Anayasa Mahkemesinin faiz iptal kararı sonrası kamulaştırma bedelinin tespiti, faiz uygulaması, vekalet ücreti ve tapu kaydına ilişkin hataların temyiz değerlendirmesi.
Özet: Davacı idarenin 4650 sayılı Kanun ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanarak açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti ve yol olarak tapudan terkini davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararını davacı idare vekilinin istinaf etmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi; taşınmazın kamulaştırma bedeli tespiti ve idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönündeki ilk derece mahkemesi kararını uygun bulurken, dava tarihinden karar tarihine kadar olan dönem için faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kamulaştırılan taşınmazın terkin ve takyidatlardan ari olarak tesciline dair hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu ve eski parsel üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığını tespit ederek ilk derece mahkemesi hükmünü kısmen kaldırarak yeniden esas hakkında karar vermiştir.

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/4557 Esas, 2025/42 Karar KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2023/879 Esas, 2024/437 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 87... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın yol olarak davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, uygulanan objektif değer artış oranı, hesaplama yöntemi, münavebe ürünleri ve arta kalan alandaki değer azalışı yönünden karara katılmadıklarını, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, buna rağmen kamulaştırma bedeline yasal faiz uygulanması yerine dava tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesinin yasal dayanağının bulunmadığını, davanın kabulüne karar verildiği hâlde müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabulü ile kuru kapama zeytin olarak tespit edilen niteliğine uygun olarak dava tarihi olan 2023 yılı (verimde 2 yıllık ortalama alınacak şekilde) maliyet cetveline göre bulunan net gelire göre kamulaştırma bedeli hesaplanarak, kuru tarım arazisinde %5 kapitalizasyon faizi ile aynı kriterlere dayanmayan objektif değer artışı uygulanarak sonuca gidilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu, ancak dava tarihi Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önceki bir tarih olduğundan burada yasal faiz verilmesi gerekirken kamu alacakları için uygulanacak en yüksek faiz uygulanmasının yerinde görülmediği, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra herhangi bir yasal düzenleme yapılmamış ise de Yargıtay'ın halen daha kararlarında faiz uygulanması yönünde karar verdiğini, ancak İlk Derece Mahkemesince taşınmaz yol kamulaştırması olduğu hâlde, terkin ve takyidatlardan ari olarak hüküm kurulmaması yerinde olmadığı gibi, ayrıca 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edildiği, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden önce açıldığından Anayasa'nın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü de nazara alınarak dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar olan dönem için faiz işletilmesinin de yerinde bulunmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaz ifraz görerek 1 87... parsel olduğu hâlde eski parsel üzerinden hüküm kurulmasının da doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.