3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda parsel sınırının hatalı belirlendiği iddiasıyla açılan itiraz davasında, mülkiyet taleplerinin görevsizlik nedeniyle reddi ve Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacının, kendi taşınmazı ile komşu parsel arasındaki sınırın uygulama kadastrosu (3402 sayılı Kanun 22/a maddesi) çalışmaları sırasında fiili kullanıma ve teknik verilere aykırı biçimde değiştirildiği iddiasıyla yaptığı itiraz davasında, ilk derece mahkemesi 22/a çalışmalarının yasalara ve yönetmeliklere uygun yapıldığını, parsel yüzölçüm farklarının tecviz dahilinde kaldığını ve mülkiyete yönelik taleplerin uygulama kadastrosu davasının konusu olmadığını belirterek davanın esastan reddine ve mülkiyet talepleri yönünden görevsizliğe karar vermiş; bu karar istinaf mahkemesince de onanmıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1771 E., 2023/403 K.DAVA TARİHİ : 13.09.2018KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro MahkemesiSAYISI : 2021/251 E., 2022/204 K.Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, mülkiyete ilişkin talepler bakımından Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.Kararın davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Antalya ili Aksu ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı olan eski 2394 parsel sayılı 10.981,21 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 146 13... parsel numarasıyla ve 11.019,37 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar murisleri adına kayıtlı olan eski 1116 parsel sayılı 14.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 146 13... parsel numarasıyla ve 14.443,78 metrekare yüzölçümlü olarak kadastro komisyon kararı ile tespit edilmiştir.Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; yörede yapılan 22/a çalışmalarında ilk önce iki taşınmaz arasındaki eskiden beri ihtilaf konusu olmayan fiili sınırın esas alındığı ve bu şekliyle bilgilendirme askısına çıkarıldığını ancak, davalıların kadastro komisyonuna itirazı üzerine iki taşınmaz arasındaki sınır değiştirilerek davacı müvekkilinin mevcut sera ve bahçesini kapsayacak şekilde iki parsel arasındaki sınırın, müvekkilin 422 parsel sayılı taşınmazı aleyhine kaydırıldığını, yapılan bu çalışmanın teknik verilere aykırı olduğu gibi zemindeki mevcut fiili kullanımına da aykırı olduğunu belirterek, yapılan tespitin iptali ile zemindeki mevcut fiili kullanıma uygun sınırın korunarak, 22/a çalışmaları ile oluşturulan hatalı sınırın düzeltilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava konusu taşınmazların ilk tesis çalışmalarının fotoğrametrik yöntemle yapıldığı ve iki parsel arasındaki sınırın düz hat olarak belirlendiği, 22/a çalışmalarında komisyon kararı ile bu düz hattın esas alındığı, ilk tesis paftasıyla 22/a paftasının uyumlu olduğu, parsellerin yüz ölçüm farklılıklarının tecviz dahilinde kaldığı, 22/a çalışmalarının kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığının keşif sonucu alınan teknik bilirkişi raporu ile belirlendiğini, tüm dosya kapsamı, aşamalardaki beyanlar, icra edilen keşifler ve sunulan bilirkişi raporları incelendiğinde davacının hem 22/a çalışmalarına hem de mülkiyete yönelik ayrı istemlerinin olduğu; buna göre öncelikle davacının dava konusu ettiği ve adına tapuda kayıtlı olan 146 13... parsel sayılı taşınmazın 22/a çalışmalarında yüzölçüm eksikliğinin bulunmadığı, ilk tesis paftasıyla 22/a komisyon kararı gereği oluşturulan paftanın birbiriyle uyumlu olduğu, davacı tarafından (A) harfi ile gösterilen bölümün kendi taşınmazı içerisinde olduğu iddia edilmiş ise de bölgede 1980 yılında yapılan ilk tesis çalışmalarında dava konusu parsellerin arasındaki sınırın düz hat olarak geçtiği, dava konusu iki parsel arasında sabit sınırın bulunmadığı, (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik itirazının kesinleşmiş tesis kadastrosuna ilişkin olduğu ve taşınmazın mülkiyetine ilişkin olduğunun anlaşıldığı, ortadan kaldırma ilamında da belirtildiği üzere uygulama kadastrosuna itiraz davalarının amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet taleplerinin dava konusu yapılamayacağı, fiili kullanım sınırına itibar edilemeyeceği ve uygulama kadastrosu ile ilk tesis paftasının düzeltilerek uygulanabilir hale getirilmesi amaçlandığından, dava konusu parsellerin arasındaki müşterek sınırın, ilk tesis paftası ve 22/a paftası ile çakıştığı ve ilk tesis paftasında herhangi bir hata olmadığının 3. kez icra edilen keşif sonrası aldırılan bilirkişi heyet raporu ile de anlaşıldığı..." gerekçesiyle davacı ...'ın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine itiraz yönünden ... ve ... mirasçılarına yönelik davasının sübut bulmadığından; Hazineye yönelik davasının pasif husumet yokluğundan reddine; davacının 14.04.2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün mülkiyetine yönelik istemi yönünden davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine; dava konusu eski 23 94... ada 422 parsel ve eski 1116 parsel yeni 146 13... parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen 14.08.2018 tarihli komisyon tutanağındaki gibi işlem yapılarak tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma yetersiz olduğu gibi, varılan sonuç da dosya kapsamına uygun düşmemektedir.Şöyle ki, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde tesis kadastrosu 1980 tarihinde yapılmış olup; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporuna ekli 1971 ve tesis kadastrosu tarihine en yakın 1981 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde; hava fotoğrafları üzerinde görülen sınırın davacının iddia ettiği fiili kullanım sınırı ile uyumlu olduğu; bir başka ifade ile tesis kadastrosunun yapıldığı tarihte iki parsel arasında kullanım sınırı oluştuğu; bu şekilde oluşan bir fiili kullanım sınırının, sınırlandırma hatası olduğunun tespiti halinde; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a uygulaması ile sınırlandırma hatalarının düzeltilebileceği ve uygulama kadastrosuna yakın tarihli ortofoto (uydu) görüntülerinde de bu kullanım sınırının doğrulandığı dikkate alınarak; İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazlar başında harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin dahil olduğu üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yeniden keşif yapılması; hali hazırda var olan ve davacı tarafça iddia edilen fiili kullanım sınırı ile kadastro tespitinden öncesinde dahi var olan fiili kullanım sınırının örtüştüğü dikkate alınarak; tesis kadastrosu sırasında "sınırlandırma" hatası yapılıp yapılmadığının tereddütsüz olarak saptanması; şayet taşınmazlar arasında tesis kadastrosundan evvel oluşan fiili kullanım sınırı; sınırlandırma hatası olarak kabul edilebilir bir hata ise tesis kadastrosu sırasında yapılan sınırlandırma hatasının, uygulama kadastro çalışmaları ile giderilebileceğinin de dikkate alınmak suretiyle bir hüküm kurulması gerekirken bu hususlar gözetilmeksizin karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarına iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.