, siparişin usulüne uygun verilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiş ise de, mahkememizce itibar edilen uzman bilirkişi tespitlerine göre aynı mail adresleri üzerinden yazışmalar yapılıp önceki siparişlerin verildiği ve sonra belgelerin düzenlendiği, davaya konu siparişlerin de aynı mail adresinden verilmesine rağmen davalı tarafça olumlu olumsuz cevap verilmediği ancak sözleşmeden dönme ve cezai şart istemini içeren maile sonradan cevap verildiği, davalı tarafından, artan maiyetler nedeniyle siparişe olumlu yanıt vermediği ve bakiye malı göndermediği anlaşılmıştır. Davalının sipariş mailine cevap vermemesi nedeniyle ithalat ihracat belgelerinin düzenlenmediği ve fatura kesilmediği, bunun sorumlusunun davalı olduğu anlaşılmakla, davacının sözleşmeye göre cezai şart alacağına hak kazandığı ve davanın kabulü gerektiği yönünde mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacının davasının KABULÜİLE; 6.417.320,00 USD nin arabuluculuk başvuru tarihi olan 01/03/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 12.164.687,83 TL alınması gerekli harçtan, davacı tarafça peşin yatırılan 3.040.076,05 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 9.124.611,78 ‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan 2.836.806,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama nedeniyle harcanan 3.040.076,05 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı ve 20.425,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça harcanan yargılama giderinin kendi üzerinden bırakılmasına,
6-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/01/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır