Yaya üst geçidine hasar veren trafik kazası davasında Yargıtayın usuli bozma kararı sonrası müterafik kusur ve tazminat miktarı belirlenmesine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir aracın yaya üst geçidine çarparak hasar vermesi üzerine açılan davada, davacı kurumun zarar tazmini talebine karşılık, sigorta şirketi üst geçidin yasal yükseklik sınırının altında olduğunu savunmuştur; davanın usuli nedenlerle açılmamış sayılması kararı Yargıtay tarafından bozulduktan sonra, yeniden yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı taraf ile davacı kurumun %50şer oranında müterafik kusurlu olduğu tespit edilmiş ve mahkeme, belirlenen toplam hasarın yarısı olan 30.189,75 TLnin davalılardan tahsiline hükmetmiş, davacı ise bu kararı kurumun sorumluluklarını yerine getirdiği gerekçesiyle temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/204 E., 2022/164 K.Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul-Sakarya Devlet yolunun ... mevkiinde 25.01.2012 günü meydana gelen trafik kazasında davacı kuruma ait trafik emniyeti ile ilgili tesis edilmiş bulunan yaya üst geçidine 41... - 41... plakalı araç tarafından 56.594,00 TL hasar verildiğini, davalı ...'in araç sürücüsü olarak tam kusurlu olduğunu, diğer davalı şirketin araç maliki olduğunu, kazaya neden olan araçların diğer davalı şirket tarafından sigorta edildiğini bildirerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 56.594,00 TL alacağın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı ... şirketine ait olan aracın kendileri tarafından sigortalandığını, davacı tarafından müvekkili şirkete sigortalı bulunan 41... plakalı çekici ve buna bağlı 41... plakalı römorkun 25.01.2012 tarihinde İzmit Sakarya devlet yolunun ... mevkiinde üst geçide hasar verdiğini, zarara uğradığı iddia edilen üst geçidin yüksekliğinin olması gereken 4 metre sınırının altında kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle davacının talep hakkının olmadığını, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar cevap dilekçesi vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 21.05.2018 tarihli ve 2016/5 20... /280 Karar sayılı kararıyla; dosyanın 21.05.2018 tarihli duruşmasına davacı vekilinin haberdar olduğu halde katılmadığı, herhangi bir mazeret bildirmediği ve aynı duruşmada davalı ... vekilinin de davayı takip etmediğini beyan ettiği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 320/4. maddesi gereğince; basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosyanın, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılacağı gerekçesiyle HMK 320/4. bent uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıYargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2018/5948 Esas-2020/4513 Karar sayılı 08.07.2020 tarihli kararı ile; "dava, TTK'nun 4. maddesindeki değişikliğin yürürlük tarihi olan 15.03.2018 tarihinden önce 6.12.2012 tarihinde açılmış, yazılı yargılama usulüne tabi olup ve bozma ilamı sonrasında bu değişiklikten önce 21.12.2017 tarihinde bir kez işlemden kaldırılmıştır. Değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra da davacının 21.05.2018 tarihli celseye mazeretsiz katılmaması üzerine mahkemece, HMK’nun 320/4. maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi şeklinde bir sonuca ulaşılması usule uygun olmayacağı gibi, varılacak sonuç hukuki güvenlik hakkına da aykırı olacaktır. Bu durumda mahkemece davanın yazılı yargılama usulüne tabi olup davacının ilk kez müracaata bırakmadan sonra, bir kez daha davayı müracaata bırakma hakkının bulunduğunun kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçeyle doğrudan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak; dosyada alınan bilirkişi raporunda davaya konu toplam hasar bedelinin 60.379,50 TL olduğu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı ... ve buna bağlı olarak diğer davalıların %50 kusurlu olduğu ve fakat %50 kusurun da davacı ...'ne ait olduğu, sorumluluk miktarının tayininde davacının da %50 kusuruna bağlı olarak müterafik (karşılıklı) kusuru dikkate alınmak suretiyle tazminatın takdir edilmesi gerektiği, uyuşmazlığa konu aynı zarar sebebiyle, davalı ...'in %50 kusuruna dayanarak mahkemece takdir edilecek miktardan davalıların müteselsilen sorumlu olduğu, ancak davalılar arasındaki sigorta ilişkisine bağlı olarak, zararın davalı ...Ş.'den karşılanması halinde diğer davalıların sorumluluğunun sona ereceğinin belirlendiği, buna göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 30.189,75 TL'nin sigorta şirketi açısından 15.06.2012 tarihinden diğer davalılar açısından 25.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin idare hizmetlerini usul ve yasaya uygun yerine getirdiğini, zararın meydana geldiği üst geçidin müvekkili kurumun sorumluluğunda ve gözetiminde olduğunu, meydana gelen hasarlanmaların iyileştirilmesinin müvekkili kurum tarafından yapıldığını, gerekçeli kararda bu hususun ispatlanamadığının belirtildiğini, sunulan dosyada mevcut protokollerde müvekkili kurumun üst geçiti devraldığının sabit olduğunu, müvekkili kurumun uğradığı zararın kamu zararı olduğunu, kusur aranmaksızın davanın kabulü ve zararın tazminine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı sigortacı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının sorumluluğunda bulunan üst geçitte meydana gelen zararın tazmini talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma üzerine alınan kusur raporunun mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA,492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.