Hazinenin Antalya Manavgattaki mahlulat kaydına dayanarak açtığı miktar fazlası tescili talebinin mahkemelerce reddine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Hazinenin 1917 tarihli mahlulat kaydına dayanarak, özel şahısların tapu kayıtlarındaki miktarı aşan taşınmaz kısımlarının kendi adına tescilini ve müdahalenin önlenmesini talep ettiği, 1950li yıllardaki toprak tevzi çalışmaları ve uzun yıllar süren yargılamalarla karmaşık bir geçmişe sahip olan bu davada, ilk derece mahkemesinin davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurularını değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi, ilk hükmü kaldırarak yeniden esas hakkında Hazinenin davasını reddetmiş olup, bu ret kararı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2023/3332 E.  ,  2025/6548 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/2044 E., 2023/8 K.
KARAR: İstinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Manavgat Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2005/71 E., 2019/25 K.
Taraflar arasındaki genel Mahkemeden aktarılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 81, 82, 83, 90... parsel sayılı taşınmazlar, tapu kaydı ve Hazineye ait mahlulat kaydı uyarınca ... oğlu ... mirasçıları arasındaki taksim dikkate alınarak 81 parsel ... ve ... ve Hazine adına; 82 parsel ... mirasçıları ve Hazine adına; 89 parsel ... ve Hazine adına; 90 parsel ... ve Hazine adına adına; 91 parsel ... ve Hazine adına paylı olarak ve taşınmazların Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/199 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları belirtilerek tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili 11.01.1958 tarihli dava dilekçesi ile; davalıların kayıtları kapsamında kalan kısma bir itiraz ve davada bulunmamakla birlikte; kayıt kapsamı dışında kalan kısmın Hazinenin dayandığı mahlulat kaydının (03.05.1333 tarihli ve 10 sayılı mahlulat) kapsamında kaldığını, söz konusu kaydın tapu kaydı niteliğinde olduğunu, mahlulat kaydının dava konusu taşınmazların tamamını kapsamına aldığını, dava konusu taşınmazların davalıların tapu kaydı kapsamında kalsa dahi davalıların tapu kaydının gayrisabit hudutlu ve miktarıyla geçerli olduğunu, davalı dayanağı tapu miktar fazlasının ise yine davacı Hazine'nin dayanak kaydı olan mahlulat kaydı kapsamında kaldığını ve bu sebeple de davalılarca iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek, tapu miktar fazlası bu kısmın müstakilen Hazine adına tescilini ve tapu miktar fazlası bu kısımdaki davalıların (gerçek kişi) kullanımının/müdahalesinin önlenmesini, belirtmeye vaki itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gezici Arazi Mahkemesi sıfatıyla Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/23 Esas sayılı dosyasında Hazine tarafından ... ve diğerleri aleyhine açılan men'i müdahale ve tescil davası, söz konusu mahkemenin kapatılmasıyla Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/199 Esasına kaydedilmiş, kadastro tespitinin yapılmasının ardından 23.10.1963 tarihli ve 1963/350 Karar sayılı "görevsizlik" kararı ile Manavgat Tapulama Mahkemesinin 1966/2 Esasını almış, kadastro tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sırasında işbölümü kuralları gereği verilen 18.08.1982 tarihli ve 1982/516 sayılı kararı ile Manavgat 2. Kadastro Mahkemesinin 1982/390 Esasına kaydedilmiş, 08.04.2005 tarihli ve 2005/65 sayılı kararı ile Manavgat Kadastro Mahkemesinin 2005/71 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.
1952 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarında 23.06.1952 tarihli toprak komisyonu kararı ile davalıların zilyetliğindeki 63 dönüm yerden 20 dönümünün tapu kaydı ile adlarına kayıtlı olduğu, 43 dönümünün ise miktar fazlası olup Hazine arazisi olarak mütalaa edilerek umuma dağıtılması icap etmekteyse de 55 yıldır işgal ve ziraat altında bulunduğundan keyfiyetin bir kez de valilik makamına arzına karar verilmiş, 7 numaralı Toprak Komisyonu'nun 17.10.1952 tarihli kararı ile tapu kaydının dönümüne itibar edilerek 1 ada 68 parselin 20 dönümünün tapu kaydına dayalı olarak kendisine, 43 dönümünün umuma dağıtıma tabi tutulmak üzere Hazineye verilmesine ancak şagilinin ... ve ... olarak gösterilmesine karar verilmiş olup, bu belirtmeye davalıların itirazı üzerine davacı Hazine tarafından eldeki dava ile Hazine'ye ait 1333 tarihli ve 10 numaralı mahlulat kaydına dayanarak miktar fazlasının zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davalıların belirtmeye itirazının reddi, müdahalenin meni ve yerin Hazine adına tescili istemiyle 23.01.1958 tarihinde Taşağıl Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1958/23 Esasına kayden dava açıldığı, çevre parseller hakkında toprak tevzi çalışmalarında tapu kaydı oluşmuş ise de dava konusu taşınmazlar hakkında eldeki dava sebebiyle 4753 sayılı Kanun uyarınca bir tapu kaydının oluşmadığı, kadastro çalışmalarının başlaması nedeniyle dosyanın Kadastro Mahkemesine aktarıldığı ve dava konusu taşınmazların 1963 yılında yapılan kadastro çalışmaları ile 81, 82, 89, 90... parseller olarak sınırlandırıldığı ve sırasıyla Hazine ile beraber ..., ... mirasçıları, ..., ... ve ... adına tespit edilmişse de Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1968/199 Esas sayılı dava dosyasında davalı oldukları için tutanaklarında davalı olduklarının belirtildiği, tespitlere tespit maliklerinin de Hazine payı bulunmadığı gerekçesiyle itiraz ettiği ve 81 parselde ayrıca ... ve ...'ın itirazının bulunduğu, taşınmazların öncesinde davalı olması nedeniyle komisyonca tutanakların kadastro mahkemesine gönderildiği ve tüm tutanakların aktarılan dava dosyası ile 1966/2 Esas sayılı dava dosyasıyla birleştirildiği, yargılama sırasında bir kısım mirasçıların pay devirlerine yönelik beyanda bulunduğu, ayrıca 1965 yılında 81, 82... parsellerde Köprüçay sol sahil sulaması tahliye kanalı nedeni ile kamulaştırma yapıldığı (28, 29... nolu ... parselleri) ve kamulaştırma evrakının dosya içine alındığı, tespit malikleri adına kamulaştırma paralarının Ziraat Bankasına depo edildiği, ... Müdürlüğünün davaya dahil edildiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahlulat kaydında sınır olarak okunan ... ve ... gibi sınırların 1958 tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasındaki yeri gösterilerek dava konusu taşınmazların mahlulat kaydı dışında kaldığının açıklandığı, tapu kaydı kapsamı dışında ve mahlulat kaydı kapsamında kalan yerlerin mahlulat kaydı, tapu kaydı niteliğinde olmadığı için zilyetlikle kazanılabileceği ve zilyetlik koşullarının davalılar yararına oluştuğu gerekçesiyle, Hazine tarafından açılan tescil ve müdahalenin önlenmesi davasının reddine, tespit maliki-muteriz-davalıların; tespite itiraza ilişkin davalarının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazıldığı şekilde karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazların mahlulat kaydı kapsamında kalıp kalmadığı noktasında önceki keşiflerle son keşif arasında farklılık oluşmuş ise de Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 08.05.1978 tarihli üst yazısında açıkça bildirildiği üzere, mahlulat kayıtlarının tapu kaydı niteliğinde olmadığı ve kapsamında kalan yerlerin zilyetlikle kazanılabileceği, ayrıca davacı Hazinenin davanın açıldığı ilk günden beri tapu kaydı kapsamındaki yere yönelik bir itirazının bulunmadığı, itiraz ve davasının tapu kaydının gayri sabit olduğu iddiasıyla miktar fazlasına yönelik olduğu ve bu kısmın dayandığı mahlulat kaydı kapsamında kaldığı ve zilyetlikle kazanılamayacağı iddiasına dayandığı, bu kapsamda davalılara ait tapu kaydı kapsamı dışındaki yerlerin mahlulat kaydı kapsamında olsa da olmasa da mahlulat kaydının tapu kaydı niteliğinde olmaması nedeniyle zilyetlikle kazanıma elverişli bulunduğu, davanın tarihi olan 1958 yılından beri yapılan tüm keşiflerde davalıların taksimle oluşan ve tespitten çok uzun zaman öncesine dayanan zilyetliklerinden söz edildiği gibi dosyaya sunulan 7 nolu Toprak Komisyonu'nun 23.06.1952 tarihli kararında bile dava konusu taşınmaz bölümünün 55 yıldır ziraat altında olduğunun bildirildiği, komşu taşınmazların 1950 yılında oluşan tapu kayıtlarında dava konusu taşınmazlar yönünün davalıların dayandığı kayıt malikini okuduğu, yine komşuların 1937 tarihinde tesis edilen vergi kayıtlarında dava konusu taşınmazlar yönünün davalılar olarak okunduğu, bu nedenle hem davanın açıldığı 1958 yılından hem de tespit tarihi olan 1963 yılından geriye doğru 20 yıllık zilyetliğin davalılar tarafından sürdürüldüğünün resmi belgeler ile de sabit olduğu, son zirai raporda da tespit tarihinde kuru olan ve 1965 yılında yapılan kanaletlerle sulanan taşınmazların sulu tarım toprağı olduğunun bildirildiği, tespit tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre her parçada 20 dönüm yer alma hakkı mevcut bulunduğundan belgesiz zilyetlikle taşınmaz edinme sınırının aşılmadığı, ancak malik hanesi hukuken açık olan dava konusu 81, 82... parsel sayılı taşınmazlardan 1965 yılında yapılan kamulaştırmalar ile sulama kanaletleri geçirildiği, mahkemece bu kısımlar belirlenerek bu kısımların kanal vasfıyla ... adına tesciline ve bu kısımlar için gerçek kişiler lehine mülkiyetin tespitine ilişkin hüküm kurulması amacıyla alınan 07.05.2021 tarihli ek raporun kamulaştırma yönünden hükme esas kabul edilerek davacı Hazine'nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...'nin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Hazinenin davasının reddine, tespit maliki/muteriz/davalıların tespite itiraza ilişkin davalarının kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370.maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10. 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.