2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa dayalı bedel tespiti ve tescil davasında, bilirkişi raporu ile emsal değerlendirmesinin uygun bulunarak istinafın esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı bölge adliye mahkemesince bir kez kaldırılarak dosya yeniden yargılamaya gönderilmiş, ilk derece mahkemesinin tekrar aynı yönde karar vermesi üzerine yapılan istinaf başvurularını ise bölge adliye mahkemesi, kamulaştırılan taşınmazın arsa vasfında olduğu, bilirkişi raporundaki değer tespitinin ve kullanılan emsalin hukuka ve dosya kapsamına uygun bulunduğu, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının ve davacı idare lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin yerinde olduğu gerekçeleriyle esastan reddetmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/473 Esas, 2025/434 Karar KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 11. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2024/177 Esas, 2024/331 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 415 99... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işleminin iptali için idare mahkemesinde iptal davası açtıklarını, bu davanın sonucunun eldeki davayı ilgilendirdiği gözetilerek bekletici mesele yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla değerli olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha yüksek bedellerin belirlendiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihinin 27.09.2023 olarak ve faiz bitiş tarihinin ilk karar tarihi olan 09.01.2024 tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsal taşınmaz daha değerli olduğu hâlde, dava konusu taşınmazın emsal ile eşdeğerde kabul edildiğini, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla çok daha kıymetli olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha yüksek bedellerin belirlendiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dosyaya celp edilen belgelere göre arsa niteliğinde olduğu, bu hali ile arsa olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesi 415 87... parsel sayılı taşınmazın emsal alınmasında bir olumsuzluk görülmediği, ayrıca aynı kamulaştırma kapsamında bu emsalin Dairelerine istinaf incelemesi için gelen başka dosyalarda da uygulanmış olması nedeniyle değerlendirmede birlik sağlayacağından aynı emsal ile sonuca gidilmesinin uygun bulunduğu, dosyada bulunan bilirkişi kurulu raporunun 2942 sayılı Kanun'un değer belirlemeye esas düzenlemelerine teknik olarak uygun olduğu, dosya kapsamında dava konusu taşınmaz ve emsale ilişkin kayıtların toplandığı, bilirkişi raporunun dava konusu taşınmazın niteliğine uygun olarak düzenlendiğinin görüldüğü, alınan emsalin uygun olduğu, gelen müzekkere cevaplarına göre, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla, emsal alınan taşınmazın da satış tarihi itibarıyla imar uygulaması sonucu oluşmuş imar parselleri olduğu, dolayısıyla bilirkişi raporunda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının doğru bulunduğu, ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı yıpranma payı düşülerek; ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararla davalı tarafa ödenmesine hükmedildiği gözetilmeksizin, tüm bedel için son karar tarihine kadar yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi faiz başlangıç tarihinin hükümde hatalı gösterilmesi de bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. KARARAçıklanan sebeple;1. Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "26.09.2023 tarihinden ilk karar tarihi olan 03.10.2024" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "27.09.2023 tarihinden ilk karar tarihi olan 09.01.2024" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.