9. Hukuk Dairesinden 696 KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçen çalışanın toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yemek ücret farkı alacağı talebine ilişkin içtihat.
Özet: Sağlık Bakanlığı bünyesinde sürekli işçi olarak çalışan davacı, 696 sayılı KHK ile kadroya geçişi sonrası yararlandığı toplu iş sözleşmelerinde belirlenen yemek yardımı miktarı ile fiilen kendisine sağlanan yemek veya ödenen ücret arasındaki farkın ödenmediğini iddia ederek tahsilini talep ederken, davalı Bakanlık ise davacının kadroya geçiş şartı olarak geçmişe dönük haklarından feragat ettiğini, tüm alacakların ödendiğini ve bu alacak kalemini talep hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/7537 E.  ,  2025/8613 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2014 E., 2025/1472 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/318 E., 2024/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1997 yılından itibaren davalı Bakanlığa bağlı ... İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı bünyesinde işçi olarak çalıştığını, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sürekli işçi kadrosuna geçişinin sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, ... Sendikasına üye olduğunu, davalı ... Bakanlığının üyesi bulunduğu ... ve ... ... Sendikası (TÜHİS) ile imzalanan 10.08.2020 imza tarihli, 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli ve 08.09.2021 imza tarihli ve 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, her iki toplu iş sözleşmesinin de 39. maddelerinde yemek yardımına ilişkin hükümlere yer verildiğini, davalı işyerinde yemek çıktığını ancak Kurum tarafından temin edilen yemek ücretinin toplu iş sözleşmeleri ile belirlenen yemek ücretinin altında olması sebebi ile yemek ücret farkının oluştuğunu ve bu farkın davacıya ödenmediğini iddia ederek ödenmeyen yemek ücret farkının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK’nın 127. maddesine eklenen 23. maddenin (c) ve (ç ) bentlerine göre; kadroya geçiş işlemleri sırasında sulh sözleşmeleri ile daha önce kamu Kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak iş sözleşmesinden dolayı herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğini yazılı olarak kabul ve beyan ettiğini, ilgili feragatin kadroya geçiş şartı olduğunu, davacının bordrolara itirazının olmadığını, davacının sendika üyesi olup olmadığının, dayanışma aidatı ödeyip ödemediğinin araştırılması gerektiğini, davacının sözleşme ile feragatlerini İdareye sunarak başvuru şartlarını sağladığını ve kadroya geçiş işlemlerinin sağlandığını, dolayısıyla dava konusu alacak kalemini talep hakkı bulunmadığını,tüm alacakların davacıya ödendiğini, talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut uyuşmazlıkta davacının 26.10.2019 tarihi itibarıyla üyesi olduğu ... Sendikası ile TÜHİS arasında imzalanan 01.01.2019-31.12.2020 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Toplu İş Sözleşmesi'nin "yemek yardımı" başlıklı 39. maddesinde; “a) Yemek konusunda mevcut uygulamaya aynen devam olunur. b) Çalışılan günlerde yemek verilmesi mümkün olmayan hallerde, sağlık durumu nedeniyle özel beslenme rejimine tabi olduğunu sağlık kurulu raporuyla belgeleyenlere ve Ramazan ayında oruç tutmaları nedeniyle yemek hakkından istifade edemeyen işçilere çalıştıkları günler için toplu iş sözleşmesinin birinci yıl birinci altı ayında brüt 10,62 TL/Gün, birinci yıl ikinci altı ayında brüt 11,04 TL/Gün, ikinci yıl birinci altı ayında brüt 11,65 TL/Gün, ikinci yıl ikinci altı ayında ise brüt 12,32 TL/Gün yemek yardımı yapılır. e) Yarım gün çalışılan günlerde de işçiler yemek hakkından yararlanırlar. d) Yemek verilen işyerlerinde; yemek saatinde görevli olan ve yemek hakkından istifade edemeyen şoförlere, bu günler için yukarıda belirtilen yemek bedeli ödenir. e) Bu toplu iş sözleşmesinin imza (10.08.2020) tarihinden geçerli olmak üzere "Vardiyalı Çalışma” başlıklı 21 inci maddesine göre ikili vardiya/posta şeklinde çalışanlara (günlük 12 saat çalışanlara) 2 öğün yemek verilir. Yemek verilemeyen durumlarda ise öğün başına yukarıda belirtilen yemek bedeli ödenir. İşyerinde yatmayan işçilerden, 01.01.2011-31.12.2012 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesindeki hüküm gereğince konut yardımından yararlanan işçiler bu yardımdan şahıslarına münhasır olarak yararlanmaya devam ederler.” hükmünün, 01.01.2021-31.12.2022 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan Toplu İş Sözleşmesi'nin "Yemek Yardımı" başlıklı 39. maddesinde ise; “a) İşçilere çalışılan günlerde yemek verilir. b) Çalışılan günlerde yemek verilmesi mümkün olmayan hâllerde veya sağlık durumu nedeniyle özel beslenme rejimine tabi olduğunu sağlık kurulu raporuyla belgeleyenlere veya Ramazan ayında oruç tutmaları nedeniyle yemek hakkından istifade edemeyen işçilere çalıştıkları günler için toplu iş sözleşmesinin birinci yıl birinci altı ayında brüt 14,54 TL/Gün, birinci yıl ikinci altı ayında brüt 15,27 TL/Gün yemek yardımı yapılır. Bu ödeme toplu iş sözleşmesinin ikinci yılı birinci ve ikinci altı aylarında ücret zammı oranında ve ücretin zamlandığı tarih itibarıyla arttırılarak ödenecektir. c) Yarım gün çalışılan günlerde de işçiler yemek hakkından yararlanırlar. d) Yemek verilen işyerlerinde;yemek saatinde görevli olan ve yemek hakkından istifade edemeyen şoförlere, bu günler için yukarıda belirtilen yemek bedeli ödenir. e) Bu toplu iş sözleşmesinin "Vardiyalı Çalışma" başlıklı 21 inci maddesine göre ikili vardiya/posta şeklinde çalışanlara 2 öğün yemek verilir. Yemek verilemeyen durumlarda ise öğün başına yukarıda belirtilen yemek bedeli ödenir.” hükmünün yer aldığı, her iki dönem toplu iş sözleşmesinde de “yemek verilmesi mümkün olmayan hâllerde” yemek ücreti ödeneceğinin öngörülmüş olduğu, buna karşın dava dilekçesinde davacının işyerinde yemek yediğinin anlaşıldığı, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre işyerinde yemek yiyen işçiye söz konusu ücretin ödenmesinin öngörülmediği, bunun yanı sıra ücret bordrolarının incelenmesi neticesinde davacıya fiîlen çalışmış olduğu günlere ilişkin olarak yemek ücreti ödendiği, davacının yemek ücret alacağı olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu yemek yardımı alacağının dayanağı olan toplu iş sözleşmelerinin 39. maddesinde yemeğin ayni olarak verileceğinin, ancak işin niteliğinden yahut arızî durumlardan kaynaklı olarak ayni şekilde verilememesi hâlinde işçiye yemek ücreti ödeneceğinin düzenlenmiş olduğu, davacının ayni yemek yardımından yararlandığının beyan edilmekle ayni yardım aldığı zamanlar ayrıca yemek ücretine hak kazanamayacağının açık olduğu, bu itibarla ayni yemeğin karşılığı ile toplu iş sözleşmesinde de öngörülen yemek ücreti arasındaki farkın tahsili talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı, ne var ki davacının bordrolarında zaman zaman yemek ücreti tahakkukları yapılmış olduğu, toplu iş sözleşmelerinin düzenlemesi gereğince bu tahakkukların olduğu dönemlerde nakdi yardım koşullarının mevcut olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda talebe göre yemek ücreti ödenen günler bakımından toplu iş sözleşmesi gereği ödenmesi gereken yemek ücreti ile ödenen yemek ücreti arasında bir fark olması hâlinde bunun hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi işletilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davada, davalı tarafından temin edilen yemek ile toplu iş sözleşmesinin "yemek yardımı" başlıklı maddeye göre ödenmesi gereken yemek yardımı ücreti arasında oluşan farkın ödenmemesinin hesaplamaya dâhil edilmemesinin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na, 4857 sayılı İş Kanunu’na, işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmelerinin ilgili maddelerine, doktrindeki görüşlere ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu,
b. Davalı Kurumca yemek çıkarıldığı, ancak taraflar arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesi gereğince yemek yardımı ücreti ile davalı Kurum tarafından temin edilen yemek ücreti farkının davacı işçiye ödemediğini, davalı Kurumun yemekleri toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesindeki düzenlenen ücretin altında bir ücret ile temin ettiğini, bu farkın davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını,
b. 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçen işçinin daha önce kamu Kurum ve kuruluşlarında alt işveren işçisi olarak çalıştığı dönemlere ilişkin olarak iş sözleşmesinden dolayı herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmayacağını ve bu haklarından feragat ettiğini yazılı olarak kabul ve beyan ettiğini,
c. Tüm alacaklarının davacıya ödenmiş olduğunu, başkaca bir alacağı bulunmadığını, faiz başlangıç tarihine ve talep edilen faiz türüne itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının toplu iş sözleşmesi düzenlemesine göre yemek yardımı ücret farkı alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25. maddesine göre hâkim iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatacak davranışlarda dahi bulunamaz.
Somut olayda davacının dava dilekçesindeki alacak talebi; davalı Kurum tarafından çıkartılan yemeklerin temin edilmesine ilişkin maliyetin, toplu iş sözleşmelerinin 39. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde belirlenen günlük yemek yardımı tutarlarının altında kaldığı gerekçesiyle aradaki farkın davacı işçiye ödenmesi gerektiği iddiasına dayalı bulunmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının bordrolarında zaman zaman yemek ücreti tahakkuklarının yapıldığı, bu tahakkukların olduğu dönemlerde nakdi yardım koşullarının mevcut olduğu anlaşıldığından yemek ücreti ödenen günler bakımından toplu iş sözleşmesi gereği ödenmesi gereken yemek ücreti ile ödenen yemek ücreti arasındaki farkın kabulü gerektiği sonucuna varılmış ise de davacı vekili, somut olayda davacının yemek yardımından yararlanmadığını ileri sürmediği gibi, nakdi yemek yardımı yapıldığı hâlde yapılan ödemenin eksik olduğunu da ileri sürmemiştir. Aksine dava dilekçesinde açıkça davacının işyerinde fiilen yemek yardımından yararlandığını, ancak yemeğin maliyetinin toplu iş sözleşmesinde öngörülen miktardan düşük olduğunu belirtmiştir. Davacının bu açık beyanına rağmen bazı bordrolardaki nakdi yemek yardımı tahakkuklarından yola çıkılarak nakdi ödemenin eksik olduğu sonucuna ulaşılması 6100 sayılı Kanun'un 25. maddesine aykırıdır.
Kaldı ki uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmelerinde hangi hâllerde yemek yardımına hak kazanılacağı açıkça düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemelere göre davacının yemek yardımından yararlandığı ve fark yemek yardımı alacağının bulunmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.