Sigorta şirketinin trafik, kasko ve ferdi kaza poliçelerinden yaralanan davalıya yaptığı fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme nedeniyle iadesi davasının Yargıtay bozması sonrası yeniden incelenmesi.
Özet: Bir sigorta şirketinin, trafik kazasında yaralanan davalıya hatalı ve sebepsiz zenginleşme oluşturacak şekilde fazla ödeme yaptığını ileri sürerek bu bedelin iadesini talep ettiği istirdat davasında, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabul edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi, sigorta poliçelerinin türleri, teminat limitleri, kazadaki kusur durumu, yapılan ödemelerin netleştirilmesi ve zamanaşımı savunması gibi hususların eksik incelenmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuş ve bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/3 16... /299 Karar Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sebepsiz zenginleşme nedeniyle istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından kararın bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete trafik sigortası, ihtiyari mali sorumluluk sigortası ve zorunlu ferdi kaza sigortası ile sigortalı bulunan araçların karıştığı kazada davalının yaralandığını, davalı tarafından aleyhlerine dava açıldığını, kazaya karışan araçlardan birinin trafik sigortası kapsamında 60.000,00 TL'yi 09.05.2012'de icra dosyasına ödediklerini, yine aynı aracın kasko poliçesinden 10.000,00 TL ve davalının yolcu olduğu aracın zorunlu ferdi kaza sigortasından 34.200,00 TL ödediklerini, iradi olarak yaptıkları ödemenin hataen yapıldığı ve davalı yararına sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, davalıya hataen ödenen bedelin iadesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 44.200,00 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 13.02.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 84.984,52 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayanan alacağının zamanaşımına uğradığını, davalıya ödendiği iddia olunan 10.000,00 TL'lik bedel için belge bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2012/554 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 34.200,00 TL fazla ödenen bedelin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Yargıtay (kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi'nin 17.02.2020 tarihli ve 2019/28 42... /1550 Karar sayılı ilamıyla; "davacının, 2012 yılında mahkeme kararı üzerine ödedikleri ve davalı yararına sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini ileri sürdüğü tazminatın hüküm altına alındığı Gerede AHM'nin 2009/291 E. sayılı dosyasında; kazaya karışan karşı araç sürücüsü tam kusurlu kabul edilip, davacımız ...'nin bu aracın ZMSS poliçesindeki limitle sınırlı biçimde zarardan sorumlu olduğuna; davalının yolcu olduğu otobüs sürücüsü kazada kusursuz bulunup, otobüs ilgilileri bakımından davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Anılan bu dosya kapsamındaki tespitler ve kurulan hüküm de dikkate alınarak, davalının zararından davacı ...'nin sorumluluğunun ve fazla ödeme yapıp yapmadığının tespiti gerekir.Açıklanan vakıalar karşısında mahkemece; HMK'nun 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği, kazaya karışan her iki araca ait ZMSS- İMSS- ZKFKS poliçeleri ile bu poliçelerdeki teminat limitleri bir bütün olarak ele alınıp değerlendirme yapılması; herbir poliçeden dolayı, davacı ...'nın davalıya ödemekle sorumlu olduğu miktarların ayrı ayrı belirlenmesi (kazadaki kusur durumuna göre, davalının yolcu olduğu otobüsün ZMSS poliçesi gereği davacının sorumluluğu bulunmadığı gözden kaçırılmadan); davacı sigortacının, davalının yolcu olduğu otobüsün koltuk sigorta poliçesinden ödediği bedelin, maluliyet tazminatından düşülemeyeceğinin dikkate alınması; davacının, her iki araçla ilgili hangi poliçeden dolayı, ne miktarda ödeme yaptığının ilgili hasar dosyaları da temin edilerek netleştirilmesi; gerekirse, sigorta hukuku konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve davalının zamanaşımı savunması da dikkate alınarak, davacının 20 08... yıllarında ödediği bedellere göre, yaptığı fazla ödeme olup olmadığının tespiti; davacı vekilinin 17.01.2013 tarihli dilekçesinin ıslah dilekçesi olmadığı ve 13.02.2014 tarihli ıslah dilekçesinin geçerli olduğu dikkate alınıp (davacı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle) hüküm tesisi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kusurlu aracın ZMMS poliçesine bağlı olarak mahkemece tespiti yapılan tazminat ve fer' ilerinin tamamı 84.984,52 TL olarak davacı ... şirketi tarafından icra dosyasına ödenmiştir. İcra dosyasına yapılan bu ödemenin 09.06.2008 tarihli aynı poliçeye bağlı 60.000,00 TL' lik ödeme sebebiyle tamamının mükerrer olduğu söylenemez. Zira davacı ... şirketinin olayın meydana gelmesinde kullanılan ve sürücüsünün kusuru bulunmayan 53... plakalı aracın Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi sebebiyle 37.950,00 TL daha davalıya ödemesi gerektiğinden, 37.950,00 TL ve bu miktara bağlı fer' ileri ile birlikte toplam 44.095,76 TL' nin icra dosyasına yapılan 84.984,52 TL ödemeden mahsubu sonrasında davacının davalıya 40.888,76 TL fazla ödemede bulunduğu ve davalının bu miktarda sebepsiz zenginleştiği " gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ve asıl davada 40.888,76 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, fazla ödedikleri miktarın 81.234,52 TL olduğunu ve bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Somut uyuşmazlıkta, Gerede Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/291 Esas sayılı dosyasında hesaplanan tazminat miktarının 120.000,00 TL olduğu, buna karşılık davacının 60.000,00 TL ZMSS poliçe limiti olduğu ve diğer icra masraflarıyla birlikte davacının 84.984,52 TL ödeme yaptığı, davacı şirket her ne kadar bu davadan önce, haricen, 60.000,00 TL ZMMS, 10.000,00 TL İMSS ve 34.200,00 TL de ZKFKS kapsamında ödeme yaptığı iddiası ile bu ödemelerden sadece 10.000,00 TL İMMS ve 34.200,00 TL ZKFKS kapsamında yaptığı ödemelerin iadesini talep etmiş ise de davacı 60.000,00 TL ZMMS limitini doldurup limiti aşan bir zarar olması nedeniyle 10.000,00 TL İMMS kapsamında ödeme yapması gerektiği ayrıca ZKFKS nedeniyle kusur durumuna bakılmaksızın maluliyete karşılık gelen tazminatı da ödemesi gerektiği göz önüne alındığında her ne kadar yapılan bu ödemeler nedeniyle bir talepte bulunamaz ise de temyiz edenin sıfatına bakıldığında bu durum bozma konusu yapılmayarak kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.