Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan mahkumiyete ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına dair temyiz itirazlarını tebliğnameye aykırı olarak esastan reddetti ve hükmü onadı.
Özet: Hakaret suçundan mahkum edilen sanık müdafiinin, suçun unsurlarının oluşmadığı, yeterli delil bulunmadığı ve zincirleme suç hükümlerinin hatalı uygulandığı yönündeki temyiz itirazları, Yüksek Mahkeme tarafından incelenmiş; ilk derece mahkemesinin mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık tespit edilmemiş, ayrıca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesi ihtaratına ilişkin eleştirinin de yersiz olduğu belirtilerek, temyiz istemi oybirliğiyle reddedilmiş ve istinaf kararı onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2023/13244 E.  ,  2025/17975 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2550 E., 2023/1391 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2015/16-873 Esas ve 2018/145 Karar sayılı 03.04.2018 tarihli kararında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtaratın ileriye yönelik ve takdir yetkisini sınırlamayan bir bildirim niteliği taşıdığı, bu sebeple "TCK 52/4. maddesi gereği ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" şeklinde infazda tereddüte yol açacak ve infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulmadığı takdirde, yalnızca ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtaratına hükümde yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olmadığının belirtilmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin ''6545 sayılı Yasa'yla değişik 5275 sayılı CGTİK'nun 106/3. madde ve fıkrası uyarınca ödenmeyen adli para cezasının doğrudan hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden infazda tereddüte yol açılması eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.'' şeklindeki eleştirisi yerinde görülmemiştir.
Sanık savunması, mağdurların beyanları, olay tutanakları, görev listesi ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşılmakla, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.11.2025 tarihinde karar verildi.