Gümrük İdaresinin temyiz ettiği kaçakçılık ve elektronik haberleşme kanunu ihlali davasında mahkûmiyetin zamanaşımı nedeniyle bozulması, kamu davasının düşmesi ve kaçak eşya müsaderesi.
Özet: Gümrük İdaresinin, sanık hakkında Elektronik Haberleşme ve Kaçakçılıkla Mücadele Kanunlarına muhalefet suçlarından verilen mahkûmiyet hükmüne karşı yaptığı temyiz başvurusu kabul edilmiş; ancak Yargıtay, ilk mahkûmiyet kararının verildiği tarihten itibaren sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar vermiş, buna rağmen davaya konu kaçak eşyaların müsaderesine yönelik hükmün geçerliliğini korumuştur.

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/716 E., 2016/139 K.SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresiSUÇ: 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaSanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden Gümrük İdaresi 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu gözetilerek temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında verilen 10.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.