İzmirde taşınmaz kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularını reddetmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi ve yasal faiz başlangıcına yönelik usuli kazanılmış hak sorunu.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, ilk derece mahkemesince yapılan ikinci yargılamada davanın kabulüne karar verilmesi üzerine, hem idarenin kamulaştırma bedelinin yüksek olduğu, faiz başlangıcının hatalı olduğu ve düzenleme ortaklık payı kesintisi talepleri hem de davalıların bedelin düşük olduğu itirazları, bölge adliye mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlemelerin usulüne uygun olduğu ve idarenin faiz başlangıcına yönelik itirazının önceki istinaf aşamasında ileri sürülmediği için usuli kazanılmış hak teşkil etmesi gerekçeleriyle esastan reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/6138 Esas, 2025/393 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2024/262 Esas, 2024/463 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 415 92... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açtıklarını, bu davanın sonucunun eldeki davayı ilgilendirdiği gözetilerek bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla değerli olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha yüksek bedellerin belirlendiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dava konusu taşınmazın metrekare birim bedelinden %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kullanılan hesaplama tekniğinin hatalı olduğunu, ilk karar gereği müvekkili idarece ödenen bakiye harç dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla çok daha kıymetli olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha yüksek bedellerin belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince Dairenin kaldırma kararı uyarınca bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hükme esas alınan 04.06.2024 tarihli ek bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunun kabulü ile zeminine emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla metrekaresine 9.702,00 TL/m², üzerinde bulunan yapıya resmî birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı düşülerek değer biçildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davacı idarece tespit edilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesine itiraz edilmiş ise de İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda da faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlendiği, ilk karara karşı yapılan istinaf başvurusunda davacı idarece bu hususun istinaf sebebi olarak ileri sürülmediği, istinaf sebeplerine bağlılık ve kamu düzeni ilkesi dikkate alınarak Dairelerince yapılan inceleme sonucunda bu hususun kaldırma sebebi yapılmadığı ve bu durumun davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinin anlaşılması karşısında davacı idarenin faizin başlangıç tarihine yönelik itirazının yerinde görülmediği, tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre, arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan yapıya aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesine ve tespit edilen bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden derhal davalı tarafa ödenmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.