Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davasında Taşınmaz Vasfı, Emsal Değerleri, Arta Kalan Kısmın Değer Kaybı ile Faiz Hesabının Tekrarlanan Bozma Kararlarıyla Yeniden Yargılanması.
Özet: İzmirdeki 798 parsel sayılı taşınmazın kısmi kamulaştırma bedelinin tespiti ve davacı idare adına tescili davasında, yerel mahkemenin kabul kararları, Yargıtay tarafından üç kez bozulmuştur; ilk bozma arsa üzerindeki zeytin ağaçları ve meyve bahçelerinin değerlemesindeki eksiklikten, ikincisi uygun emsal taşınmazın incelenmemesinden, üçüncü ve son bozma ise kısmen kamulaştırılan taşınmazın arta kalan kısmındaki değer kaybının hesaplanmaması, davacı idarenin usuli müktesep hakkının ihlali, kesinleşen bedelin hükümde açıkça gösterilmemesi ve faiz hesaplamalarındaki hatalar gibi gerekçelerle yapılmış olup, yargılama sürecinin henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2024/436 Esas, 2024/622 Karar KARAR: KabulTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.Mahkeme kararı davacı idare ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 798 parsel sayılı taşınmazın 958,94 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin maddi gerçeğe aykırı ve düşük belirlendiğini belirterek gerçek rayiç üzerinden değer tespiti yapılmasını ve arta kalan kısmın bedelinin de verilmesini talep etmiştir.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek değer üzerinden bedel tespiti yapılmasını talep etmiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 21.06.2016 tarihli ve 2015/497 Esas, 2016/233 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.06.2016 tarihli ve 2015/497 Esas, 2016/233 Karar Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu ve üzerinde bulunan zeytin ağaçlarına arsa üzerinde bulunan meyve bahçelerine dair Dairemiz içitihatları doğrultusunda değer biçilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.02.2022 tarihli ve 2020/47 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 24.02.2022 tarihli ve 2020/47 Esas, 2022/47 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; aynı mahallede yer alan başka taşınmaza ilişkin başka bir idarenin yaptığı kamulaştırma işlemi sebebiyle açılan kamulaştırma bedelinin tespiti davasında Ağustos 2012 değerlendirme tarihi itibarıyla 106 TL/m² değer biçildiği ve bu bedel Dairemizin denetiminden geçtiğinden, uygun emsalin incelenmediğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 31.08.2023 tarihli ve 2023/23 Esas, 2023/498 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 31.08.2023 tarihli ve 2023/23 Esas, 2023/498 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kısmen kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan kısımlarında daha önceki kararlarda değer kaybı hesabı yapılmadığı, bu hususun Dairemiz bozma kararlarına konu edilmediği gözetildiğinde davacı idarenin usuli müktesep hakkı ihlal edilerek arta kalan kısımlarda değer kaybı hesabı yapılmasının doğru olmadığı ve Dairemiz bozma kararları ile önceki kararların tümüyle ortadan kalktığı gözetilerek, infazda tereddüt yaşanmaması için davalı ... için kesinleşen bedel de açıkça hükümde tekrar gösterilerek, tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele kamulaştırma dosyasındaki 37.004,00 TL düşüldükten sonra tahsilde mükerrerlik olmaması kaydıyla ilk kararla belirlenen fark 34.187,70 TL'ye 22.04.2016 tarihinden ilk karar tarihi olan 21.06.2016 tarihine kadar, ikinci kararla ... payı için belirlenen fark 20.008,40 TL'ye 22.04.2016 tarihinden ikinci karar tarihi olan 24.02.2022 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, tapu kayıtlarında zeytinlik vasfında olduğunun belirtildiğini, kıymet takdir komisyonu tarafından kapama zeytinlik olarak değerlendirildiğini; ancak bu raporun hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, emsal alınan taşınmazın dava konusu taşınmaz ile benzer niteliklere sahip olmadığını, temyiz yoluna başvurmayan ve hakkında verilen karar kesinleşen davalı ... yönünden vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline dava tarihinden geçerli olmak üzere kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay'ın son bozma kararında kamulaştırmadan arta kalan kısımlar için daha önceki kararlarda değer kaybı hesabı yapılmadığı ve bu hususun bozma kararlarına konu edilmediği gözetilerek davacı idarenin usuli müktesep hakkı ihlal edilmek suretiyle arta kalan kısımlarda değer kaybı hesabı yapılmasının doğru olmadığını belirtmişse de bu hususta davacı idarenin açık temyiz itirazının bulunmadığını, bu durumun resen dikkate alınmasının mümkün olamayacağını, müvekkilinin usuli kazanılmış hakkının ihlal edildiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir.Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple;Davacı idare ve davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Davalı ... ve davacı idareden peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OYYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.Bu nedenle konuyla ilgili olan 30.04.2024 tarihli önceki “Karşı Oy” gerekçemizde de açıkça belirttiğimiz gibi somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir temyiz talebinin (Davalılardan ... vekilinin 21.01.2025 tarihli dilekçesindeki “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas - 2023/69 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar” Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak faize hükmedilmelidir.Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığım “Onanma Kararı”na (faize ilişkin yönüyle) ve faizle ilgili 2 No’lu “Gerekçe/Değerlendirme”sine açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 16.10.2025