Yargıtay 2. Ceza Dairesi, ağır ceza mahkemesinde görülen hırsızlık davasında sanıklara zorunlu müdafii atanmaması nedeniyle savunma hakkı kısıtlanan hükmü bozmuştur.
Özet: Sanıklar hakkında, Türk Ceza Kanununun 142/3 ve 143. maddeleri kapsamında alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren hırsızlık suçlamasıyla yapılan yargılamada, Ceza Muhakemesi Kanununun 150/3. maddesi gereğince zorunlu müdafi atanması ve savunmaların müdafi huzurunda alınması gerekirken, bir kısım sanık için müdafi tayin edilmeksizin yargılamaya devam edilerek savunma hakkının kısıtlanması ve sanıkların savunmalarının birbirlerinin hukuki durumunu etkileme potansiyeli göz önüne alınarak, verilen mahkûmiyet hükümlerinin usul eksikliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/10068 E.  ,  2025/21622 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/462 E., 2021/31 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen 5237 sayılı TCK’nın 142/3 ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması, savunmalarının müdafii huzurunda alınması ve karar duruşmasında müdafilerin hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, sanıklar ..., ... ve ...'in müdafii atanmaksızın savunmaları alınıp yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlandığı anlaşılmakla, sanık ...'ın müdafii huzurunda savunması alınmış ise de sanıkların savunmalarının birbirlerinin hukuki durumunu etkileyebileceği dikkate alınarak, atanacak zorunlu müdafiilerin hazır bulunduğu duruşmada sanıkların yeniden savunmalarının alınmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile sanık ... müdafiinin, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.