Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, emsal karşılaştırması ile değerleme uyuşmazlığının Yargıtay nezdinde incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir idare tarafından açılan, İzmirde bulunan bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kendi adına tescili talepli davayı özetlemektedir; ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının ardından, hem davacı idare hem de davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine bölge adliye mahkemesi, davalı vekilinin istinafını reddederken davacı idarenin istinafını kısmen kabul ederek ilk derece mahkemesi hükmünü düzelterek yeniden esas hakkında karar vermiş, bu kararda taşınmazın arsa niteliğinde olduğu ve emsal karşılaştırması yöntemiyle yapılan değer tespitinin doğru bulunduğu, davalının sunduğu farklı emsalin ise üzerindeki yapı nedeniyle oluşan çelişkili raporlar sebebiyle uygun görülmediği belirtilerek davanın kabulüne yönelik hükmü, tarafların temyizi üzerine yüksek mahkeme tarafından incelenmektedir.
5. Hukuk Dairesi         2025/1704 E.  ,  2025/13466 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/646 Esas, 2024/4197 Karar
KARAR: Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/221 Esas, 2023/744 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davalı vekili yönünden esastan reddine, davacı idare vekili yönünden kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ..., ... Mahallesi 415 75... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemin metrekare birim değeri ile üzerindeki yapı değerinin kıymet takdir komisyonu raporunda düşük hesaplandığını, taşınmaza yakın konumda bulunan ... Mahallesi 34 71... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma dosyasının güçlü delil niteliğinde olup, yapılacak değerlendirmede esas alınması gerektiğini, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede aynı proje kapsamındaki kamulaştırma dosyalarında daha düşük bedellerin belirlendiğini, dosyaya sundukları emsallerin değerlendirilmediğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, dava konusu taşınmazın metrekare birim bedelinden %45 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın zemini ve zemin üstü için belirlenen bedelin düşük olduğunu, dosyaya sundukları emsal taşınmazların değerlendirmeye alınmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaza uzak mesafede bulunduğunu ve uygun niteliğe sahip olmadığını, dava konusu taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla emsal taşınmazdan daha değerli olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... Alanı kapsamında 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında fuar ve festival alanında kaldığı, ıslah-imar parseli olduğu belirlendiğinden, arsa niteliğinde olduğu kabulünün doğru olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda aynı mahallede, dava konusu taşınmaza 400 metre mesafede bulunan 415 87... parsel sayılı taşınmazın 08.09.2021 tarihli satışının somut emsal olarak kabul edilmesi ve emlak vergisine esas metrekare rayiç değerleri gözetildiğinde yapılan kıyaslamanın uygun bulunduğu, değerlendirme tarihleri itibarıyla taşınmaz değerlerindeki artış dikkate alındığında Daireye aynı mahallede bulunan taşınmazlara ilişkin intikal eden dosyalarda biçilen bedeller ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı vekilince emsal gösterilen İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/447 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yakın konumdaki taşınmaza çok daha yüksek bedel belirlendiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de yapılan incelemede somut emsal olarak kabul edilen 416 05... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapı alanı ile ilgili Dairelerine intikal eden dosyalardaki çelişkili bilirkişi raporları nedeniyle, yapının keşif tarihinde yıkılmış bulunması sonucunda çelişki giderilemediğinden, söz konusu satışın emsal alınamayacağının kabul edildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıya, belirlenen yapı sınıfına uygun olarak 2023 yılı Yaklaşık Yapı Maliyeti Tebliği esas alınıp, yıpranma ve eksik imalat payının mahsup edilmesi suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasının iptaline karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürütülemeyeceği yönündeki Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları dikkate alındığında, dava tarihi itibarıyla işbu kararda faize dava tarihinden 4 ay sonrasından hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun davalı yönünden esastan reddine, davacı idare yönünden kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca fazla depo edilen bedelin iadesinde uygulanacak faiz yönünden hatalı hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerinde bulunan yapılara aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.