Silahla yaralama sonucu kol kaybı nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında haksız tahrik indirimi ve tazminat hesaplama yöntemleri üzerine temyiz incelemesi.
Özet: Davacı, davalının silahla yaralaması sonucu sol kolunu kaybetmesi üzerine açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ceza yargılamasında haksız tahrik hükümleri uyarınca cezalandırılan davalıdan cismani zararlar, kazanç kaybı ve tedavi giderleri için talep ettiği tazminatın, ilk derece mahkemesince başlangıçta ve istinaf bozması sonrası yeniden yapılan yargılamada %50 hakkaniyet indirimi uygulanarak hükmedilmesi ve istinaf mahkemesince de toplam maddi tazminatın haksız tahrik indirimiyle yeniden hesaplanarak davacının talep ettiğinden düşük belirlenmesi üzerine, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/671 -2025/847İLK DERECE MAHKEMESİ : Saruhanlı 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2021/505 Esas - 2023/117 KararBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacıyı yaralaması sonucunda davacının almış olduğu kurşun yarası nedeniyle sol kolunu kaybettiğini, taraflar arasında meydana gelen olay sebebiyle davalının Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/ 52... /91 karar sayılı ilamı ile yargılamanın yapıldığını ve davalının TCK 86/1 gereğince cezalandırıldığını, yaşanan olay nedeniyle davacının sol kolundan sakat kaldığını, sol kolunun olmamasından dolayı çalışamadığını ve mağdur olduğunu, meydana gelen olaydan dolayı davacının 70.000,00 TL civarında tedavi masrafı ödediğini, yaşananlardan sonra davacının maddi manevi sıkıntı yaşadığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alanında uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere davacının çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplarından ve kazanç kaybı ile tedavi giderlerinden, kaybedilen kolun yerine takılabilecek protez kol ve estetik masraflarından oluşan cismani zararlar olarak şimdilik 150.000,00 TL belirsiz alacağın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, sol kolunu yitirmesi sebebiyle davacının yaşadığı manevi acıları dindirmek için 150.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 10.05.2021 tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin istemini 740.877,23 TL olarak ıslah etmiş, 30.11.2022 tarihli dilekçesi ile cismani zarar bedelinin 927.870,99 TL'ye arttırıldığını beyan etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisine ait kahveye gelerek baskın yaparak kendisini öldürmeye çalıştığını, yaşanan olay neticesinde davacının kendi kusuru ile yaralandığını, ceza davasında bu hususun göz önüne alındığını, asıl mağdurun kendisi olduğunu, kendisinin davacıdan tazminat talebinin bulunduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2021 tarih ve 2018/3 47... /230 Karar sayılı kararı ile davacı için geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olarak hesaplanan 740.877,23 TL maddi tazminattan takdiren %50 hakkaniyet indirimi yapılması ile tespit edilen toplam 370.438,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktara kaza tarihi olan 25.09.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFKarar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2021 tarih ve 2021/22 91... /2144 Karar sayılı kararıyla davacı tarafça bilirkişi raporuna yaşam süresinin doğru tespit edilmediği yönünde itiraz edilmiş olmakla, buna göre davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kaldırılma kararı verilmiştir. Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 01.03.2023 tarih ve 2021/505 E, 2023/117 K sayılı kararı ile davacı için geçici ve sürekli iş göremezlik zararı olarak hesap edilen 1.668.748,22 TL maddi tazminatın (ceza yargılamasındaki haksız tahrik oranı nazara alınarak) takdiren %50 hakkaniyet indirimi uygulanması sonucunda tespit edilen 834.373,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu miktara haksız fiil tarihi olan 25.09.2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı tarafından açılan manevi tazminat istemli davanın kısmen kabulü ile davacı için takdir ve tayin olunan 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 25.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.20 23... /2169 E., 2023/2300 K. sayılı kararı ile davacının talep edebileceği toplam maddi tazminat miktarı 885.738,80 TL olarak hesaplanmış olup, hüküm altına alınacak tazminat tutarının ise 1/2 oranında haksız tahrik indirimi yapıldığında 442.869,40 TL olması gerektiği, mahkemece talep artırım dilekçesi doğrultusunda 834.373,00 TL maddi tazminat hüküm altına alınmış olmakla davalı tarafın istinaf başvurusunda bulunmadığı dikkate alındığında davacı vekilince 10.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin istem fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan 740.877,23 TL olarak ıslah edildiğinden artık bu miktarın üzerinde maddi tazminata hükmedilmesinin talebin aşılması niteliğinde olacağı, taleple bağlılık ilkesinin aşılması kamu düzeni ile ilgili olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf başvurusunda bulunmayan davalı bakımından davacı lehine usulü kazanılmış hak sonucunu doğurduğunun söylenemeyeceği, davalı bakımından İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesi gerektiği gerekçeleriyle; "1-Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Kamu düzenine ilişkin olarak talebin aşılması sureti ile karar verilmiş olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 3 55... /1. fıkrası (b-2) bendi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davanın kısmen kabulüne, b)740.877,23 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın 25.09.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıBölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 16.10.2024 tarihli 2023/13330 E. 2024/9753 K. sayılı ilamıyla mahkemece 370.438,61 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin kararıyla; davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve progresif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kaldırılma kararı verildiği, kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince 834.373,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince, taleple bağlılık ilkesinin aşılmasının kamu düzeni ile ilgili olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının istinaf başvurusunda bulunmayan davalı bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak sonucunu doğurduğu söylenemeyeceğinden davalı bakımından İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzenine ilişkin olarak talebin aşılması sureti ile karar verilmiş olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının maddi tazminat yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; 740.877,23 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 25.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, istinaf yoluna yalnızca davacının geldiği, her ne kadar talep aşılması re'sen gözetilebilse de bu hususun kanun yoluna başvuran taraf yararına mümkün olduğu, kanun yoluna gelen aleyhine olacak şekilde yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma kararı doğrultusunda yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerektiğinden davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 834.373,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 25.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; hakkaniyet indirimi yapılmaması gerektiğini, manevi tazminatın düşük takdir edildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, uzuv kaybına neden olacak şekilde silahla kasten yaralama eylemi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ceza yargılamasındaki haksız tahrik oranı nazara alınarak takdiren %50 hakkaniyet indirimi uygulanmasında, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının yeterli bulunduğunun anlaşılmış olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.