İstanbulda bir parselin 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna orman sınırı kapsamında itirazına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir taşınmazın eksik ölçüldüğü iddiasıyla başlayan ve orman idaresinin taşınmazın bir bölümünün orman sınırları içerisinde kaldığını iddia etmesiyle birleşen davada, ilk derece mahkemesinin ana davayı reddedip orman idaresinin talebini kabul ederek taşınmazın belirli bir kısmının devlet ormanı niteliğinde olduğuna hükmetmesi, istinaf mahkemesinin bu kararı esasen onayıp yargılama giderleri yönünden düzeltmesi üzerine, davalı hazinenin orman idaresi lehine verilen kararın usul ve yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle yaptığı temyiz başvurusunu konu almaktadır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/60 E., 2024/2194 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2018/235 E., 2020/301 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl dava davacısı ... vekili Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 27... parsel sayılı taşınmazın 500 m² ve zilyetliğinin kendisinde olduğunu, ancak yapılan çalışmalarda 285 m² olarak askıya çıkarıldığını, taşınmazın eksik ölçüldüğünü belirterek, hakkının zarara uğramaması için hatanın giderilmesini talep etmiştir.2. Birleşen davanın davacısı Orman İdaresi vekili Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 27... parsel sayılı taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan alanlardan olduğunu, bu alanlarda kadastro çalışması yapıldığını, kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerin fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhtesadın kime veya kimlere ait olduğu ve kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığının kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek sureti ile kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceğini, dava konusu taşınmazda bulunan yapıların orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek, dilekçe ekindeki koordinatlara göre bu kısmın tapuda belirtilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 14.10.2015 tarihli ve 2010/481 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen davalarda Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karar kesinleştikten sonra dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine devredilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosyada dava konusunun, zilyetlik tespitine yönelik olduğu, birleşen dosyada ise dava konusunun, kadastro tespitine itiraza yönelik olduğu, fen bilirkişinin 04.11.2019 tarihli krokili raporunda özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 27... parsel sayılı taşınmaz içindeki binanın krokide (A) harfi ile gösterilen kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 147,00 m²lik kısmının 22 99... nolu orman parseli içinde kalması nedeni ile tespit dışı tutulduğunun, birleşen dosya yönünden ise 1 27... parsel içinde bulunan ve krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın orman sınırları içinde kaldığının kadastro tutanağında belirtilmesinin talep edildiğinin belirtildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, ana dosyada davacının talep ettiği kısmın orman sınırları içinde kaldığı, birleşen dosyada davacının talep ettiği kısmın da yine orman sınırları içinde kaldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, ana dosyada davacının davasının reddine, birleşen dosyada ise davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisinin 04.11.2019 tarihli raporunun ekinde yer alan ve krokide (A) harfi ile gösterilen 36,83 m²lik kısmının Devlet ormanı sınırlarında kaldığının tapunun beyanlar hanesine yazılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Hazine aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; birleşen dava yönünden kabul kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Orman İdaresinin iddialarını resmi belgelerle ispat etmesi gerektiğini, bilirkişilerce yeterince inceleme yapılmadığını beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.