Danıştay 4. Daire, Burdurdaki arazi toplulaştırma işlemine karşı açılan iptal davasında, parsel eşdeğerliği ve yasal kesinti oranlarının hukuka uygun bulunması nedeniyle temyiz talebini reddederek alt mahkeme kararını onadı.
Özet: Burdurda uygulanan arazi toplulaştırma işleminin bir parsele ilişkin kısmının iptali talebiyle açılan davada, davacının eski ve yeni parsellerin verimlilik, konum ve değer açısından eşdeğer olmadığı, aralarında mesafe bulunduğu ve hatalı bilirkişi raporuna dayanıldığı iddiaları, ilk derece mahkemesince toplulaştırma işleminin hukuka uygun olduğu, parsellerin eşdeğer olduğu ve kesinti oranının yasal sınırlar içinde kaldığı gerekçeleriyle reddedilmiş; bu karar bölge idare mahkemesince de hukuka uygun bulunarak onanmış, yapılan temyiz incelemesinde ise ileri sürülen iddiaların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı kanaatiyle bölge idare mahkemesi kararı kesin olarak onanmıştır.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/10878 E.  ,  2024/7597 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/10878
Karar No : 2024/7597
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Burdur İli, Merkez İlçesi, ...'nde Burdur Merkez Köyleri Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında yapılan toplulaştırma işleminin ... parsel (yeni ... ada ... parsel) sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının eski parseli ile yeni parselinin verimlilik, konum ve değer açısından aynı özelliğe sahip olması, aynı arazi derecelendirmesine ve eğime sahip olması nedeniyle, eski ve yeni parsellerin eşdeğer durumda olduğu, davacıya toplulaştırma sürecine uygun olarak büyük oranda aynı yerde tahsisin yapıldığı, toplulaştırmaya giren tüm parsellerden yapılan ortak kullanım alanları için yapılan kesinti miktarının %3,69080 olduğu, bu kesinti oranının da yasal sınırlar içinde olduğu ve projeye dâhil edilen tüm taşınmaz maliklerinden eşit olarak alındığı, parsellerde meydana gelen küçülmenin söz konusu kesintiden kaynaklandığı, toplulaştırma işleminin arazi toplulaştırmasının amacına, parselasyon ilkelerine uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tapu kayıtları incelendiğinde ... ada ... parselin dava dışı başka bir kişi adına tapulandığı, ... ada ... parselde ise hissesinin bulunup bulunmadığının bilinmediği, tapuda ... ada ... parselle ... ada ... parselin ilişkilendirildiği, anacak iki arazi arasında 1,5-2 km uzaklık bulunduğu, dava açıldıktan sonra davalı idarece parsel numaralarının değiştirildiği, Mahkemece bu hususta tapu kayıtları incelenmeden hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.