Kadastro tespitine itiraz davasında hazine arazisi iddiası, zilyetlikle kazanım koşulları ve yargıtay bozması sonrası kısmen kabul edilen karar.
Özet: Hazine tarafından orman vasfında olduğu iddia edilen bir taşınmazın kadastro tespitine itiraz davasında, ilk derece mahkemesinin davayı reddeden kararı, hava fotoğraflarının pafta ile çakıştırılmaması ve eksik bilirkişi incelemesi nedeniyle Yargıtay tarafından bozulmuştur; bozma sonrası yapılan yargılamada, yenilenen bilirkişi raporları ve mahalli tanık beyanlarıyla taşınmazın geçmişte ham toprak vasfında olduğu, 1985 öncesi imar-ihya faaliyetlerinin başladığı ve davalının babadan devren 20 yıldan uzun süredir zilyetliğinin sabit olduğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu kısmi kabul kararı davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/2 E., 2024/9 K.KARAR : Davanın kısmen kabulüneTaraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesine istinaden yapılan kadastro çalışması sırasında, Çorum ili Merkez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 84... parsel sayılı 76,25 m² yüzölçümündeki taşınmazın senetsizden davalı ... adına tespit edildiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman sayılan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı duruşmadaki beyanında; bu yerin babasından kendisine kaldığını, babasının 1984 yılında dava konusu taşınmazı satın aldığını, parselde evinin ve evin önündeki boş avlusunun bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.III. MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli ve 2016/530 Esas, 2016/146 Karar sayılı kararı; keşif sırasında dinlenen tespit bilirkişileri ve mahalli bilirkişilerin beyanlarından davalının dava konusu taşınmazı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14/1. maddesi gereğince davasız-aralıksız 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğu, alınan orman bilirkişisi ve ziraat bilirkişisi raporlarından dava konusu taşınmazın orman sayılmayan sahalardan olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Çorum ili Merkez ilçesi ... köyü 1 84... parselin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişiler tarafından her ne kadar dava konusu taşınmazın 1956 tarihli hava fotoğrafındaki konumu incelenmiş ve orman sayılmayan alanda kaldığı belirlenmiş ise de, hava fotoğrafı kadastro paftası ile çakıştırılmadığından, söz konusu rapor denetlenemediği gibi, bilirkişi raporlarından taşınmazın ahır ve arsa olarak kullanıldığı anlaşılmakta olup, keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişiler taşınmaz üzerinde bulunan ahırın 1975-1976 yıllarında eski malik ... tarafından yapıldığını, 1984 yılında davalılarca satın alındığını ve o tarihten beri davalılarca kullanıldığını ifade ettikleri halde arsa olarak kullanılan kısma ilişkin herhangi bir beyanları alınmamış ve arsa kenarında 1 adet 12 yaşlı vişne, 1 adet 6 yaşlı erik ağacının bulunduğu belirtilen ve hükme esas alınan, yetersiz ziraatçı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş olması nedeniyle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuştur.B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esas numaralı kararı ile; mahalli bilirkişilerin anlatım ve gösterimleri, orman ve ziraat bilirkişilerinin değerlendirmeleri ile ortofoto, hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planlarının bozma ilamında belirtilen standartlarda çakıştırarak üç boyutlu değerlendirme yapan jeodezi ve fotogrametri bilirkişisi, 1952, 19 56... yılı görüntülerinde taşınmazın tamamının ham toprak vasfında olduğu, 1985, 1990, 20 05... yıllarına ait görüntülerde (A) ve (C) bölümlerinin kullanılmayan arazilerden ve ham toprak vasfında olduğu, taşınmazın batı sınır komşusu 1 84... parsel içerisindeki yapının (ahır) davalı parsel içerisine taşkın yapan (B) bölümünün gözlemlendiği ilk görüntü tarihinin 1985 yılı olması nedeniyle imar-ihya faaliyetinin 1985 yılı öncesinde gerçekleştiğinin belirtildiği, taşınmazın ziraat bilirkişisince kuru arazi olarak mütalaa edildiği, davalının kadastro çalışma sahasında 100 dönümü aşan senetsizden kazanımının bulunmadığı, davalının zilyetliğinin eski malik sıfatıyla zilyetten devren ve babasından intikalen 20 yıldan uzun süredir nizasız fasılasız sürdürdüğünün mahalli bilirkişi beyanlarıyla sabit olduğu birlikte değerlendirilerek, gerekçeli kararın eki kabul edilen fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 5,63 m² alanın ve (C) harfi ile gösterilen 35,14 m² alanın "ham toprak" vasfıyla davacı Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen 35,48 m² alanın "arsa" vasfıyla tespit maliki ... adına tapuya kayıt ve tescili ile bu alandaki taşkın yapının ...'a ait olduğuna dair muhtesat şerhinin beyanlar hanesine işlenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile yetersiz raporla karar verildiğini, orman araştırmasının tam olarak yapılmadığını, davalı açısından mülkiyete esas zilyetliğin söz konusu olmadığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.S O N U Ç : Yukarıda yazılı nedenlerle, Davacı Hazine vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.