Orman idaresinin 22-a kadastro tespitine Anayasa ve Orman Kanununa aykırılık iddiasıyla itiraz davasının, mülkiyet uyuşmazlığı nedeniyle asliye hukuk mahkemesi görevinde görülmesi.
Özet: Orman kadastrosu kesinleşmiş alanlarda, güncel kadastro tespitinde göz ardı edildiği iddia edilen ve anayasal orman koruma hükümlerine aykırı tescil edildiği öne sürülen yolların orman vasfıyla tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, 3402 sayılı Kanunun 22-a maddesi uygulamasının mevzuata uygun yapıldığını ve mülkiyet iddiasına dayalı tescil taleplerinin kadastro mahkemesinin görevinde olmadığını, bu tür davaların asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek davayı reddetmiş; bu karar, istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi suretiyle bölge adliye mahkemesince de onanmıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1824 E., 2023/1674 K.KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddineİLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Kadastro MahkemesiSAYISI : 2020/23 E., 2021/19 K.Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararının, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RDavacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Tekirdağ ili Süleymapaşa ilçesi ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu' nun (631 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanunla değişik (2/B) maddesine göre yapılan çalışmaların 04.03.1988 tarihinde askıya çıkartılarak kesinleştiğini, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun kapsamında tesis kadastrosu yaptığını ve bu uygulamanın 03.05.1989 tarihinde kesinleştiğini, tesis kadastrosunda ormanın iki parça olarak tescil edildiğini, bilahare yapılan 3402 sayılı Kanun'un Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22-a maddesi uygulaması ile de tesis kadastrosundaki tescil sınırlarının aynen uygulandığını, yörede tesis kadastrosundan önce kesinleşen orman kadastrosunun mevcut olduğunu, ancak 1989 yılında kesinleşen tesis kadastrosunda bu durum gözönünde bulundurulmadığı gibi 2020 yılında yürütülen 3402 sayılı Kanun'un 22-a maddesi çalışmalarında da orman kadastrosunun esas alınmadığını, Anayasa'nın 169. maddesinde açıkça ''ormanların mülkiyete konu edilemeyeceği, orman sınırlarında daraltma yapılamayacağının'' düzenlendiğini beyan ederek, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi kapsamında yapılan kadastro tespitinin iptali ile 1 06... , 1 05... ve 1 03... parsel sayılı taşınmazların arasından geçen yolların kesinleşen orman kadastrosuna göre orman olarak kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevabında; davanın yasal süresi içinde yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davanın davalı idareye yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, husumetin, itiraz edenin taşınmazları aleyhine yapılan tespit sonucunda, yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, husumet ehliyeti bulunmadığından dolayı davanın reddi gerektiğini, yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevabında; davanın öncelikle ... Belediyesi yönünden husumet yokluğundan, aksi halde ise esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevabında; davanın öncelikle husumet yokluğundan ve hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi gerektiğini, aksi halde ise esastan reddine yönelik karar verilmesi gerektiğini, yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... 3402 sayılı Kanun' un 22. maddesi (a) bendi uygulaması kapsamında yapılan çalışmaların uygulama yönetmeliğine uygun olarak hazırlandığı, dava konusu edilen yolların ilk tesis kadastrosu esnasında kullanılan sınırının fotogrametrik yöntemle ölçülüp paftasına tersim edildiği, Kadastro Kanunu'nun 22-a madde uygulaması çalışmaları sırasında oluşturulan uygulama sınırının tesis kadastro paftası ile birebir örtüştüğü, yapılan incelemede paftasında herhangi bir ölçü, tersimat ve sınırlandırma hatası olmadığı, kesinleşmiş kadastro paftasına göre uygulama çalışması yapıldığı, dosya kapsamından davanın sadece uygulama kadastrosuna yönelik itiraza ilişkin olmadığı, bilirkişi raporunda krokilerde gösterilen yolların orman olarak tescil edilmesine ilişkin mülkiyet iddialı talebi de içerdiği, talebin içeriği itibariyle orman kadastrosuna veya tesis kadastrosundan önceki nedenlere ve mülkiyet hakkına dayalı tescil davası olduğu, mülkiyet iddiası açısından Kadastro Mahkemelerinin kesinleşen ve tapuya tescil edilen taşınmazların tapu kaydını iptal etme veya etmeme veya on yıllık hak düşürücü süreden dolayı davayı reddetme veya dava konusu edilen ve tescil harici olan yolların orman olarak tescil edilmesi görev ve yetkisinin bulunmadığı, mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin tescil davası yönünden davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu ..." gerekçesiyle, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan uygulama kadastro tespitinin iptaline yönelik davanın reddine, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 05... parsel ve 1 03... parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan müşterek rapor ve ekli haritalarda gösterilen dava konusu yolun uygulama kadastro haritasındaki gibi gösterilmesine ve aynen devam olunmasına, Tekirdağ ili Süleymanpaşa ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 06... ve 1 05... parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan ve bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan müşterek rapor ve ekli haritalarda gösterilen dava konusu yolun uygulama kadastro haritasındaki gibi gösterilmesine aynen devam olunmasına, davacı tarafından davalılar aleyhine bilirkişi raporundaki kroki ve haritalarda gösterilen ve 1 05... parsel ile 1 03... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 06... parsel ile 1 05... parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan dava konusu edilen yolların orman olarak tescil edilmesine ilişkin olarak mülkiyet iddialı tescil talebi yönünden açılan davanın görev yönünden usulden reddine, mahkemenin görevsizliğine, davaya bakmaya Tekirdağ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince; "... İlk derece mahkemesince yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan bilirkişi raporlarından, dava konusu parsellerin, ada bazında değerlendirildiği, geçerli ve zeminde sabit sınırlara göre işlem yapıldığı, ilk tesis kadastrosu sırasında dava konusu kısımların paftasında yol olarak bırakıldığı, yapılan yenileme çalışmalarında eski sınırlarla yeni sınırların hemen hemen aynı olduğu, bir hata bulunmadığı, 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi çalışmalarında eski kadastro paftasında aynen uyulduğu, bunlar dışındaki miktar değişikliğinin sebebinin ise önceki yıllarda kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığı, orman olarak tesis kadastrosunda belirlenen 1 03... , 1 05... ve 1 06... parsel sayılı taşınmazların yapılan çalışmada miktarlarının arttığı, herhangi bir azalma meydana gelmediği, bu nedenle uygulama çalışmasının yönetmeliğe uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı; ilk arazi kadastrosu sonucu düzenlenen kadastro paftasına göre taşınmazın mülkiyet durumunun kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun' un 22/a maddesi çalışmalarında eski kadastro paftası ile yeni kadastro paftası arasında farklılık bulunmadığı, bu nedenle davacının talebinin yol olarak bırakılan bu kısımların mülkiyetine yönelik olduğu, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı ve mülkiyet uyuşmazlıklarının uygulama kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmadığı..." gerekçesiyle, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.