Hazinenin Çorumdaki kadastro tespitine itiraz ettiği, orman vasfında olmadığı tespit edilen taşınmazın zilyetlikle kazanılmasına ilişkin kararın Yargıtayca onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, Hazinenin kadastro tespiti ile özel kişi adına kaydedilen taşınmazın orman veya kamu malı olduğu iddiasıyla tescilin iptali ve kendi adına tescili talebini reddeden alt mahkeme kararlarını incelemiştir; ilk derece mahkemesinin davanın reddi ve taşınmazın tespit gibi tesciline yönelik kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin uzman orman, fotogrametri ve ziraat bilirkişi raporları ile mahalli bilirkişi beyanlarına dayanarak taşınmazın orman veya mera vasfında olmadığı, davalı lehine 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu yönündeki gerekçelerini usul ve kanuna uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1811 E., 2024/365 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum Kadastro MahkemesiSAYISI : 2016/295 E., 2022/30 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi doğrultusunda kadastro çalışmaları yapıldığını, yapılan çalışmaların 12.01.2015-10.02.2016 tarihleri arasında 30 gün süre ile askı ilanına çıkarıldığını, Çorum ili ..... ilçesi .... köyünde bulunan 1 10... Parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, 3402 sayılı Kanun gereğince askı ilanına itiraz ettiklerini, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, kamu malı niteliğinde ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde; davacının davasında haksız olduğunu, ayrıca bu yere ilişkin senedinin olduğunu, taşınmazın atalarından kaldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, taşınmazın tepit gibi tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına, fotogrametri bilirkişinin 1956, 19 90... tarihli hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi sonucu 1990 tarihinden tespit tarihine kadar taşınmaz bölümünün ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldıklarının bildirilmesine, ziraat bilirkişi raporu, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taşınmazın mera olmadığı, taşınmaz bölümünde adına tescil kararı verilen yararına 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; tam olarak orman araştırması yapılmadığını, mera araştırması yapılması gerektiği halde yapılmadığını, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerin beyanlarının birbirlerini teyit etmediğini, belgesiz araştırması yapılmadığını, verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespiti işleminin kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.