Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, bankanın kurumsal kredi kartı borcunu ödemeyen tacire karşı açtığı icra takibine itirazın iptali ve temerrüt tartışmaları davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacı bankanın, gerçek kişi tacir davalıya kullandırılan kurumsal kredi kartından kaynaklanan ödenmemiş borç nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebini içermektedir. Davacı, davalının borcunu ödemediğini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep ederken; davalı ise görev itirazında bulunarak tüketici mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca borcun muacceliyet koşullarının oluşmadığını ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu savunmaktadır. Mahkeme, uyuşmazlığın icra takibi anında muaccel banka alacağının bulunup bulunmadığı, miktarı ve faiz oranları üzerinde toplandığını tespit etmiş, davalının görev itirazını ise esas hükümle birlikte istinafa tabi olmak üzere reddetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/62 Esas
KARAR NO : 2026/28
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 21/01/2025
KARAR TARİHİ : 14/01/2026
Mahkememizde görülen 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu --------, müvekkil banka ile ---------- Müşteri No. İle Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzaladığını, Sözleşmeye ve başvuruya istinaden müvekkili bankanın kendi edimlerini yerine getirdiğini ve davalıya -------- numaralı kredi kartını kullandırdığını, Ancak davalı/borçlu kendi edimlerini yerine getirmediğini, borçlarını zamanında ödemediğini, bu sebeplerle borçluya, 06.10.2024 tarihinde ihbarname keşide edilerek gönderilmiş, borcun ödenmemesi üzerine 05.11.2024 tarihinde ihtarname keşide edilerek borçlarını ödemesi için süre tanınmış, bilahare ödenmeyince hakkında-------- Banka Alacakları İcra Dairesi --------- Esas dosyası ile yasal takip başlatıldığını, Ödeme emrini tebliğ alan borçlu süresi içerisinde, herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek asıl alacak miktarına, işlemiş faiz ve ferilerine itiraz ettiğini, Öncelikle düzenlenecek tensip zaptı ile dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmesini, davalının icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icranın devamına ve haksız itirazdan mütevellit %20’den az olmamak üzere icra-inkâr tazminatı ile ücret-i vekâlet ve dava masraflarının davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;işbu davada asliye ticaret mahkemesi görevli olmayıp, tüketici mahkemeleri görevli olduğunu, Somut olayda, davacı vekili kredi kartı borcundan kaynaklanan alacağının tahsili için davalı müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiş olup, dava tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca kredi sözleşmelerinden kaynaklanan davalara bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu nazara alındığında uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, kredi kartı için muacceliyet/temerrüt koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu hakkında; müvekkilinin mernis adresine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ihtarname ve ihbarname bulunmadığını, borcu kabul anlamına gelmemek üzere; faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, Bilindiği üzere faiz istenebilmesi için öncelikle borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerektiğini, Bu nedenle alacağın var olduğunun kabul edilmesi halinde dahi faiz ancak icra takip tarihinden itibaren istenebileceğini, ancak müvekkiline davacı banka tarafından 30 gün süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde her ne kadar temerrüt ve muacceliyet ihbarnameleri gönderdiğini iddia etse de, işbu ihbarların müvekkiline gönderildiğine ve güncel adresine tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatası sunabilmiş olmadığını, bu nedenle de (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) müvekkiline ödenmeyen taksit / taksitlere ilişkin muacceliyet ihtarında bulunmadan, kredi kartı borcunun tamamının icra takibine konulmasının haksız ve yersiz olduğunu, temerrütün oluşumu yalnızca faiz hesabında değil, kredinin tamamının ödenmesi ve toplam borç üzerinden takip başlatılması için de bir ön şart olduğunu, davacı bankanın ihbar ve ihtarda bulunmadan toplam borç üzerinden takip başlatması usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının açmış olduğu haksız davanın reddi ile takibin iptaline, davacı aleyhine takip miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın İİK 67. maddesi uyarınca iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinden ibarettir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda;uyuşmazlığın davanın İİK 67. Md. Gereğince açılan itirazın iptali davası olduğu, davalının borçlu olarak gerçek kişi tacir şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi imzaladığı, sözleşmeye istinaden kredi kartı kullandırıldığı ve borcun ödenmediği, bunun üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibe davalı tarafından itiraz edildiği ve takibin durduğu ihtilafsız olup, ihtilafın takip anında muaccel banka alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı ve işleyecek faiz oranlarının tespiti noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı vekilinin görev itirazının esas hükümle birlikte İstinafa tabi olmak üzere reddine karar verilmiştir.
Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından, TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın tüm yasal ticari defterleri (defteri kebir, yevmiye, envanter defterleri ile ve var ise muavin kayıtları ve dayanak belgeleri) üzerinde Mahkememizce resen seçilen mali müşavir eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, karar verilmiştir.
Dosyanın bankacı bilirkişiye verilerek ön inceleme duruşmasında zapta geçen uyuşmazlık konusunda rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi 10/11/2025 Tarihli raporunda; Davacı Banka’nın -------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün
--------- Esas sayılı icra dosyası kapsamında;
Davalı asıl borçlu --------- lehine kullandırılan ve tahsil edilemeyen ticari
kredi kartı hesabından doğan 19.12.2024 takip tarihi itibariyle toplam 234.110,04-TL tutarında
alacağı olduğu, 234.110,04-TL üzerinden davalı asıl borçlu ---------- borca
ve eklentilerine itirazının iptaline karar verilebileceği,
Davalı asıl borçlu --------- asaleten sorumluluğu kapsamında
19.12.2024 takip tarihinden itibaren;
--------- Bankası tarafından ilgili dönem için kredi kartları hesaplarına uygulanmak
üzere ilan edilen ve fiilen uygulanan azami akdi/gecikme faizi oranları gözetilmek suretiyle ticari
kredi kartı hesabından doğan asıl alacak 194.561,98-TL’ye yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi
ve faizin %5’i oranında gider vergisi işletilebileceği,
19.12.2024 takip tarihi ile 21.01.2025 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde, dava tarihini müteakiben 13.10.2025 inceleme tarihine kadar geçen zaman sürecinde davacı Banka
takip/tasfiye olunacak alacaklar hesaplarına yansımış herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı rapor edilmiştir.
Bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığından tarafların yeniden rapor aldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanmış, dosya uzman bilirkişiye tevdii edilerek düzenlenen denetime uygun olan ve mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınan rapor da dikkate alınarak; Davacı --------Ş. ile davalı asıl borçlu --------
arasında 20.04.2022 tarihli--------- numaralı ‘’Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik
Sözleşmesi’’ akdedildiği,
Taraflar arasında akdedilen Gerçek Kişi Tacir Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nin
Delil Başlıklı 20.Maddesinde; ‘’Şirket Kredi Kartı Hamili’nin Banka nezdindeki işlemleri ilgili
mevzuat kapsamında Banka’ca kayıt altında tutulur. Şirket Kredi Kartı Hamili, işbu Sözleşmeden
doğan uyuşmazlıklarda Banka’nın defter, kayıt, mikrofilm, mikrofiş, bilgisayar ve elektronik
kayıtlarının, görüntü ve ses kayıtlarının, Banka’nın faks cihazlarınca üretilen faks mesajı
çıktılarının ve benzeri veri, çıktı, data, vesair diğer bütün bekge ve kayıtlarının geçerli, bağlayıcı,
kesin ve münhasır delil teşkil edeceğini ve bu maddenin HMK’nın 193.Maddesi uyarınca yazılı delil
sözleşmesi niteliğinde olduğunu kabul ve beyan eder.’’ hükümlerinin düzenlendiği,
Sözleşmeden doğan ihtilaflarda Banka’nın defter, kayıt ve belgelerinin kesin delil teşkil
edeceğinin hüküm altına alındığı,--------Ş. tarafından, muhatap ---------
gönderilen 05.11.2024 tarihli ihtarnamede; 05.11.2024 ihtar tarihi itibariyle fazlaya ilişkin talep
hakkı saklı kalmak kaydıyla --------- no.lu kredi kartından kaynaklı 227.051,30 TL
tutarında borcun bulunduğu, ihtarnamenin muhatap
---------- yasal adresine 07.11.2024 tarihinde ulaştığı ve tebliğ edildiği
, Davalı asıl borçlu ---------- lehine kullandırılan ve tahsil edilemeyen ticari
kredi kartı hesabından doğan 19.12.2024 takip tarihi itibariyle toplam 234.110,04-TL tutarında
alacağı olduğu,Davalı asıl borçlu ---------- asaleten sorumluluğu kapsamında
19.12.2024 takip tarihinden itibaren;
----------Bankası tarafından ilgili dönem için kredi kartları hesaplarına uygulanmak
üzere ilan edilen ve fiilen uygulanan azami akdi/gecikme faizi oranları gözetilmek suretiyle ticari
kredi kartı hesabından doğan asıl alacak 194.561,98-TL’ye yıllık %60,60 oranında temerrüt faizi
ve faizin %5’i oranında gider vergisi işletilebileceği,
19.12.2024 takip tarihi ile 21.01.2025 dava tarihi arasındaki dönem içerisinde, dava tarihini müteakiben 13.10.2025 inceleme tarihine kadar geçen zaman sürecinde davacı Banka
takip/tasfiye olunacak alacaklar hesaplarına yansımış herhangi bir tahsilat kaydı bulunmadığı tespit ve kabul edilmiş, davalının iddiasını yasal ve inandırıcı deliller ile kanıtlayamadığından davanın kabulü ile Davalının --------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 194.561,98 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Davacı taraf, inkar tazminatı da talep etmiş olup; alacağın likit olduğu, hükme esas alınan miktar yönünden de davalının itirazında haksız olduğu nazara alınarak asıl alacak üzerinden inkar tazminatına da hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının--------- Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip şartlarındaki hali ile aynen devamına,
2-Davalının İİK 67/2.maddesi gereğince 194.561,98 TL asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 15.992,06 TL harçtan, peşin alınan 2.827,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.164,58 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı taraf yararına AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 2.827,48 TL peşin harcın ve 8.090,00 TL bilirkişi ücreti ve posta giderleri olmak üzere toplam 11.532,88 TL' nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
8-Kullanılmayan gider avansı varsa karar hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi' ne istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 14/01/2026