Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında mirasçıların hak sahipliği, aktif husumet ve önceki kamulaştırma iddiaları üzerine bozulup kabul edilen karar.
Özet: Davacılar, murislerine ait taşınmazlara davalı idarelerce kamulaştırma yapılmadan ve bedel ödenmeden yol, mezarlık ve spotçular çarşısı gibi kamu hizmetleri için el atıldığı iddiasıyla kamulaştırmasız el atma bedeli talep etmiş; ilk etapta aktif husumet yokluğu nedeniyle reddedilen dava, yüksek mahkemenin eksik inceleme ve esas yönünden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozması üzerine yeniden değerlendirilmiş, mahkemece davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsiline karar verilmiş olup, bu karar davalı idarelerce temyiz edilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/10917 E.  ,  2025/8669 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/428 Esas, 2024/263 Karar
DAVA TARİHİ : 30.04.2015
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murislerinin ... ilçesi, ...Mahallesi, ... mevkii kök 406, 407, 4 08... sayılı parsellerin hisseli maliki olduğunu, davalı idarelerce müvekkilleri ve murislerine yönelik usulüne uygun herhangi bir kamulaştırma tebligatı yapılmadan ve müvekkillerine herhangi bir bedel ödenmeden dava konusu taşınmazlara kısmen yol, kısmen de mezarlık ve spotçular çarşısı yapılmak suretiyle el atıldığını belirterek dava konusu taşınmazların el atma bedelinin tespiti ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkilinin fiilen el atmadığını, husumetin fiilen atan idareye yöneltilmesini, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, uzlaşma yoluna gidilmesinin dava şartı olduğunu, uzlaşma yoluna başvurmaksızın dava açılamayacağını, davanın reddine karar verilmesini, davanın kabulü halinde ise el atma tarihine göre değer takdir edilmesini, %40 düzenleme ortaklık payı kesintisinin gerekli olduğunu, taşınmaz için emsal sunacaklarını fahiş değer verilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların hak sahipliğinin kanıtlanmadığını, dava konusu 409 parsel sayılı taşınmazın Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/565 Esas, 1988/1056 Karar sayılı ve 1990/430 Esas, 1991/371 Karar sayılı kararı ile kamulaştırılmış olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazların diğer davalı idarelerin fiilen kullanımında bulunduğunu, müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacıların eski tapu kayıtlarındaki malikin mirasçısı olduğu ve hak sahipliğinin kanıtlanmadığını, müvekkili idarenin ana arter niteliğindeki yolların kamulaştırma sorumlusu kabul edilemeyeceğini, el atma tarihinin tespit edilerek o tarihteki yürürlükteki mevzuata ve taşınmazın niteliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.04.2016 tarihli ve 2015/218 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararıyla aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 20.04.2016 tarihli ve 2015/218 Esas, 2016/168 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; davacıların kök murisi ...’in mirasçısı olan ... ve ...kızı ...ile bir kısım davacı murisi ...ve ... kızı ...’ın aynı kişi olup olmadığı anlaşılamadığından, ..., kızı .... ile...’nin nüfus kayıtları, veraset ilâmı vb. getirtilip bu husus Mahkemece denetlenmeden eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi ve bir kısım davacı murisinin ... olduğu ve ...’nın kök muris ...mirasçısı olduğuna ilişkin bir tereddüt bulunmadığı, Mahkemece davacılar vekiline bu hususta dava açmak üzere süre verilmediği de gözetildiğinde, bu davacılar yönünden işin esasına girerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarafın aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak ...Belediye Başkanlığının gözüktüğünü, bu nedenle taşınmazların davacılara intikali sağlanmadan mülkiyet iddiası kanıtlanmaksızın açılan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ... Belediye Başkanlığının mezarlık olan alanın müvekkili idareye mülkiyetini devretmediğini, kamulaştırmayı adı geçen idarenin yaptığını, bu nedenle müvekkili idare yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar ile tapu kayıt maliki arasında usulüne uygun mirasçılık bağlantısının bulunmadığını, el atma müvekkili idare aleyhine hükmedilecekse diğer idareler adına olan tapu kayıtlarının iptal edilerek müvekkili idare adına tescilinin sağlanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar vekilince dosyaya ibraz edilen Çatalca Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/336 Esas, 2019/68 Karar sayılı veraset ilâmının sakat olduğunu ve iptali gerektiğini, taşınmazın değerinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 3 uyarınca kamulaştırmayı yapan idare adına tescil edildiği tarih dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, el atma tarihinin tespit edilerek o tarihteki yürürlükteki mevzuata ve taşınmazın niteliklerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili idarenin en önemli delilleri olan kıymet takdir komisyonu raporu ile kamu bankasına yatırılan bedele ilişkin dekonta yer verilmeden rapor tanzim edildiğini, tek satışın emsal alınarak değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasındaki düzenleme uyarınca mahkeme harcının ve vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların eski tapu kayıtlarındaki malikin mirasçısı olduğu ve hak sahipliğinin kanıtlanmadığını, müvekkili idarenin ana arter niteliğindeki yolların kamulaştırma sorumlusu kabul edilemeyeceğini, el atma tarihinde arazi niteliğinde olan taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın bedelini artırma amacıyla değeri yüksek taşınmazların emsal olarak alındığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, taşınmazın metrekare birim bedelinden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılması gerektiğini, el atma tarihi 04.11.1983 tarihi öncesi olduğundan vekâlet ücretinin maktu olarak takdiri gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı idareler vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harçların alınmasına,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.