Tapu iptali ve tescil davasında, mera ve orman vasfındaki taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığına dair temyiz incelemesi kararı.
Özet: Davacının, kırk yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu, üzerinde meskenler ve arılıklar inşa ettiğini iddia ederek, kadastroda mera vasfıyla tespit edilmiş, daha sonra orman olarak sınırlandırılarak Hazine adına tescil edilmiş bir taşınmazın tapusunun iptali ve kendi adına tescilini talep ettiği davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, taşınmazın mera niteliği ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmaması gerekçesiyle davanın esastan reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/803 E., 2024/2729 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2017/151 E., 2022/636 K.Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibariyle 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde davacı vekili, davalı Hazine vekili ve feri müdahil Orman İdaresi vekilinin katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 23.10.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu 688 parsel sayılı taşınmaz, 1963 yılında yapılan kadastro çalışmasında, 941.000 m² yüzölçümü ve mera vasfı ile ... köyü manevi şahsiyeti adına tespit edilmiş, bu tespite karşı şahıslar tarafından açılan dava sonucunda, Kartal Tapulama Hakimliğinin 14.07.1967 tarihli ve 1965/42 Esas, 1967/136 Karar sayılı ilâmı ile 688 parselin 8.325 m²sinin kararda adı geçen davacı şahıslar adına tesciline, geri kalan 932.675 m²sinin ise ... köyü manevi şahsiyeti adına mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, söz konusu karar 25.09.1967 tarihinde kesinleşmiş ve karar doğrultusunda taşınmazın 8.325 m²lik kısmı 813 parsel numarasıyla davacı şahıslar adına, geri kalan kısmı ise 688 parsel numarasıyla ve mera vasfıyla mera özel siciline kaydedilmiştir.Dava konusu 688 parsel sayılı taşınmaz 21.11.1985 tarihinde ilân edilen Orman Kadastrosunda Devlet ormanı olarak sınırlandırılmış ve Orman İdaresi tarafından açılan İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29.04.2014 tarihli ve 2013/45 Esas, 2014/315 Karar sayılı kesinleşen kararı doğrultusunda orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir. Dava konusu 688 parsel sayılı taşınmaz 2015 yılında 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrası uyarınca yapılan düzeltme çalışması sonrasında 1372, 13 73... parsellere ifraz edilmiş, 13 73... parseller ham toprak vasfı ile Hazine adına, 1372 parsel ise 545 parsel ile tevhid edilerek Devlet ormanı vasfı ile 1 01... parsel numarası altında tapuya tescil edilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Pendik ilçesi ... Mahallesinde bulunan 688 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı olduğunu, bu taşınmazın yaklaşık 6.289 m²sinin 40 yıldan fazla süredir müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, müvekkilinin taşınmazı malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazda iki mesken, üç tane arıları koymak için kargir ev bulunduğunu, evlerin 35 yıl önce yapıldığını, taşınmazın tüm vergilerinin müvekkili tarafından ödendiğini, komşu 551 parselin (2B) niteliğinde bulunduğunu, dava konusu taşınmazın ise (2B) kapsamında kalmadığını, orman vasfında bulunmadığını, 30-35 yıl önce orman vasfını kaybettiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.İhbar olunan Orman İdaresi vekili 18.04.2018 tarihli dilekçe ile; davalı Hazine yanında davaya feri müdahil olarak katılmalarına ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı, (B) harfi ile gösterilen kısmının ise zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "dava konusu 688 parsel sayılı taşınmaz tespitin kesinleştiği 1967 yılından İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/45 Esas ve 2014/315 Karar sayılı kesinleşen kararı ile 27.05.2015 tarihinde orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiği tarihe kadar mera vasfıyla tapuda kayıtlı olduğu, mera niteliğindeki taşınmazların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı ve dava konusu taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713/2. maddesinde belirtilen taşınmazlardan da olmadığı" belirtilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine ve fer-i müdahil Orman İdaresine verilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.