2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca enerji nakil hattı irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında bilirkişi raporu ve değer düşüklüğü oranına itirazlar.
Özet: Davacı idare tarafından taşınmazlar üzerinde enerji nakil hattı irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Davacı idare vekili, bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, belirlenen değer düşüklüğü oranının fahiş olduğunu ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gibi gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuş; Bölge Adliye Mahkemesi ise bilirkişi raporunun uygun bulunduğunu, tespit edilen bedelin yerinde olduğunu ve idare lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin doğru olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, davacı idare de bu kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/11963 E.  ,  2025/8579 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2731 Esas, 2024/1336 Karar
DAVA TARİHİ : 15.04.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/65 Esas, 2019/221 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 1 04... ve 1 04... parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, eksik ve bilimsellikten uzak hazırlanmış bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, enerji nakil hattının, taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında, taşınmazda tasarruflara engel olmadığını, tasarruf hakkını kısıtlamadığını, bu nedenle aksi yöndeki beyanlara itibar edilmesinin de olanaklı olmadığını, değer düşüklüğü oranının fahiş olduğunu, bilirkişi tarafından yüksek oranda değer düşüklüğü hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişiler genellikle mülkiyet kamulaştırması ile irtifak hakkı tesisini ayırt edemediğinden, tespitlerinde taşınmazın sanki mülkiyeti kamulaştırılıyormuş gibi bir düşünce ile hareket ettiklerini, bunun sonucu olarak taşınmazın küçük bir bölümünde kurulacak irtifak hakkı için genellikle geniş alanlı taşınmazlarda kamulaştırma bedeli olarak çok büyük ve fahiş meblağlar ortaya çıktığını, somut uyuşmazlıkta da bilirkişilerin bu hataya düştüğünü, istenilen bedelin çok fazla olacağından kabul edilmesine olanak bulunmadığını, irtifak hakkı değerinin saptanmasında uzman bilirkişilerden birinin mutlaka elektrik mühendisi olması gerekirken bilirkişi heyetinde hiç elektrik mühendisi olmamasının, bilirkişi raporunun eksik ve bilimsellikten uzak olduğunu, müvekkilli kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yerel mahkemece bu hususun görmezden gelinerek vekâlet ücretine hükmedilmemesi, ayrıca yargılama giderlerinden de davalı tarafın sorumlu tutulması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkilli lehine düzeltilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir esas alınarak hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazların niteliği ve konumuna göre kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunun kanuna uygun olarak oluşturulduğu, belirlenen kamulaştırma bedelinin istinaf edenin sıfatı dikkate alındığında uygun olduğu, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinin ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesinin ve davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.