Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçunda hapis cezasının seçenekli yaptırım olarak gerekçesiz tercih edilmesi ve katılanlar hakkında soruşturma hususunun araştırılmaması nedeniyle istinaf kararını bozdu.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onayan istinaf mahkemesi kararı, Yargıtay tarafından; hürriyeti bağlayıcı cezanın fiille orantılılık ilkesine aykırı şekilde ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin seçenekli yaptırım olarak tercih edilmesi ile katılan polis memurları hakkındaki eylemlerin Türk Ceza Kanunu 129/1 maddesi kapsamında indirim nedeni olup olmadığının araştırılmaması gibi önemli hukuka aykırılıklar nedeniyle oy birliğiyle bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2041 E., 2023/363 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇHakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, cezalandırmaya yeter kesin ve somut bir delilin bulunmadığına, tanıkların dinlenmediğine, eksik araştırma yapıldığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇESanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, 2. Polis memuru olan katılanların görüntülerini içerdiği belirtilen video paylaşımının altına sanık tarafından davaya konu ifadelerin yazılmış olması karşısında, katılanlar hakkında bu video kaydında yer alan eylemler nedeniyle adli veya idari bir soruşturma açılıp açılmadığı tespit edilip sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 129/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Niğde 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.10.2025 tarihinde karar verildi.