Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin, kadastro tespitine itiraz davasında, 1951 tarihli davalara konu taşınmazların tescilinin bozma ilamı sonrası yeniden değerlendirilmesine ilişkin kararı.
Özet: Kadastro tespiti sırasında, tapulama öncesi açılan davalarla ilgili taşınmazların hukuki durumlarının yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle Yargıtayca bozulmuş bir ilk derece mahkemesi kararının yeniden incelenmesini konu alan evrak, özellikle 1951 tarihli davalarla ilgili parsellerin tespiti, tescili ve bu süreçteki usuli eksiklikler ile uzman bilirkişi raporlarının doğru değerlendirilmesi gerekliliği üzerinde durularak, geçmiş mahkeme kararlarının ve kadastro süreçlerinin mülkiyet tespiti üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2009/169 E., 2021/38 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... ve arkadaşlarına vekaleten kendi adına asaleten ..., davacılar ... ve ... vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R1. Kadastro sırasında, uzman bilirkişiler raporunda; 19.09.1951 tarihli dava dilekçesiyle dava konusu oldukları bildirilen 856, 8 70... parsel sayılı 2.350, 13.3 00... metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliyle Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından sözedilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişler, Elbistan Tapulama Mahkemesinin 07.04.1978 tarihli ve 1976/75 Esas, 1978/27 Karar sayılı kararıyla; ... ve müşterekleri adına tescillerine karar verilmiş ve taraflarca temyiz edilmeyen karar kesinleşmiştir.2. Uzman bilirkişiler raporunda; 19.09.1951 tarihli dava dilekçesiyle; dava konusu olduğu bildirilen 984 parsel sayılı 50.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... adına tespit edilmiş; Elbistan Tapulama Mahkemesinin 21.01.1981 tarihli ve 1979/195 Esas, 1981/5 Karar sayılı kararıyla; ... adına tesciline karar verilmiş ve taraflarca temyiz edilmeyen karar kesinleşmiştir.3. Uzman bilirkişiler raporunda; 19.09.1951 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu oldukları bildirilen taşınmazlardan 61... parsel sayılı 198, 00... .400 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, ... ve ... (...) adına; 201 parsel sayılı 6.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir.4. Uzman bilirkişiler raporunda; 19.09.1951 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu olduğu bildirilen 764 parsel sayılı 35.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1/2 hisselerle ... ve ... adlarına tespit edilmiş; ... (...)’nın itirazı Tapulama Komisyonunca reddedilmiştir. ... mirasçısı ... oğlu ... (...)’nın 19.09.1951 tarihli, başlığında kardeşi ... kızı ...’in (...) de davacı göründüğü dava dilekçesiyle diğer ... mirasçılarını davalı göstererek sınırlarını bildirdiği oniki adet taşınmazın adına tescili istemiyle Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada; Hazine davaya dahil edildikten sonra İlk Derece Mahkemesinin 17.01.1956 tarihli kararıyla dava konusu altı adet taşınmazın 1692/2592’er hisselerinin davacı ... oğlu ... (...) adına tesciline, diğer taşınmazlara yönelik davaların reddine, dava dilekçesinin başlığında adı yazılı ... kızı ... (...) yönünden karar ittihazına mahal olmadığına karar verilmiş; kararın, davalılar ..., ... ve ... tarafından kararın altıncı sırasındaki taşınmaz yönünden; müdahiller ... ve ... tarafından kararın ikinci sırasındaki taşınmaz yönünden temyizi üzerine karar, Dairemizin 17.12.1974 tarihli ve 3434/6466 sayılı ilamıyla usuli eksikliklerden bozulmuş; bozma sonrası süren davada dava konusu taşınmazların sınırları içinde bulunduğu köyde tapulamanın başlaması nedeniyle dosya, görevsizlik kararıyla Tapulama Mahkemesine aktarılmıştır.İlk Derece Mahkemesince yukarıda parsel numaraları bildirilen taşınmazlar yönünden Kadastro Mahkemesince verilen önceki tarihli hüküm Yargıtayca bozulmuş olup bozma ilamında özetle; "... Mahkemece haklarında hüküm kurulmayan 61, 2 01... sayılı taşınmazların Asliye Hukuk Mahkemesindeki tescil davasının konusu olduklarının keşfen belirlendiği; buna göre her ne kadar bu taşınmazların kişiler adına tespit edilerek, tespitleri kesinleştirilmiş ise de, tespitten önce davalı olmaları nedeni ile bu şekildeki kesinleşmelerin hukuki sonuç doğurmayacağına işaret edilerek tarafların 61, 2 01... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili iddia ve savunmalarının ileri sürdükleri delillerin aktarılan dava dosyasında incelenerek değerlendirilmesi ile varılacak sonuca göre hüküm kurulması gereğine;764 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan inceleme sonunda; Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olup görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılması gereken taşınmazların tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif sonrasında dosyaya sunulan 13.6.2006 havale tarihli uzman fen bilirkişi raporunda, Elbistan ilçesi ... köyü 764 parsel sayılı taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesindeki davaya konu olduğu bildirildiğine göre, mahkemenin Tapu Sicil Müdürlüğüne iade kararında isabet bulunmadığına işaret edilerek; mahallinde yeniden keşif yapılarak 19.09.1951 tarihli tescil dava dilekçesinin mahalline uygulanması, 764 parsel sayılı taşınmazın davaya konu olup olmadığı açık olarak belirlenmesi ve ulaşılacak sonuca göre 764 parsel sayılı taşınmazın Asliye Hukuk Mahkemesinden aktarılan tescil davasının konusu olduğunun anlaşılması halinde; tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili bütün delilleri toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözen ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde tescil hükmü kurulması gereğine; 856, 8 70... parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki temyiz itirazlarına gelince; dosya içindeki bilgi ve belgelere göre bu taşınmazların 19.09.1951 tarihli dava dilekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış davanın konusu oldukları ve aktarılan davanın kapsamında kaldıkları hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığına ve mahkemece söz konusu taşınmazlar hakkında daha önce kadastro (tapulama) mahkemesince tescil kararı verilmiş olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, hükmü temyiz eden Hazine ile davacı ... (...) ile kesinleşen ilamlarda taraf olmamaları nedeniyle ilamın kendileri yönünden bağlayıcılığı bulunmadığına işaret edilerek; mahkemece Hazine ve ... (...) ve kesinleşen ilamın tarafları da dahil olmak üzere tüm tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili deliller toplanarak, gerekli araştırma, inceleme ve uygulama yapılmak suretiyle sonuca göre taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gereğine;984 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan inceleme sonunda; Bu taşınmazın, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olup görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılması gereken taşınmazların tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif sonrasında dosyaya sunulan 13.6.2006 tarihli uzman fen bilirkişi raporuna göre Asliye Hukuk Mahkemesindeki tescil davasına konu olduğu bildirildiği halde, dosya içinde mevcut Elbistan Tapulama Mahkemesinin 1979/195 Esas, 1981/5 Karar sayılı dosyasındaki bilgi ve belgelere göre, bu taşınmazın davacı ... () ... ile bir ilgisinin olmadığı sonucu ortaya çıktığına işaret edilerek; mahkemece dava konusu bu taşınmazın devredilen davanın konusu olup olmadığı hususunda doğan çelişkinin giderilmesi, devredilen davaya konu ise önceki Tapulama Mahkemesi ilamının o ilamda taraf olmayan Hazine ile ... (...) yönünden bağlayıcılığı bulunmadığının göz önünde bulundurularak mahallinde keşif ve uygulama yapılarak 984 parsel sayılı taşınmazın aktarılan davaya konu olup olmadığı kesin surette belirlenmesi; 984 parsel sayılı taşınmaz aktarılan davaya konu değilse, tutanak ve eklerinin Tapu Sicil Müdürlüğüne iadesine; davaya konu ise, tarafların iddia ve savunmalarıyla ilgili delillerin toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi'' gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda;- Dava konusu 201 parsel sayılı taşınmaz yönünden, kadastro tespit tarihine kadar lehlerine tespit ve tescil kararı verilen ve davacılar murisi ... terekesine göre üçüncü kişi durumunda bulunan ... ve müşterekleri lehine zilyetlikle taşınmaz mal edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacıların bu parsel bakımından subut bulmayan davalarının reddine, 201 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında olduğu gibi tesciline, -Dava konusu 61 parsel sayılı taşınmaz yönünden, evveliyatının davacıların murisi ...'ya ait olduğu ve ölümü ile mirasçıları ... ve ... 'a geçtiği, 61 parsel yönünden taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, bundan dolayı ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükümde gösterilen paylarla davacılar ... mirasçıları ve ... (...) mirasçıları adına tesciline,-Dava konusu 494 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın muris ...'dan mirasçıları ... ve ... 'a intikal ettiği, ... 'nın kendi hissesini 3. kişiye sattığı, ancak Şufa davası sonucu, mahkeme kararı ile 3. kişiden satın alınarak 12.07.2011 tarihinde ... mirasçısı ... adına tescil ediliği, taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmayan parsel açısından tapu kaydında olduğu gibi tescile karar verilmesi gerekiği gerekçesiyle taşınmazın hükümde gösterilen paylarla ... mirasçıları ..., ... ve ... adına tesciline;-Dava konusu 764 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın 1/2'sinin ..., 1/2'sinin ... 'a ait olduğuna dair verilen kararın Yargıtay tarafından onandığı, taraflar arasında görülen ve kesinleşmiş mahkeme kararı olduğundan dolayı mahkemece de bu şekli ile kabul edilmesi gerektiği, ancak ... tarafından kendi payına düşen taşınmazın kaydi olarak 3. kişilere satılmış olduğu, 764 parselin 1 08... ve 54 parsellere ifraza edildiği, 1 08... nolu parselin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığından dolayı yol vasfı ile Karayolları Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerektiği, 1 08... parselin ise satın alanlar yönünden hak kaybını engellemek ve usul ekonomisi sağlamak amacı ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 40. maddesi kapsamında değerlendirilerek 1/2'sinin ... mirasçıları adına; 1/2'sinin ise tapu kaydındaki payları oranında ... ve ... adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 1 08... parsel sayılı taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğü adına tesciline ve bu taşınmazın mülkiyetinin hükümde gösterilen paylarla ... ve müşterekleri, ... ve ...'ye ait olduğunun tespitine; 1 08... parsel sayılı taşınmazın ise hükümde gösterilen paylarla yine ... ve müşterekleri, ... ve ... adına tapuya (tashihen) tesciline; -856, 8 70... parsel numaralı taşınmazlar hakkında Elbistan Tapulama Mahkemesi tarafından verilen karar gereğince eşit pay ile ..., ..., ... ve ... adına hükmen tescil edildiği, Mahkemece yapılan keşifler, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından parsellerin bir bütün olarak ... ve ...'a ait olduğu onların ölümü ile de ... ve mirasçıları tarafından kullanıldığı, adı geçen taraflar yönünden daha önce verilen ve taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden mahkeme kararı olduğundan dolayı, hak sahipliğini tespit etmek açısından Elbistan Tapulama Mahkemesinin 1976/75 Esas, 1978/27 Karar sayılı ilamının esas alınması gerektiği, 856 parselin 24 64... nolu parsellere ifraz edildiği, 2464 parsel numaralı taşınmazın 1/2'sinin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı, bundan dolayı 2464 parsel numaralı taşınmazın 1/2'sinin yol vasfı ile Karayolları Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesi gerektiği, tapu kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu K.G.M tarafından yapılan kamulaştırma işleminin ... ve ... paylarına yönelik olduğu, adı geçenler yönünden mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerektiği, 880 parsel numaralı taşınmazda ... ve ... paylarının kaydi olarak ... tarafından satın alındığı, 856 parsel numaralı taşınmazda ... paylarının 06.01.1995 tarihinde kaydi olarak ... tarafından satın alındığı, satın alanlar yönünden hak kaybını engellemek ve usul ekonomisi sağlamak amacı ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 40. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki gerekçe ile 870 parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları, ... mirasçıları ve ... mirasçıları adlarına; 880 parsel sayılı taşınmazın ise ..., ... mirasçıları, ... mirasçıları ve D.... mirasçıları adlarına hükümde gösterilen paylarla tesciline; 856 parsel sayılı taşınmazın 24 64... numaralı parsellere ifraz edildiği dikkate alınarak; 2465 parsel sayılı taşınmazın ..., ..., ... mirasçıları, ... mirasçıları ; 2464 parsel sayılı taşınmazın ise ... mirasçıları, ... mirasçıları ve Karayolları Genel Müdürlüğü adına tapuya tesciline; Karayolları Genel Müdürlüğü adına tescil edilen payın mülkiyetinin hükümde gösterilen paylarla ... ve ...'a ait olduğunun tespitine; -984 parsel numaralı taşınmazın dava konusu olmadığı anlaşıldığından olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere tutanak ve eklerinin tapu sicil müdürlüğüne iadesine" karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşlarına vekaleten kendi adına asaleten ..., davacılar ... ve ... vekili, davalı Hazine vekili ve dahili davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Dava konusu 9 84... parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup tarafların tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar bakımından hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2. Dava konusu 61, 4 94... parsel sayılı taşınmaların ifrazı sonucu oluşan 1 08... ve 54; 856 (bu taşınmaz da ifrazen 24 64... parsel sayılı taşınmazlara ayrılmıştır.); 8 70... parsel sayılı taşınmazlara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;A) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup tarafların bu taşınmazlara yönelen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.B) Ne var ki; hükmüne uyulan bozma ilaımnda da açıkça ifade edildiği gibi dava konusu bu taşınmazlar; aktarılan davanın kapsamı içerisinde kalmasına rağmen; bu husus gözden kaçırılmak suretiyle gerek kadastro tespiti sonucu, gerekse de eldeki dava haricinde görülen başkaca davalar sonucunda tapuya tescil edilmişlerdir. Bozma ilamı sonucunda dava konusu taşınmazların tapu kayıtları dosya arasına getirtilmiş ise de dosya arasında bulunan tapu kayıtlarının incelenmesinde bu kayıtlar üzerine yargılama sırasında "davalı" şerhi konulmadığı görülmüş ve bu tapular satış, miras yoluyla intikal, alım vs gibi birden fazla farklı nedenlerle gerek yargılama aşamasında ve gerekse karar tarihinden sonra temyiz incelemesi yapıldığı aşamaya değin tedavül etmeye devam etmiştir. Nitekim temyiz incelemesi sırasında UYAP ortamından alınan güncel tapu kayıtlarına göre de malik isimlerinin ve/veya paylarının değiştiği, bu haliyle hükmün infazının tereddüte yol açacağı gözetildiğinde ve İlk Derece Mahkemesinin bu taşınmazların esasına ilişkin yapmış olduğu değerlendirmede de yukarıda (2.A) bendinde açıklandığı gibi bir isabetsizlik de bulunmadığına göre, infazda tereddüt yaratılmaması bakımından İlk Derece Mahkemesince bu taşınmazların "tapu kaydında olduğu gibi tesciline" dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğu anlaşıldığı gibi kabule göre de; 764 parselin ifrazından oluşan 1 08... parsel sayılı taşınmazda lehine mülkiyet tespiti; 1 08... parselde lehine tescil hükmü kurulması gereken kişi "... oğlu ..." olduğu halde; isminin hüküm yerinde "... oğlu ... " şeklinde yanlış yazılması dahi isabetsiz olup, bu hususlar bozmayı gerektirmekte ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan Mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz eden tüm tarafların dava konusu 9 84... parsel sayılı taşınmazlara yönelen tüm temyiz itirazların reddi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bu taşınmazlar yönünden ONANMASINA; Tarafların dava konusu 61, 4 94... parsel sayılı taşınmazların ifrazı sonucu oluşan 1 08... ve 54; 856 (bu taşınmaz da ifrazen 24 64... parsel sayılı taşınmazlara ayrılmıştır.) 8 70... parsel sayılı taşınmazlara yönelen sair temyiz itirazlarının yukarıda (2. A-) ile gösterilen nedenlerle reddine; (2.B-) ile gösterilen nedenlerle ise kabulü ile; -İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinin "B-)" bölümünün olduğu gibi hükümden çıkarılarak yerine "B-) Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi ... Mahallesinde kain 494 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında olduğu gibi tesciline" ibaresinin yazılmasına; -İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinin "C-)" bölümünün olduğu gibi hükümden çıkarılarak yerine "C-) Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi ... Mahallesinde kain 61 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında olduğu gibi tesciline" ibaresinin yazılmasına;-İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinin "D-)" bölümünün olduğu gibi hükümden çıkarılarak yerine " D-) Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi ... Mahallesinde kain 764 parsel numaralı taşınmazın 1 08... ve 54 parsel numaralı taşınmazlara ifraz edildiğinden;1 08... parsel numaralı taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğü adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu bu taşınmazın mülkiyetinin 24 payının 252...350 TC kimlik numaralı ... oğlu ... mirasçılarından 3 payın ..., 3 payın ..., 6 payın ..., 6 payın ..., 3 payın ... 1 payın ..., 1 payın ...; 1 payın ...'a; Geriye kalan 24 paydan; 8 payın 453....666 TC kimlik numaralı ... oğlu ...'a; 16 payın ise 568...648 TC kimlik numaralı M.... oğlu ...'ye ait olduğunun tespitine; 1 08... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında olduğu gibi tesciline" ibarelerinin yazılmasına; -İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinin "E-)" bölümünün olduğu gibi hükümden çıkarılarak yerine "E-) Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi ... Mahallesinde kain 870 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında olduğu gibi tesciline" ibaresinin yazılmasına;- İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinin "F-)" bölümünün olduğu gibi hükümden çıkarılarak yerine "F-) Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi ... Mahallesinde kain 856 parsel numaralı taşınmazın 24 64... numaralı parsellere ifraz edildiği dikkate alınarak; 24 64... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında olduğu gibi tescillerine; 2464 parsel sayılı taşınmazda Karayolları Genel Müdürlüğü adına kayıtlı olan payın mülkiyetinin, yarı yarıya ... ve ...’a ait olduğunun tespitine" ibarelerinin yazılmasına;- İlk Derece Mahkemesi kararının 1. bendinin "G-)" bölümünün olduğu gibi hükümden çıkarılarak yerine "G-) Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesi ... Mahallesinde kain 880 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında olduğu gibi tesciline" ibaresinin yazılmasına ve hükmün anılan bu taşınmazlar yönünden DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.