Hazinenin cemevi bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile hazine adına tescili talepli davasında, yirmi yıldan uzun süreli zilyetlik nedeniyle istinaf mahkemesince davanın reddine karar verilmesi.
Özet: Hazinenin, kadastro sırasında orman sınırında olduğu gerekçesiyle tespit dışı bırakılan ve üzerine cemevi inşa edilen taşınmazın tapu kaydının iptali ile hazine adına tescilini talep ettiği davada, ilk derece mahkemesi taşınmazın hazine adına tesciline karar vermiş; ancak davalıların istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi, çeşitli bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanlarının cemevinin 1993-1995 yıllarında inşa edildiğini ve taşınmazın davalılarca yirmi yıldan uzun süredir nizasız ve fasılasız kullanıldığını gösterdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış ve davanın tamamen reddine hükmetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2024/6109 E.  ,  2025/6576 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1196 E., 2024/1346 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/526 E., 2024/300 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili Merkez ilçesi ... köyü sınırları içerisinde bulunan taşınmaz mallara 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-madde 5 ve geçici 8. maddeleri gereğince tahdit ve tespit çalışmaları yapıldığını, dava konusu taşınmazın komisyon tarafından davalılar adına tespit edildiğini, 766 sayılı Tapulama Kanun'u (766 sayılı Kanun) gereği yapılan çalışmalarda dava konusu taşınmazın orman sınırında olması nedeniyle tespit dışında bırakıldığını belirterek, söz konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman bölgesinde olmadığını, zilyetlikle kazanım şartlarına sahip taşınmaz olduğunu, taşınmaz üzerinde ... İl Özel İdaresinin maddi desteği ve ... köyü yardımlaşması ile cemevi inşa edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda mahallinde keşif yapıldığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarında dava konusu taşınmazın öncesinde boş olduğu, 1993/1995 yıllarında dava konusu cemevinin köylü tarafından yapıldığı bildirilmişse de inşaat bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının 04.04.2019 tarihinde 18-19 olduğunun bildirildiği, kadastro tarihine göre ise yapım yaşının 14-15 olduğu, bilimsel analizlere göre inceleme yapılan inşaat bilirkişisinin raporunun hükme esas alınması gerektiği, hava fotoğrafları yönüyle geoport sayfası üzerinden dava konusu taşınmazın 19 92... yılında raster fotolarının bulunduğu gösterilmesine rağmen yapılan araştırmada bu tarihlerde fotograf olmadığıınn bildirildiği, dava konusu taşınmaz üzerindeki yapının hava fotoğraflarında 1972 yılında görülmediği, yapının 2006 yılı hava fotoğraflarında görüldüğü, ancak davalı tarafça dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının yapım tarihinin ispatlanamadığı, mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın daha önce de boş ve kullanılmaz durumda olduğu, dava konusu taşınmazın kadastro öncesi 20 yıl süreyle kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince taşınmazın üzerindeki, fen bilirkişisinin 20.03.2024 tarihli raporu ve eki krokide (A) harfiyle gösterilen 192,39 m² taban alanlı yapı ile (B) harfi ile gösterilen 23,11 m² taban alanlı yapının davalı ... Kişiliğine ait olduğunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince inşaat bilirkişisinden alınan 14.06.2023 tarihli ek raporda taşınmaz üzerinde yer alan yapının 2019 yılı baz alındığında 18-19 yapım yaşında olduğu belirtilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmaz üzerinde yer alan cemevinin yapımına 1993-1994 yıllarında başlandığı ve 1995 yılında tamamlandığının belirtildiği, inşat bilirkişisinin 13.10.2022 tarihli raporunda 2015 yılı baz alındığında yapının 19-20 yapım yaşında olduğunun tespit edildiği, kaldırma kararı öncesinde alınan 01.06.2020 tarihli inşaat bilirkişi raporunda da taşınmazın 21-30 yapım yaşı aralığında olduğunun tespit edildiği, ilgili raporların ve mahalli bilirkişi beyanlarının birbirlerini destekler mahiyette olduğu, bu raporların hükme esas alındığı, taşınmazın bitişiğinde köy yerleşkesi olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 16. maddesi hükmü de gözetildiğinde davalı lehine taşınmazın nizasız, fasılasız 20 yıldan uzun bir süredir kullanıldığına dair kanaat oluştuğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeninden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, dava konusu taşınmazda imar-ihya bulunmadığını, 20 yıllık zilyetliğin söz konusu olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.