Davacı idarenin kamulaştırma bedelini mahkemece iki kez verilen kesin sürelere rağmen depo etmemesi üzerine davanın usulden reddi kararının temyizi.
Özet: Davacı idare tarafından açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesi belirlenen bedelin süresinde depo edilmemesi üzerine davanın usulden reddine karar vermiş; davacı idarenin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu da, Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereğince iki kez verilen 15 günlük kesin süreye rağmen bedelin yatırılmaması nedeniyle bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Davacı idare vekili, kamu yararı ve usul ekonomisi gerekçeleriyle ek süre verilmesi gerektiğini, bedelin fahiş olduğunu ve emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını belirterek, bölge adliye mahkemesinin bu ret kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/6513 Esas, 2025/17 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2023/498 Esas, 2024/243 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., Mahallesi 415 79... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamu yararı ve usul ekonomisi gözetilerek kararın depo edilmesi için ek süre verilmesi gerektiğini, yakın tarihli Yargıtay kararlarında usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediğine ilişkin beyanı alınmak suretiyle karar verilmesi yönünde hükmün bozulduğunu, dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini, taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payını %45 oranına tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 29.02.2024 tarihli celsede davacı idare vekiline tespit edilen kamulaştırma bedelini, açılacak ...Bankası .... hesabına depo etmesi ve makbuzu sunması için 15 günlük süre verildiği, 04.04.2024 tarihli celsede yine aynı bedelin yatırılması için 15 günlük kesin süre verilerek davanın reddedileceği hususunun ihtar edildiği ancak davacı idare vekilince verilen kesin süreye rağmen kamulaştırma bedelinin depo edilmemesi nedeni ile 27.06.2024 tarihli celsede davanın usulden reddine karar verildiğinin görüldüğü, 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında; "... kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen miktarın 10. maddeye göre mahkemece yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılması ve yatırıldığına dair makbuzun ibraz edilmesi için idareye onbeş gün süre verilir. Gereken hallerde bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir." hükmünün düzenlendiği, yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 90 ıncı ve 94 üncü maddeleri uyarınca kanunda belirtilen süreler kesin olup hakim tarafından, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, artırılıp veya eksiltilemeyeceğinin düzenlendiği, tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre; 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince usulüne uygun olarak iki kez verilen 15 günlük süreye rağmen davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edilmemesi karşısında İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen kamulaştırma bedelinin depo edilmesi için davacı idareye 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca usulüne uygun süreler verildiği hâlde, davacı idarece bedel bloke edilmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı idare tarafından karar tarihinden sonra depo kararının gereği yerine getirilmediği gibi, davalı asılların son duruşmada davanın reddine karar verilmesi yönündeki beyanları gözetildiğinde, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının usul ekonomisi kapsamında bozulmasına yer olmadığı sonucuna varılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.