Yargıtay 4. Ceza Dairesinden hakaret suçunda sanık savunması ile olay tutanağı çelişkisi giderilmeden, aleniyet unsuru eksik tartışılan mahkûmiyet kararının bozulması.
Özet: Hakaret suçundan mahkumiyet alan sanık hakkında, ilk derece mahkemesi kararının istinaf mahkemesince düzeltilerek onanmasının ardından yapılan temyiz incelemesinde; sanığın savunmalarının yeterince değerlendirilmemesi, olay tutanağında hakaret eylemine dair bir açıklama bulunmaması, aleniyet unsurunun karakolun belirli bir bölümünde gerçekleşip gerçekleşmediği netleştirilmeden hüküm kurulması ve cezanın artırım oranında çelişkili ifade kullanılması gibi nedenlerle eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle verilen hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden yargılanmak üzere ilgili ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/14036 E.  ,  2025/18628 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/3196 E., 2023/1597 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle; hakaret eyleminin karakolun hangi bölümünde gerçekleştirildiği tam olarak belirlenmeden aleniyet hükmünün uygulandığına,
Sanığın temyiz istemi özetle; hakaret etmediğine, darp edildiği için şikayetçi olacağını söylediğinde suçlu durumuna düşürüldüğüne, kamera kayıtlarının incelenmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 129/1. maddesinin gözetilmediğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi, olay tutanağında sanığın üzerine atılı hakaret eylemi yönünden herhangi bir anlatımın bulunmadığı anlaşılmakla; hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanarak, olay tutanağında hakaret eylemine dair herhangi bir açıklama bulunmamasına dair çelişki giderilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2.Kabule göre ise;
a.5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin söz konusu olabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekir. Dosya kapsamından hakaret eyleminin karakolda gerçekleştirildiğinin anlaşılmasına karşın; hakaret eyleminin polis merkezinin hangi bölümünde gerçekleştirildiğinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenip aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan hüküm kurulması,
b.5237 sayılı Kanun'un 43.maddesinin uygulanırken artırım oranının "1/4 veya 3/4 oranında" şeklinde yanıltıcı olarak yazılmak suretiyle hükümde çelişki oluşturulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 41. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde karar verildi.