Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı davasında, aynı kazaya ilişkin mahkeme başvurusunun bulunması nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu kararının usulden bozulması.
Özet: Temyiz incelemesinde, trafik kazası sonucu yaralanan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebiyle sigorta tahkim komisyonuna başvurmasına rağmen, aynı kaza ve tazminat talebiyle daha önce sigortalı araç sürücüsü aleyhine asliye hukuk mahkemesinde dava açtığı tespit edildiğinden, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince tahkim başvurusunun usulden reddi gerekirken esasa ilişkin karar verilmesi hatalı bulunarak itiraz hakem heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2024/5074 E.  ,  2025/12514 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2024/375 E., 2024/380 K.
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI: 2024/İHK-24599
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI: K-2024/71100
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın 07.03.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini 360.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun olmayan evraklarla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak yasal faizden dava tarihinden itibaren sorumlu olabileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporu gereği davaya konu trafik kazası nedeniyle davacının %25 oranında maluliyetinin bulunduğu, davacının sunduğu 07.07.2023 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, hakemce alınan kusur raporuna göre davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davalının teminat limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın tahsilde tekerrür olmamak üzere kabulü ile 360.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, tarafların uzlaşıp uzlaşmadıklarının araştırılarak sonucuna göre talebin reddi gerektiğini, kaskın takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, adli rapor ücreti gibi teminat dışı taleplerin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının tazminat talebine ilişkindir.
1.Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/320 esas sayılı dosyasında davalı tarafından sigortalı araç sürücüsü... aleyhine 08.07.2018 tarihinde dava açıldığı, davanın 07.03.2018 tarihli kaza sonucu davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 14. fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Somut olayda, davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/320 esas sayılı dosyasında davacı tarafından sigortalı araç sürücüsü... aleyhine 08.07.2018 tarihinde eldeki hakem başvurusuna konu trafik kazası nedeniyle dava açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince, davacı tarafından davalıya karşı ileri sürdüğü tazminat bakımından da mahkemeye başvurması gerektiğinden, başvurunun bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya kapsamından, Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/320 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada davacının, dava dışı sürücü...'e karşı talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar uyuşmazlığın mahkemeye intikal etmesi nedeniyle davanın mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş ise de bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira önceki dosyanın tarafları ile iş bu dosyanın tarafları birbirinden farklı olduğu için aynı uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettiğinden bahsedilemeyeceği ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.