Trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerinde yetiştirme gideri, pay dağıtımı hesaplama hataları ve küçük kardeşlerin manevi tazminat hakkının ihlali nedeniyle Yargıtayın bozma kararı.
Özet: Trafik kazasında desteklerini kaybeden davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin maddi tazminatta anne için yetiştirme gideri yanlış düşümü, baba için kusur indirimi öncesi gider düşümü ve anne-baba paylarının hatalı hesaplanması ile küçük kardeşlere yaşları nedeniyle manevi tazminat verilmemesi yönündeki kararının, Yargıtay tarafından maddi tazminatta hesaplama hataları ve küçüklerin yaşına bakılmaksızın manevi tazminat hakkına sahip oldukları gerekçeleriyle bozulduğu ve bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada bir kısım maddi tazminat talebinin kısmen kabul edildiği hukuki bir dosyadır.
4. Hukuk Dairesi         2025/2165 E.  ,  2025/13434 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/454 E., 2021/283 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, Temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi Tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacıların desteğinin vefat ettiğini, davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını beyan ederek hesaplanacak maddi tazminatın ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bozma öncesi 2012/699 E. sayılı dava dosyasında yapılan tahkikat neticesinde 23.06.2015 tarihli 2012/699 Esas ve 2018/659 Karar sayılı ilamıyla;
"..1-Davacılar ... ve ...'nin davalılardan maddi tazminat isteklerine yönelik taleplernin her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine,
2-Davacıların, davalı ... Aş ye yönelik manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine,
3-Davacılar ... ve ... için sosyal ve ekonomik durumları ve zenginleşmelerine sebebiyet vermeyecek şekilde olay kapsamı dikkate alınarak ayrı ayrı taktir olunan 3.000 TL manevi tazminatın davalı ...'tan ayrı ayrı tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,
4-Davacılar ... ve ... için sosyal ve ekonomik durumları ve zenginleşmelerine sebebiyet vermeyecek şekilde olay kapsamı dikkate alınarak ayrı ayrı taktir olunan 1.000 TL manevi tazminatın davalı ...'tan ayrı ayrı tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,
5-Davacılar ... ve ...'nin olay tarihindeki yaşları dikkate alındığında manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine," karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/21 59... /11983 Karar sayılı ilamında özetle; "Somut olayda; destek 6 yaşında vefat etmiştir. Hükme esas alınan aktüer raporunda, davacı anne ve babanın destek zararı hesabında anne ve babadan %5'er yetiştirme gideri kusura göre hesaplanan tazminattan indirilmiştir. Pay dağıtımında da; desteğin bekar dönemi için %12,5'ar pay, evli ve çocuksuz olduğu dönem için %5'er, daha sonra (çocuklarının olacağı dönemler için) ise %4 ve %2'şer anne ve babaya pay ayrılacağı belirlenmiş ve bu doğrultuda hesap yapılmıştır. Hükme esas alınan hesap raporu; dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun değildir. Mahkemece yukarıda açıklanan ilkelere göre; sosyal ekonomik durum araştırmasına göre davacı ev hanımı olan annenin destek zararı hesabında yetiştirme gideri düşülmemesi gerekirken tazminattan indirim yapılması, davacı babanın da %5 yetiştirme gideri belirlenen zarardan düşüldükten sonra davalının kusur oranına göre sorumlu olacağı tazminatın belirlenmesi gerekirken önce kusur indirimi yapılıp daha sonra yetiştirme giderinin tazminattan indirilmesi ve davacı anne baba için yukarıda açıklanan ilkelere göre payların hatalı (düşük) hesaplanarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Davacı ... ve ..., murisin kardeşleri olup olay tarihinde 2 ve 8 yaşındadırlar. Mahkemece, davacıların yaşı nedeniyle manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle davacılar yönünden manevi tazminat talebi reddedilmişse de bu karar usul ve yasaya aykırıdır. Davacıların küçük yaşta olması, kardeşlerini yitirmenin anlamını kavrayamayacak durumda olması dahi tazminat isteminde bulunmasına mani değildir. Çünkü, acı ve üzüntünün ölüm anında ya da sonradan duyulması önemli değildir. Bu itibarla davacılar ... ve ... yararına 818 Borçlar Kanunu'nun 47. (6098 sayılı TBK m. 56) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir" şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.09.2020 tarih ve 2019/257 E.-2020/546K. sayılı kararı ile; HSK'nun 15.05.20 20... 471/E.885/10938 sayılı kararı ile Şanlıurfa yargı çevresinde Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin kurulmasına karar verilmiş olduğu, yine HSK'nun 17.07.2020 tarih ve 701 Sayılı Kararnamesi ile Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.09.2020 tarihi itibari ile faaliyete geçilmesine karar verilmiş olduğu, Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, "Gönderme" kararı ile dava dosyasının devredildiği ve yukarıdaki esasa kaydedildiği, mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maddi tazminat talebi yönünden davacı ...'nin destekten yoksunluk tazminatı talebinin kısmen kabulüyle, 11.887,33 TL'nin dava tarihi olan 19.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen (davalı ...Ş. Yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) tahsiliyle davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'nin destekten yoksunluk tazminatı talebinin kısmen kabulüyle, 7.140,15 TL'nin dava tarihi olan 19.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle , davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen (davalı ...Ş. yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak üzere) tahsiliyle davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davacıların, davalı ...Ş'ye yönelik manevi tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından ayrı ayrı reddine, davacılar ... ve ... için sosyal ve ekonomik durumları ve zenginleşmelerine sebebiyet vermeyecek şekilde olay kapsamı dikkate alınarak ayrı ayrı taktir olunan 3.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan ayrı ayrı tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, davacılar ... ve ... için sosyal ve ekonomik durumları ve zenginleşmelerine sebebiyet vermeyecek şekilde olay kapsamı dikkate alınarak ayrı ayrı taktir olunan 1.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan ayrı ayrı tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan 19.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ...'tan tahsiliyle davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ...'nin manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 1.000,00 TL'nin dava tarihi olan 19.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, davalı ...'tan tahsiliyle davacı ...'ye verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesi ile 01.07.2012 tarihinden itibaren açılan davalarda asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki işbölümü değil görev ilişkisi olmuştur.
Somut olayda dava 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair verilen 23.06.2015 tarihli hükmünün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nce hükmün esastan bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama devam ettiği sırada Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 17.07.2020 tarih ve 701 sayılı Kararnamesi ile Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.09.2020 tarihi itibariyle faaliyete başlamasına karar verilmiş, Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi Şanlıurfa ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiş, kararın 01.09.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozma ilamı sonrasında HSK kararı dayanak yapılarak dosyanın Şanlıurfa Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ise de, anılan HSK kararında mahkemelerce 01.09.2020 tarihinden önce açılmış derdest davaların yeni görevlendirilmiş mahkemelere aktarılacağı yönünde bir açıklamaya yer verilmediğinden, Şanlıurfa Asliye Hukuk Mahkemesince davaya asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla ve uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda işin esasına devam edilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle gönderme kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.