Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davasında, 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca kapitalizasyon faiz oranı itirazlarının temyiz incelemesiyle reddedilerek kararın onanması.
Özet: Davacı idarenin, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasında, ilk derece mahkemesince belirlenen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğu ve kapitalizasyon faiz oranının hatalı uygulandığı iddialarıyla yaptığı istinaf ve temyiz başvuruları, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay tarafından, taşınmazın gelir metoduyla değer biçilmesinde, tespit edilen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olmasında, uygulanan kapitalizasyon faiz oranında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçeleriyle esastan reddedilmiş ve ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu kesinleşmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/10931 E.  ,  2025/8637 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2137 Esas, 2024/1131 Karar
DAVA TARİHİ : 12.07.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/250 Esas, 2019/86 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Mersin ili, ....ilçesi, ... köyü 415 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz hakkında tespit olunan kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasının yöre gerçeklerini yansıtmadığını, münavebe deseni kurulurken baskın ürün olmadığı hâlde, getirisi yüksek ürünler seçilerek taşınmaz değerinin gerçek değer üzerinde hesaplanmadığını, maliyet verilerinin rapor ekinde sunulmadığını, tüm maliyet kalemlerinin hesaba katılması gerektiğini belirterek usul ve kanuna aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dosyaya yansıyan özelliklerine göre sulu tarım arazisi vasfında kabul edilmesinin doğru bulunduğu, Yargıtay Yerleşik İçtihatlarına göre %4 kapitalizasyon faiz oranının doğru uygulandığı, yargılamanın uzaması sebebiyle faiz uygulanması gerekeceği, tapu kaydında yer alan ipotek ve haciz gibi takyidatların kamulaştırma bedeline yansıtılarak tapunun takyidatlardan arındırılmış şekilde davacı idare adına tesciline dair hüküm kurulmuş olmakla, ayrıca 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde kamulaştırma bedeline uygulanacak yasal faiz, 29 uncu maddesinde ise yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasına yönelik açık düzenleme nedeniyle kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı taraf arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesinde, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.