Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kesinleşmiş orman kadastrosu fenni hata düzeltimi davası nedeniyle haksızca davalı hale getirilen parselin kadastro tespitine itirazının reddini onadı.
Özet: Yargıtay, kadastro tespitine itiraz davasında, taşınmazın kadastro tutanağına orman tahdit haritalarındaki fenni hata düzeltimi davası nedeniyle davalı şerhi konulmasının, genel mahkemedeki davanın esasen kesinleşmiş olması ve mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin olmaması sebebiyle 3402 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca geçerli bir davalı durumu yaratmadığına ve taşınmazın kesinleşen mahkeme kararına göre tescil edilmesi gerektiğine hükmederek, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararını onamıştır.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1485 E., 2025/474 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Milas Kadastro MahkemesiSAYISI: 2018/107 E., 2023/85 K.Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:K A R A RMuğla Kadastro Müdürlüğünce, Milas Kadastro Mahkemesine hitaben yazılan 19.10.2018 tarihli yazıyla; Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesinde bulunan 4 46... parsel sayılı taşınmazın Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/36 Esas sayılı dosyasında sınır ve yüzölçümü yönünden davalı olduğu, anılan dosyanın Mahkemenin 2017/484 Karar sayılı kararıyla karara bağlandığı, ancak henüz kesinleşmediği, bu nedenle anılan taşınmazın yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında kadastro tutanağının davalı olarak düzenlendiği belirtilerek, kadastro tutanak aslı 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu Muğla ili Bodrum ilçesi ... Mahallesi 4 46... parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kadastro tutanağı aslının olağan usullere göre kesinleştirilmek üzere Muğla Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının davalı hale getirilmesinin dayanağı olan davada verilen kararın 05.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme tarihi itibarıyla Kadastro Mahkemesine aktarılması gereken davalı parsel tutanak aslı olmadığı, kesinleşen mahkeme kararına göre dava konusu parselin olağan usullere göre tespit ve tescil işlemlerinin tamamlanması gerektiği, kadastro tutanağının davalı hale getirilmesinin dayanağı olan davanın, taşınmazın mülkiyet ve vasfına ilişkin uyuşmazlıklardan kaynaklı olmadığı, kesinleşen orman kadastrosu ile oluşan orman tahdit haritalarındaki fenni hataların düzeltilmesine ilişkin olduğu da dikkate alındığında, ortada 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca, taşınmazın genel mahkemede davalı olduğundan bahisle kadastro tutanağının davalı hale getirilerek, Kadastro Mahkemesine gönderilmesini gerektiren türden bir dava olmadığı hususlarına değinilerek esastan reddedilmiş; ve işbu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmaz hakkında, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 4999 sayılı Kanunla değişik 9. maddesi uyarınca yapılan orman tahdit haritalarındaki fenni hataların düzeltimi çalışmalarına itiraz istemi ile Sulh Hukuk Mahkemesinde (genel mahkemede) açılmış dava bulunduğu gerekçesiyle, kadastro tutanağının davalı hale getirilerek, kadastro tutanak aslı 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilmesi nedeniyle açılan kadastro tespitine itiraz davasıdır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kadastro Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Kadastro Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.